İşgal çetesinden vahşet
Kadın Haberleri —

Sêrekaniyê Göçmenler Komitesi Kadın ve Çocuk Okulu üyesi Zehra Semo
- Türk devletinin Serêkaniyê’de kadınlara karşı işlediği suçlar belgeleniyor. Zehra Semo, kadınların özellikle cezaevlerinde tam bir vahşet yaşadığına işaret ederek, “İşgal bölgelerinde kadınların gücünden korkuyorlar” diyor.
Türk devleti ve çeteleri, 9 Ekim 2019’da Serêkaniyê ve Girê Spî’ye saldırılar başlatmasının ardından bu iki bölgeyi işgal etti. Özerk Yönetim’in kazanımlarını yok etmek ve Suriye’nin kuzeyinde alan açma politikası güden işgal, en çok kadın ve çocukları etkiledi.
Tecavüz, baskı, katliam ve zorla evlendirilmenin rutin haline geldiği Serêkaniyê’de işlenen suçların belgelenmesi amacıyla ““Em bimînin û vegerin / Biz kalalım ve dönelim” sloganıyla 27 Eylül 2021’de Serêkaniyê Göçmen Komitesi kuruldu. 35 kişiden oluşan komitede, 4 kadın ve çocuk okulu, araştırma, iletişim ve hizmet birimleri yer alıyor.
Serêkaniyê Göçmenler Komitesi Kadın ve Çocuk Okulu üyesi Zehra Semo, komitenin çalışmaları hakkında Jinha’dan Ronîda Hacî’ya değerlendirmelerde bulundu.
Kadının iradesi kırılmak isteniyor
Komite’nin temel amacının işgal bölgelerindeki göçmenlerin durumunu takip etmek ve Türk devletinin Serêkaniyê halkına karşı işlediği suçları ortaya çıkarmak olduğunu belirten Semo, “Orada yaşanan gerçeği, kadına yönelik saldırıları, şiddeti ve cinayetlere sessiz kalmamak için belgelemek istiyoruz” diyor.
Kadınların hem zorlu koşullarda yaşam sürdürdüğü hem de topraklarına dönmek için tüm yükü omuzladığının altını çizen Semo, “İşgal altındaki topraklarda kadınlar dövülüyor, öldürülüyor, saldırı ve tecavüze uğruyor. Düşman artık kadının gücünden korktuğu için işgal ettiği yerlerde kadının gücünü ve iradesini kırmak istiyor" sözleriyle çetelerin kadın kırımı politikalarına işaret etti.
Cezaevlerinde suç zinciri
Serêkaniyê’deki cezaevlerinde yaşanan vahşete ayrı parantez açan Semo, şu anda çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 47 kişinin tutuklu olduğunu, geçtiğimiz günlerde ise 2 kadın ve 2 çocuğun katledildiğini ekledi.
Esir alınan kadınlar
Jinha Mayıs ayında Serêkaniyê’deki cezaevlerine ilişkin hazırladığı haberinde, ‘Sivil Disiplin’ ve ‘Askeri Disiplin’ olmak üzere iki cezaevinin olduğunu belirtti.
Söz konusu cezaevlerin Cerablus'tan Efrîn, Gire Spî ve Serêkaniyê’ye yönelik saldırılarda yer alan ve bölge halkına karşı birçok suç işleyen MİT’e bağlı Ebû Omer ve Mehmûd El-Salih adlı çetelerin denetiminde olması da suç zincirinin halkaları.
Buna göre ‘Askeri Disiplin’ cezaevinde 11’i Serêkaniyêli olmak üzere 15 kadın ‘terör’ suçlamasıyla tutsak edilirken, ‘Sivil Disiplin’ cezaevinde ise 5’i Qamişlolu 25 kadın bulunuyor.
Öte yandan yine cezaevine esir alınan 37 kadın Türkiye’ye gönderildi ve nasıl yargılandıkları, hangi cezaevlerinde kaldıkları bilinmiyor. Dahası MİT ve çeteler fidye ve ajanlık dayatmasını kabul etmeyen kadınları ise katlederek Türkiye-Suriye sınırına atıyor.
Kamplardaki kadınlar
Semo ayrıca göçmenlerin kaldığı Serêkaniyê ve Waşokanî kamplarının uluslararası yardım kuruluşları tarafından görmezlikten gelinmesini eleştirerek, kampta yaşlı ve hasta kadınların yanı sıra engelli çocukların da olduğunu kaydetti. HABER MERKEZİ












