• Asrın Hukuk Bürosu avukatı Raziye Öztürk, İmralı’daki mutlak tecrit, ağır infaz rejimine güçlü tepki verilmediği için uygulamaların tüm cezaevlerine yayıldığına dikkat çekti. 

 

Asrın Hukuk Bürosu avukatları 29 aydır mutlak tecrit altında tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşebilmek için  başvuruda bulundu. Avukatlar Rezan Sarıca, Raziye Öztürk, Mazlum Dinç ve Faik Özgür Erol, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvurdu. Avukatlar, İmralı’da tutulan Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş için de savcılık ve cezaevi müdürlüğüne başvuru yaptı. Avukatlar, İmralı’da tutulan Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’la da görüşme talep etti. 

Jinnews’e konuşan avukat Raziye Öztürk, başvurularına yanıt alamadıklarını, Öcalan ve İmralı’daki diğer 3 tutsak hakkında herhangi bir “disiplin cezası” olup olmadığını da bilmediklerini dile getirdi, İmralı’da özel bir prosedür uygulandığına dikkat çekti. “Müvekkillerimiz hakkında herhangi bir disiplin cezasının olup olmadığını infaz hakimliğine başvurduğumuzda öğrenebiliyoruz” diyen Öztürk, Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi’nin (CPT) 2019 yılındaki raporuyla o tarihe kadar olan disiplin cezalarından haberdar olduklarına dikkat çekti. Disiplin cezaları adı altında “fiili yasak” uygulandığını kaydeden Öztürk, İmralı’nın dünyada bir benzeri olmadığını söyledi. 

Hücre tipi İmralı’dan esinlenildi

Diğer cezaevlerindeki hak ihlallerine de değinen Raziye, İmralı Adası’ndaki uygulamalara karşı ses çıkarmamanın Türkiye ve Kurdistan’da bulunan cezaevlerinde farklı örneklerin ortaya çıkmasına neden olduğunu belirtti. 1999 yılından bu yana zindanlardaki uygulamalara dikkat çeken Öztürk şunları söyledi: “O dönem F Tipi cezaevlerine karşı bir mücadele vardı. Ancak 1999’da tek kişinin tutulduğu hücre tipi cezaevlerinin hayata geçirilmesi bir kırılma yarattı. O mücadele de yavaş yavaş durdu, F tipleri uygulaması başladı. Sayın Öcalan’a ömür boyu ceza verildi. Sayın Öcalan Kürt halkı için bir sembol ve bu onun üzerinde uygulamaya konuldu. Çok fazla ses çıkarılmadığı ve güçlü bir mücadele verilmediği için bu Türkiye ve Kurdistan’da bulunan tüm cezaevlerine yayıldı. 

Ağırlaştırılmış infaz işkencedir

Sayın Öcalan ve 2 müvekkilimize yönelik ağırlaştırılmış infaz rejimi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından işkence olarak tespit edildi. 2014 yılında tespit edilen bu işkence durumu o zamandan beri düzeltilmiyor. Bu gün birçok tutsak bu ağır infaz rejimi altında. Tüm haklarından yoksun bırakılıyorlar ve tek kişilik hücrelerde tutuluyorlar. Sadece bir saatlik havalandırma hakları var. Bunun gibi birçok örnek var. İmralı için güçlü ses çıkarılmadığı için bu tüm cezaevlerine yayıldı. İnfazların yakılması da bunun devamı.”  İSTANBUL