Kadınlar örgütleniyor, erkekler geriliyor

Kadın Haberleri —

Fidan Ataselim

Fidan Ataselim

  • Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim kadınlara çağrıda bulunarak, “Yarın çok geç olmadan, ‘keşke’ demeden özgürlüklerimize, haklarımıza sahip çıkalım. Bu gidişatı durdurabiliriz” dedi.
  • Ataselim, “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformumuzu hepinizin desteğiyle kapattırmadık. H.K.G. kardeşimizi istismar eden cemaatçi istismarcıları en güçlü oldukları dönemde yargılattık, ceza almalarını sağlayabildik. Yine başarabiliriz, başaracağız. Korkmayın!” şeklinde konuştu.

HAVAR DERYA

Kadın mücadelesi, tarihten bugüne kadar birçok baskı ve engelle karşı karşıya kalsa da kendini yenileyen üretken dinamiğini yitirmeden yoluna devam ediyor. Bunun en önemli örneklerinden biri de Rafael Trujillo diktatörlüğüne karşı duran Mirabel kardeşlerin mücadelesi ve o mücadelenin ruhunu günümüze yansıtan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. Bizler de dünya kadınlarının seslerinin buluştuğu bugünün önemini ve mücadelenin geldiği aşamayı Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim’le konuştuk.  

Nihai kurtuluşa varabilmeliyiz

Kadın mücadelesini sonuca kavuşturacak olanın, bir hedef doğrultusunda örgütlü, politik, sürekliliği olan bir direnişi ortaya koymak olduğunu ifade eden Ataselim, “25 Kasım Mirabel kardeşlerden bugünlere uzanan uluslararası bir gün. Buna anlam katmak, yürüttüğümüz mücadelenin tarihsel bağlarını görmemizi ve ne düzeyde köklü bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu anlamamızı sağlar” dedi. 

“Her günün mücadelesini yürüten bizler açısından bugün, aynı zamanda tüm coğrafyalardaki kadınlarla birlikte haklarımız için hedeflerimizi hep birlikte ortaya koymamız açısından önemli” diyen Ataselim, “Mücadelemizin düzeyleri konjonktürel olarak yaşadığımız topraklarda farklılıklar gösterse de temelde yolumuz aynı yöne doğru. O yön de kadına yönelik şiddeti sonlandırmak, otoriter iktidarları durdurmaktır. Aynı zamanda bu yön, patriyarkal kapitalizmi de durdurmak üzere olmalı ki nihai kurtuluşa varabilelim” şeklinde konuştu.

 

 

Hiçbiri tesadüf değil 

Kadına yönelik şiddeti durdurmak için iç içe geçmiş tüm eşitsizlik sistemlerini durdurmak gerektiğini belirten Ataselim, “İşçilerin çalışma saatleri teknolojinin gelişmişliğiyle ters orantılı olması da aldığımız ücretlerin refah düzeyinden kilometrelerce uzakta olması da özgürlüklerimize yönelik saldırılarla paralel gelişiyor. Kürt illerinde kayyumların atanması ve ilk icraatları olarak kadın birimlerinin kapatılması da tesadüf değil. Kamusal varlıklarımızın parsel parsel satılması ile kadınların kamusal haklarının törpülenmesi birbiriyle bağlantılı. Laikliğe yönelik saldırıların ilk başta kadınlar üzerinden gelmesi, bu tartışmaların önce kadınların kıyafetleri üzerinden olması bir bütünlük arz ediyor” dedi. 

Bu düzen içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın mümkün olmadığını ifade eden Ataselim, “Tüm eşitsizlikleri üreten kapitalist üretim ilişkilerini, özel mülkiyeti, ulusal baskıları, heteronormativiteyi, emperyalizmi, doğaya tahakkümü, dinsel baskıları, türcülüğü ve gerontokrasiyi de durdurmak gerekir. Bu temelde tüm eşitsizlikleri ortadan kaldıran eşitlikçi bir feminizmi benimsiyoruz” ifadelerini kullandı. 

Kadın oldukları için katlediliyorlar

Şiddet türlerini birbirinden bağımsız görmemekle birlikte şiddetin kendi içindeki özgül ayrımlarını da ortaya koymak gerektiğine dikkat çeken Ataselim, “Şiddetin arttığı her durumda toplumsal cinsiyet eşitsizliği de var oluyor. Bu durumdan da en çok zararı yine kadınlar görüyor. Evet, hepimizi etkileyen bir şiddet ve savaş ortamı körükleniyor. Bundan herkes etkileniyor ama kadınlar sırf kadın oldukları için şiddete uğruyor, katlediliyor. Dolayısıyla buna karşı ayrı bir mücadele yürütülmesi gerekir” dedi. 

“Her ay düzenli olarak raporladığımız kadın cinayeti verilerinden de görüyoruz ki, kadınlar en çok en yakınlarındaki erkekler tarafından kendi hayatlarına dair karar almak istedikleri için öldürülüyor” diyen Ataselim “Gerekçe ne olursa olsun kadın katliamlarına intihar, kaza süsü veriliyor. ‘Şüpheli kadın ölümleri’ diye tanımladığımız olgulardaki gerçekliği yine biz kadınlar açığa çıkarıyoruz” diye ekledi.

 

 

‘Erkeklik’ formunda ısrar

Toplumsal cinsiyet rollerinde erkeklerin ‘erkek’ formunda ısrarının kadınlara etkisine değinen Ataselim, “Kadınlar zaman içerisinde değişti. Artık şiddet karşısında ses çıkarıyor, ölüm tehditlerine rağmen haklarına sahip çıkıyor, kararlarından dönmüyorlar. Tüm eşitsizlikleri her dönemde yeniden anlamlandırıyor, daha çok örgütleniyorlar. Bunun karşısında erkek, kadınların bu sorgulayan ve itaat etmeyen tutumları karşısında gerilim içerisine girerek bu ilerlemeyi şiddetle bastırmaya çalışıyor. Güç kaybetmemek için hegemonyalarını türlü biçimlerde sürdürmeye ve yeniden üretmeye gayret ediyorlar. Sonuç itibariyle erkeklik formunda ısrar, kadın cinayetlerinin ve cinsel saldırıların artması olarak neticeleniyor” dedi.

En gerici meclis

Güncel politikalar çerçevesinde yaşanan sorunlara da değinen Ataselim, “Nice bedeller ödeyerek kazandığımız haklarımızın en çok tartışmaya açıldığı günlerdeyiz” diyerek şöyle devam etti: “İstanbul Sözleşmesi feshedildi. 6284 sayılı kadının şiddetten korunmasını sağlayan yasa seçim pazarlığı olarak gündeme geldi, tarihin en gerici meclisi oluştu. ÇEDES protokolüyle eğitim dinselleştirilmeye çalışılıyor, karma eğitim tartışmaya açılıyor. Nafaka hakkımızdan tutun da şiddette arabuluculuğa kadar nice hakkımız ‘kutsal aile politikaları’ ile gündeme getiriliyor. Medeni haklarımız anlamına gelen Medeni Kanun tartışılıyor, ‘reislik’ dillendiriliyor. Bu saldırıların süreceğini öngörmekte çok haklı olduğumuzu son günlerdeki Anayasa Mahkemesi kararına karşı başlatılan tartışmada da gördük. Anayasal işleyişin ortadan kaldırılmasıyla karşı karşıya olan kadınlar olarak meydandan buna izin vermeyeceğimizi haykırıyoruz.”

Korkmayın, başardık yine başaracağız

Ataselim son olarak, “Tüm kadın arkadaşlarımıza da ayrıca çağrımdır; Yarın çok geç olmadan, ‘keşke’ demeden özgürlüklerimize, laikliğe, haklarımıza sahip çıkalım. Bu gidişatı durdurabiliriz. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformumuzu hepinizin desteğiyle kapattırmadık. H.K.G. kardeşimizi istismar eden cemaatçi istismarcıları en güçlü oldukları dönemde yargılattık, ceza almalarını sağlayabildik. Yine başarabiliriz, başaracağız. Bunun için daha örgütlü olmak, çalışmalara her ne yapabiliyorsak az-çok demeden katılmak gerekir. Hayatlarınızda türlü zorlukların olduğunu biliyorum ama bir araya gelmezsek hiçbir şey başaramayacağız. Örgütlenir mücadele edersek işte o zaman kendimize yeni yollar açar, onları durdurabiliriz. Korkmayın!” şeklinde konuştu.

 

*****

Sadece Ekim’de 19 kadın katledildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) son yayınladığı Ekim 2023 Raporu’na göre 19 kadın katledildi, 18 kadın ise ‘şüpheli’ şekilde yaşamını yitirdi. Aynı zamanda Ekim’de kadınların %58’inin evli olduğu erkek tarafından katledildiği kaydedildi.

KCDP’nin 2022 yılı raporuna göre ise 334 kadın erkekler tarafından katledildi, 245 kadın ‘şüpheli’ şekilde yaşamını yitirdi. Bu raporda öne çıkan nokta ise fail erkeklerin yüzde 60’ının ateşli silahla kadınları katletmesi. 

 

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.