Işıltılı dünyanın ardındaki gerçek

Kadın Haberleri —

3 Kasım 2021 Çarşamba - 17:50

Jewel

Jewel

  • Nijeryalı Jewel takma ismili genç kadın her şeyden habersiz Danimarka’ya adım attığı ilk günü, "Işık gördüm. Geldiğim yer genellikle karanlıktır, çünkü elektrik yok… Ama burada her şey ışıldıyordu, çok güzeldi" diyor.

Her yıl binlerce kadın Avrupa kentlerine gönderilerek fuhuşa zorlanıyor. Bu kadınlardan biri de yaşlılara hasta bakıcılığı yapacağını düşünerek Kopenhag’a gelen Nijeryalı genç kadın Jewel. O, şans eseri kurtulan kadınlardan.

‘Burada herşey ışıldıyordu’

BBC News’ten Linda Pressly geçtiği habere göre, Jewel takma isimli genç kadın, Danimarka’ya geldiği ilk günü, “Işık gördüm. Geldiğim yer genellikle karanlıktır, çünkü elektrik yok… Ama burada her şey ışıldıyordu, çok güzeldi” diyor. Jewel, Danimarka’ya geldiği için Tanrı’ya şükrettiğini anlatıyor.

Yaşlılara bakıcılık yapacağını sanarak Nijerya’da uçağa binen Jewel, “İnsan ticaretinin mağduru olanlar, Libya üzerinden ve genellikle otobüs ve teknelerle gönderiliyor. Benim işlemlerim derli topluydu, hiç şüphe verici değildi” diyor.

Kara ve deniz yoluyla tehlikeli yolculuklar yapan kadınları tanıyan Jewel’in, Lagos Havaalanı’nda başlayan seyahati ona güven veriyor. Kopenhag’a geldiği günün ertesinde onu Vesterbro, yani şehrin “kırmızı fener sokağı”na götürecek olan Nijeryalı kadınla buluşuyor. Jewel o günü, ”Etrafta hastaneye benzer bir yer arıyordum” diye anlatıyor.

Sokağı gezdiren kadın, Jewel’e çevresindekileri not etmesini söylüyor. Sonrasını Jewel şöyle anlatıyor: “Dedi ki, ‘Burası senin çalışacağın yer’. Benim fark edemediğim bir binayı mı işaret ediyor diye anlamak için etrafa baktım. Fakat hayır, yürüdüğümüz yolu kastediyordu. “Seks işçisi” (fuhuş) olacağımı o zaman söyledi ve burası müşterilerimi avlayacağım yerdi. O an bütün Danimarka üstüme yıkıldı…”

‘Çok korkunçtu’

Jewel o akşam tesadüfen HopeNow sivil toplum örgütünden Michelle Mildwater’la tanıştı. (Bu tanışma daha sonra Jewel’in hayatın büyük bir yer tutacaktı.) Mildwater, Jewel’e üzerinde telefon numarası bulunan bir kart verdi. Jewel’in Nijeryalı patronu olan kadın, (madam) Mildwater’ işaret ederek, o kadına güvenmemesini söyledi. Ve hemen ardından ona ilk “müşterisini” buldu. Jewel o anı, “çok korkunçtu” diye tanımlıyor.  Jewel o ilk an ve günlere ilişkin olarak şunları söylüyor: ”Bu konuda iyi değildim. Sokak köşelerinde utangaç duruyordum. Fakat her seferinde bulunuyordum. Çünkü müdavimler, yeni gelen kişiyi tanır ve ondan bir parça ister.”

Ruhundaki iz

Jewel’in hikayesi uzun. “Yaşlılara bakacağım” diye çıktığı yolda 42 bin euro borçlandırılmış. Sonra da borcu ödemesi için mezarlığa götürülerek tehdit edilmiş. Danimarka’ya vardığında kaçakçılar evine gidip onu ailesiyle tehdit etmiş. Jewel bu durumu, “Hayır diyemezsiniz” diye anlatmaya çalışıyor. Yaşadığı travmanın etkisinde olanları anlatan Jewel, bir örnek veriyor: ”Birlikte evine gittiğim adam, benden küvete girmemi istedi. Ben de ‘Tamam, benden temizlememi falan istiyor’ diye düşündüm. Ardından gitti ve elinde iki kova buzla geldi. Buzları üzerime boşaltmaya başladı. Ben kışın ortasında orada çıplak bir şekilde yatıyordum…”

Garip bir inisiyatif

Jewel’e yardım eli uzatan ve eskiden aktris olan Michelle Mildwater, sokaklardaki tehlikeye işaret ederek, “Burada pek çok cinsel saldırı oldu. Bazen bir kadının kanlar içinde kaçtığına tanık oluyoruz” diyor.

Linda Pressly’in haberinde geçen en garip bölüm ise fuhuş yapan kadınların güvenliğini sağlamak için kurulan Red Van inisiyatifi. İnisiyatif gönüllülerden oluşuyor. Gönüller fuhuşu bir tehlike saymıyor, sadece can güvenliği için nöbet tutuyor ve kadınların borçları için çalışmaları gerektiğini düşünüyor.

Danimarka’da fuhuş yapmak yasak değil, fakat izinli olmak zorunda. Korumasız ve izinli olmayan kadınlar yaşadıkları şiddeti polise bildirmez ve hakkını arayamaz.

Umutsuz geçen dört ay ve intihar düşüncesi ardından

Jewel, dört ay boyunca sokaklarda çalışıp çaresiz ve umutsuz bir şekilde intihar etmeyi düşünüyordu. Devlete gidemezdi, büyük bir borcu vardı ve ailesinin can güvenliği söz konusuydu. O sırada rastladığı bir adam ona aşık oldu ve tüm borcunu üstlendi. Fuhuştan kurtulan Jewel, yaşadığı travmadan kurtulamadı. Psikolojik tedavi görmek için Michelle Mildwater’ın kapısını çaldı, tedavi gördü. Bugün Danimarka’da kalabilmesi için yaptığı başvurulardan sonuç bekliyor ve birgün işletme okumayı hayal ediyor. 

Cinsel sömürü insan kaçakçılığının ana sebebi

Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) tahminine göre, karayoluyla seyahat edip Akdeniz’i geçmeye çalışan Nijeryalı kadınların yüzde 80’i Avrupa seks ticaretinin mağduru oluyor.

Avrupa Komisyonu’na göre cinsel sömürü insan kaçakçılığının ana sebeplerinden biri olmayı sürdürüyor.

Avrupa Birliği’nin son verilerine göre, 2017-2018’de, 14 binden fazla kişi insan kaçakçılığının kurbanı. İnsan kaçakçılığı sıralamasında Nijerya 5. sırada yer alıyor.

Suçlular cezasız kalıyor

Bu yılın nisan ayında, Avrupa Komisyonu yaptığı bir açıklamayla son 10 yıldır devam eden çalışmaların başarısız olduğunu kabul etti. Komisyon, insan kaçakçılığıyla mücadelede yeni bir strateji uygulanacağını açıkladı.”Avrupa Birliği’nde suçluların cezasız bırakıldığı, kaçakçılar hakkındaki davaların ve mahkumiyet sayısının yetersiz olduğu” eleştirisine yer verilen açıklamada bu durumun insan kaçakçılığını az riskli ve fazla gelirli bir suç haline getirdiği belirtiliyor. 

Modern kölelik suçu

İngiltere’de ise Mart 2020’deki yıllık polis raporunda 7 bin 779 modern kölelik suçu kayıtlı görünüyor.

Buna işçi ve “seks işçisi” (fuhuş) kayıtları dahil. Bu sayının 2019 yılındaki kayıtlardan 250 kişi daha az olduğunu da ekliyor.

Ülkede modern kölelikle mücadeleyi destekleyen kuruluşlardan Salvation Army, Haziran 2021’e kadarki bir yıllık dönemde Britanyalı olmayıp seks köleliğinden kurtulan 610 kişinin programlarına katıldığını söylüyor.

Kaynak: BBC News-Linda Pressly’in haberi

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.