- Yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler işçi ücretlerini eritmeye devam ediyor. Yılın 6. ayında enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam faturası 613,7 milyar TL oldu.
- Gelir ve damga vergilerinin toplam faturası 553,8 milyar TL'ye ulaştı. İşçilerin birikimli toplam vergi ve enflasyon nedeniyle kaybı, geçen yıla göre yüzde 46,2 oranında arttı. Bu nedenle işçiler, 12 gün vergi, kesinti ve enflasyon için çalıştı.
Ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon nedeniyle kaybı (kesinti hariç) 16 bin 157 TL olarak gerçekleşti. Zaten 28 bin TL olan asgari ücret, yılın 6. ayında 4 bin 986 lirasını kaybetti.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Ücret Kayıpları İzleme Raporu'nu dün paylaştı. Enflasyon ile gelir-damga vergisi ve kesintilerin işçi ücretlerinde yarattığı toplam kayıp devasa boyutlara ulaşıyor. Ele geçen harcanabilir ücretler önce vergi ve kesinti yükü nedeniyle düşüyor, ardından enflasyonun etkisiyle alım gücü eriyor ve işçiler ciddi bir parasal kayıpla yüz yüze kalıyor. SGK verilerine göre; Ocak, Şubat, Mart ve Nisan 2026’da işçi ücreti ortalama günlük brüt 2 bin 170 TL’dir. Böylece aylık ortalama işçi brüt ücreti 65 bin 99 TL oluyor. Sigortalı işçi sayısı ise 17 milyon 23 bindir. İşçilerin 2026’nın 6. ayında vergilerden (gelir ve damga) kaynaklı ücret erimesi birikimli olarak 553,8 milyar TL’dir. Ocak-Haziran 2026’da enflasyon nedeniyle parasal kayıp ise tüm sigortalı işçiler için toplam 613,7 milyar TL’yi buluyor. Böylece 2026'nın 6. ayında enflasyonun ve gelir vergisinin sigortalı tüm işçilere toplam birikimli parasal/nominal faturası 1,2 trilyon TL’ye yaklaşıyor. Geçen yılın aynı döneminde 798,4 milyar TL düzeyindeydi. Böylece işçilerin kümülatif toplam vergi ve enflasyon kaybı bir yıllık dönemde yüzde 46,2 oranında artış gösterdi.
Ortalama ücretten kayıplar
Enflasyon ve gelir vergisi yükündeki artış işçilerin ücretlerini bireysel/tekil olarak da aşındırıyor. Haziran 2026’da 65 bin 99 TL’lik brüt ortalama ücretin gelir ve damga vergisi sebebiyle tekil kaybı, 7 bin 99 TL olarak gerçekleşti. Bunun ardından Haziran 2026’da yüzde 17,76 olarak açıklanan 6 aylık enflasyon karşısında ise ortalama işçi ücretinin bireysel tekil nominal kaybı 9 bin 58 TL oldu. Böylece 65 bin 99 TL’lik brüt ücretin 16 bin 157 TL’si yılın 6. ayında gelir ile damga vergisi ve enflasyon nedeniyle gitti. 65 bin 99 TL’lik brüt ücrette kesintiler de dahil edildiğinde vergi ve kesinti kaybı 25 bin 922 TL olup nominal net ücret 48 bin 235 TL’ye geriliyor. Yüzde 17,76’lık 6 aylık enflasyon sonrası ise ücret nominal 39 bin 177 TL’ye kadar geriliyor. Böylece işçilerin yılın daha yarısında ücretlerinin yüzde 38,8’i vergi, kesinti ve enflasyona gidiyor. Başka bir deyişle, işçiler 30 günün en az 12 gününü vergi, kesinti ve enflasyon için çalıştı.
Asgari ücrette kayıplar
Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da işçilerin ezici bölümü asgari ücret civarında bir ücretle çalışıyor. Bu nedenle asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı, milyonlarca işçinin kaybı anlamına geliyor. 2026 asgari ücreti brüt 33 bin 30 TL olarak belirlendi. Asgari ücret gelir vergisinden istisna olsa da 4 bin 955 TL tutarında SGK ve işsizlik sigortası primi kesintileri söz konusudur. Böylece kesintiler sonrası asgari ücret net 28 bin 76 TL oluyor. TÜİK verilerine göre 6 aylık resmi enflasyon (TÜFE) oranı yüzde 17,76 olarak gerçekleşti. Böylece net asgari ücretin enflasyona göre parasal kaybı, daha işçinin cebine girmeden 4 bin 986 TL'yi buldu. Asgari ücretin, Haziran 2026’da alım gücü 23 bin 89 TL’ye geriledi. 33 bin 30 TL’lik brüt asgari ücrette Haziran 2026’da kesinti, enflasyon ve vergi nedeniyle yaşanan parasal kayıp 9 bin 941 TL oldu. Ocak-Haziran 2026 arasındaki 6 aylık dönemde asgari ücrette vergi, kesinti ve enflasyon nedeniyle yaşanan toplam parasal kayıp 49 bin 896 TL’dir. Böylece asgari ücret yılın ilk 6 ayında enflasyon ile vergi ve prim kesintisi sebebiyle toplam yüzde 25,2 oranında eridi. Asgari ücrete Temmuz 2026’da ara zam yapılmaması hem asgari ücrette hem de tüm ücretlerde kayıpları büyütecektir.
Gelirde ve vergide adalet
Enflasyon ve adaletsiz vergi-kesinti yükü emek gelirlerinde büyük kayıplara yol açıyor. Uzun süredir devam eden yüksek enflasyonun ve vergi yükünün işçi ücretlerine 2026’ın 6. ayındaki faturası 1,2 trilyon TL olarak tahmin edildi. Ücretlerin sabit, fiyatların serbest olması nedeniyle emek gelirleri enflasyonun altında eziliyor. Hükümetin izlediği alım gücünü ve ücretleri bastırmayı amaçlayan ekonomi politikası enflasyonun faturasının emek gelirleri üzerine yüklenmesine yol açıyor. Enflasyon ve adaletsiz vergi-kesinti sistemi emek gelirlerini eriterek gelir bölüşümü daha da adaletsiz hale getirip yoksulluğu artırıyor. DİSK-AR'a göre; bu nedenle ücrette ve vergide adalet çok somut ve yakıcı bir taleptir. ANKARA
***
İşverene 188 milyar daha
AKP, Meclis'e sunduğu yasa teklifiyle, imalat sanayinde çalışan işçi sayısını azaltmayan işletmelere sağlanan mali desteğin 2027 ve 2028 yıllarını da kapsayacak şekilde genişletilmesini teklif etti.
Her sigortalı işçi için aylık 3 bin 500 lira olarak ödenen bu desteğin, önümüzdeki yıllarda kademeli artışla sürdürülmesi hedefleniyor. Söz konusu teşvikler için 2026’da 51 milyar, 2027’de 62 milyar ve 2028’de 75 milyar lira olmak üzere toplam 188 milyar liralık kamu kaynağı ayrılması öngörülüyor. Destek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB tarafından yürütülecek; finansman ise İşsizlik Sigortası Fonu üzerinden sağlanmaya devam edecek.
Aynı torba teklifle, halen 20 bin lira olan en düşük emekli aylığına yüzde 17.76 oranında bir artış getiriliyor. Bu düzenleme sonucunda emekli maaşının temmuz 2026 itibarıyla 23 bin 552 liraya çıkarılması planlanıyor. Mevcut verilere göre; yaklaşık 17 milyon kişi emekli aylığı veya geliri alırken, bunların 4.9 milyonunun aylığı (kök ücret) halen 20 bin liranın altında bulunuyor.
Teklif ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli konaklama tesislerini işletenler için de Mayıs-Aralık döneminde günlük 116 bin 67 lira (aylık yaklaşık 3 bin 500 lira) tutarında prim desteği öngörüyor. Bu kapsamda 1 milyon 733 bin 147 sigortalı işçi üzerinden yaklaşık 5.36 milyar liralık bir kamu maliyeti oluşacağı öngörülüyor. ANKARA