• Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi, 30 yıllık tutsaklar Kasım Karataş ve Osman Kılavuz’un tahliyelerini “iyi halli olmadıkları, pişmanlığı kabul etmedikleri” gerekçesiyle 3'er ay erteledi. 
  • Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan lise mezunu Hatice Calıhan'ın tahliyesi ise “okur yazar olmadığı” ve “cezaevinde herhangi bir eğitim programına dahil olmadığı” iddiasıyla ertelendi.

Tekirdağ Cezaevi’nde Kasım Karataş ve Osman Kılavuz’un tahliyeleri kopyala-yapıştır birebir aynı gerekçelerle 3 ay ertelendi. Şakran’da  8 ay tahliyesi ertelenen Hatice Calıhan’ın ise lise mezunu olması rağmen “okuma yazma bilmediği” ileri sürüldü, “eğitimlere katılmaması” infaza gerekçe yapıldı.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin raporuna göre; Türk hapishanelerinde en az 105 tutsak infazını tamamladığı halde tahliye edilmiyor. İstisnalar dışında tamamı Kürt siyasi tutsaklara uygulanan tahliye ertelemeleri absürt gerçeklere dayanıyor.

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Kasım Karataş (60) ve Osman Kılavuz’un (49) tahliyeleri de “iyi halli olmadıkları” gerekçesiyle 3'er ay ertelendi. Kasım Karataş, İzmir 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı ve 4 Eylül 1993 tarihinde “Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak” iddiasıyla müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

30 yıl tuttular yetmedi

Karataş, tutuklu bulunduğu süre boyunca sırasıyla İzmir-Buca, Aydın, Antep, Karabük, Urfa ve Tekirdağ cezaevlerinde kaldı. Halihazırda Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutulan Karataş’ın 2 Ağustos 2023’de tahliye olması gerekiyordu. Ancak Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu'nun hazırladığı rapor üzerine tahliyesi ertelendi. 

Bir dizi absürt gerekçe

Kurul, Karataş’ın infazının yakılmasını “Kurallara uygun davranmadığı, grup çalışmalarına katılmayı kabul etmediği, pişmanlık dayatmasını kabul etmediği, aramalarda personele yardımcı olmadığı, cezaevinde kaldığı süre içinde haklarını iyi niyetli kullanmadığı, birçok kez disiplin cezası aldığı ve toplumla bütünleşmeye hazır olmadığı" gisi absürt gerekçelere dayandırdı.

Kronik hastalıklarına rağmen

İnsan Hakları Derneği’nin hasta tutuklular listesinde bulunan Karataş, 2016 yılında açık kalp ameliyatı oldu. Karataş’ın şeker, tansiyon gibi kronik hastalıklarının yanı sıra mide rahatsızlıkları da bulunuyor. 

Kuruldan kopyala-yapıştır

 Aynı cezaevinde tutulan Osman Kılavuz ise Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı ve 25 Ağustos 1993 tarihinde “Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak” iddiasıyla müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kılavuz, sırasıyla Kocaeli-Kandıra, Ankara 2 Nolu F Tipi, Bursa H Tipi, Aydın-Nazilli, Manisa T Tipi ve Tekirdağ cezaevlerinde tutuldu. Kılavuz’un tahliyesi de aynı kurul tarafından 3 ay ertelendi. Karataş'ın tahliyesinin engellenmesine yapılan gerekçelerin benzeri, Kılavuz kararında da yer aldı.  

Gerekçeler birbirinin aynı

Kopyala-yapıştır gerekçede, Kılavuz’un, “Kurallara uygun davranmadığı, grup çalışmalarına katılmayı kabul etmediği, pişmanlık dayatmasını kabul etmediği, aramalarda personele yardımcı olmadığı, cezaevinde kaldığı süre içinde haklarını iyi niyetli kullanmadığı, birçok kez disiplin cezası aldığı ve toplumla bütünleşmeye hazır olmadığı” iddia edildi. 

 Karataş ve Kılavuz’un avukatları, tahliyelerin ertelenmesi kararına itiraz edeceğini belirtti.

Calıhan’ın tahliyesi 8 ay ertelendi

Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Hatice Calıhan'ın tahliyesi ise 8 ay ertelendi. Hatice Calıhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Gençlik Meclisi üyesi olduğu 2010 yılında Amed’de tutuklandı. 15 yıl 30 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan Calıhan, 13 yıldır cezaevinde. Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Calıhan’ın 3 Haziran'da tahliye edilmesi gerekiyordu. Ancak İdare ve Gözlem Kurulu tarafından tahliyeyi 8 ay ertelendi.

Lise mezunu ama ‘okur yazar’ değilmiş!

Lise mezunu olup, okuma ve yazma bilen Calıhan'ın tahliyesinin ertelenmesine, “Hükümlü ‘okur yazar olmayıp’ kurumda bulunduğu süre içerisinde eğitimi ile ilgili herhangi bir eğitim programına dahil olmadı” gerekçesini öne sürdü. İnfazın ertelenmesine ilişkin daha bir dizi gerekçe sıralandı: “Açlık grevine katıldı, slogan attı, pişmanlık göstermedi, daha önce gönderdi 5 mektup sakıncalı görüldü, milli, dini günlerdeki tören ve anma programlarına katılmadı, kurum kütüphanesinden faydalanmadı, manevi rehberlik birimi tarafından yürütülen kurs, eğitim, koğuş dersi ve ahlak eğitimi gibi programlar ile rehberlik çalışmalarına katılım sağlamadı.”

Avukatı AYM’ye başvurdu

MA’dan Delal Akyüz’e konuşan Calıhan’ın Avukatı Abdülmecit Yıldırım karara ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulundu. Yıldırım, 2021 yılında yürürlüğe giren İdare ve Gözlem Kurulları ile hak ihlalleri ve hukuksuzluğun arttığını söyledi. Hukuksuz kararlardan birinin de müvekkili Calıhan için verildiğini belirten Yıldırım, “Müvekkilime ‘Okuma yazma bilmiyor’ denilerek infazı 8 ay erteleniyor. Ama müvekkilim lise mezunu ve okuma yazma biliyor. Okuma yazma bilmemesi infazın ertelenmesi gerekçesi olarak gösterilirken, aynı kararda müvekkilimin kütüphaneden faydalanmaması gerekçe yapılmış. Yine kanunun geçmişe yürümeme ilkesi de ihlal edilmiş. Yapılanlar mevcut yasalara aykırıdır. Siyasi atmosferin etkisiyle siyasi tutsakların bırakılmamasına uyduruk gerekçeler oluşturuluyor” dedi. 

Eski cezalar infaza gerekçe yapılıyor

Yıldırım, İdari Gözlem Kurulu'nun 2021 yılında yürürlüğe girmesine rağmen daha önce verilen disiplin cezalarının kararlara gerekçe yapıldığına dikkat çekerek, şunları söyledi: "Tutsağın fazla su harcaması infazına uzama gerekçesi yapılıyor. Ancak başka bir tutsağnın az su kullanmasıyla temizlik ilkelerine riayet etmediği gerekçesiyle infazı ertelenebiliyor. Bunun gibi birçok absürt gerekçe var. Tutuklular kütüphaneden faydalanmadı deniyor. Yıllardır cezaevinde olan tutuklular 11 kişilik gözlem kurulu heyetinden daha çok kitap okumuştur ama son 6 ayda kütüphaneden kitap almadığı için infazı ertelenebiliyor” diye konuştu. HABER MERKEZİ