Kapitalizme meydan okumak
Dünya Haberleri —

- “Demokratik Toplumu İnşa Edene Kadar Kapitalizme Meydan Okumak” konferansı Kolombiya’nın başkenti Bogota’da gerçekleştirildi. Konferansta, Kurdistan’daki tecrübeler konusundaki tartışmalar yoğun ilgi gördü.
Kolombiya’nın Bogota şehrindeki Distrita Üniversitesi, Latin Amerika ama Kurdistan deneyimleri ve çözüm önerilerinin ele alındığı “Demokratik Toplumu İnşa Edene Kadar Kapitalizme Meydan Okumak” başlıklı bir konferansa ev sahipliği yaptı.
15 ülkeden (Küba, Arjantin, El Salvador, Kolombiya, Peru, Paraguay, Panama, Kosta Rika, Honduras, Meksika, ABD, Bask Ülkesi, Brezilya, Venezuela ve Kurdistan) 50’ye yakın organizasyonun katıldığı konferansın organizatörleri arasında Jineoloji Araştırma Merkezi de yer aldı.
Konferansın açılış ritüelinin ardından ilk “gün Bir uygarlık krizi olarak kapitalizm" başlıklı panel düzenlendi. Panelde Jineoloji Komitesi adına konuşan Sarah Marcha kapitalizm ve cinsiyetçiliğin zihniyetleri nasıl etkilediğine odaklı bir konuşma yaptı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın bu alandaki değerlendirmeleri üzerinde duran Sarah, “Güç nedir? Sadece kurumlar değil aynı zamanda düşünme biçimidir. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarihsel süreci analiz ediyor ve iki nehir metaforu yapıyor. Bunlar uygarlık sürecini temsil ediyor. Tarihimizi ve kişiliğimizi şekillendiren bir de demokratik uygarlık nehri olduğunu görmeliyiz” dedi.
İkinci oturumun birinci panelinde Meksika Yerli Halklar Kongresi Sözcüsü María de Jesús Patricio Martínez (Marichuy) ve Konsey Üyesi Fernando Domingues Reda birer sunum yaparak yerli halklar kongresinin nasıl oluştuğunu, 1966’tan bugüne ve en son Avrupa’daki delegasyonun deneyimlerine kadar çeşitli aktarımlarda bulundu.
Toplumsal dönüşümde kadının rolü
Kürt Kadın Hareketi adına söz hakkı alan Dilda Roj da toplumsal dönüşümde kaydedilen gelişmelere işaret ederek, toplumsal dönüşümün araçlarıyla beraber eleştiri-özeleştiri mekanizmasının, erkeğin dönüşümü, özgür eş yaşam, ailenin dönüşümü, demokratik bir aile oluşturulmasına dair nasıl çalışmaların yürütüldüğünü anlattı. Dilda Roj, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın toplumsal dönüşümdeki katkılarına da önemle vurgu yaparak, aynı zamanda İmralı’daki yoğun tecridin devam ettiğini buna rağmen de Abdullah Öcalan’ın toplumsal dönüşüme katkılarının toplumda karşılık bulduğunu ve bu tecridin bu biçimde anlamsızlaştığını ifade etti.
İkinci panelde ise Yerli Halklar Kongresi Onik Başkanı Juan Carlos Jaime, Kurdistan’dan katılımcıların bu konferansta hazır bulunmasının önemli olduğunu belirterek, bütün kıtalarda yerli hakların 50 yıllık sürdürdüğü direnişe dikkat çekti.
Çalışma masaları oluşturuldu
Konferansın ikinci gününde farklı çalışma grupları oluşturuldu. Bu gruplar özellikle “Özyönetim”, “Ekoloji ve bölge”, “Ekonomi ve bölge”, “Kadın ve kadın özgürlüğü”, “Düşüncelerin çatışması”, “Gençlik” ve “Devlet ve demokrasi” gibi başlıklar etrafında toplandı. Bu başlıklar etrafında yürütülen tartışmalarda farklı coğrafyalardaki mücadelelerin ortak yanları belirlenmeye çalışıldı.
Kadın masasındaki tartışmalarında, her kadının hangi ülkeden geldiğini gösteren bir harita dikkat çekerken, kadınların temel amaçlarını anlatan kağıtlar bir ağ şeklinde iliştirildi. Bu çalışma masasında Kürt kadın hareketi kendi deneyimlerini paylaştı ve Dünya Kadın Konfederalizmi önerisi tartışmaya açıldı. Çalışma grubu, daha sonra kadınların mücadelelerinde engel olan temel konular üzerinde durdu. Farklı sembolik etkinliklerle kadın bedeni üzerinden yapılan saldırılara dikkat çekildi. Kadın atölyesine Meksika, Peru ve Kolombiya’nın farklı organizasyonlarından kadınlar katıldı. Genç feministler, siyah halkların mücadelesi ile ilgilenen kadınlar, halk eğitimleri ile ilgilenen ve toplumsal dönüşümler için mücadele eden hareketler atölyede yer aldı.
Ulus devlet bir sömürü aracı
Devlet ve Demokrasi konusunun tartışıldığı masada Meksika, Kolombiya, El Salvador ve Kurdistan’dan katılımlar oldu. Ulus devlet ve devlet arasındaki farklar, ulus devlete karşı mücadele stratejileri ele alınırken, katılımcılar ulus devletin bir sömürü aracı olduğu noktasında ortaklaştılar.
Ekonomi masasında Brezilya, Kanada ve ağırlıklı olarak Kolombiya’daki organizasyonlardan katılımlar göze çarptı. Ekonominin tarifi yapıldıktan sonra alternatif ekonomilerin masaya yatırıldığı çalışma grubunda, bu alanda var olan deneyimler ve karşılaştıkları engeller tartışıldı.
Yerli halklar ekoloji tartışmalarına katıldı
Ekoloji masasında Kolombiya’daki yerli halklar masası ve burada kimlik mücadelesi yürüten Afro-Amerikalılar katıldı. Toprağı talan eden ve yerli hakları topraklarından eden çok uluslu şirketlerin mega projelerinin verdiği zararlar temel gündem oldu. Ekolojik gelişme adı altında lityum ve farklı projelerin de toprağa verdiği zararlar anlatıldı. Kurdistan’a ilişkin olarak da doğaya yönelik saldırılar anlatılırken, tarihin, doğanın ve kadının birbirinden kopartılmasının aslında toprağı talan etme politikalarının daha kolaylaştırdığına dikkat çekildi. Bu şekilde tarihi hafızanın da yok edildiği saldırılar gerçekleştirildiği anlatıldı. Bu konuda yerli halklar ile Kürt halkının mücadelesinde son derece ortak yanlar öne çıktı. Bu nedenle ekoloji mücadelesi yerine “yaşam mücadelesi” tanımı yapıldı.
Özyönetime ilişkin yoğun tartışmalar
Hararetli tartışmaların yaşandığı çalışma gruplarından birisi öz yönetim masası oldu. Özellikle Kolombiya’dan birçok organizasyonun yöneticileri bu masaya katılmayı tercih etti. Paraguay, ABD ve Kurdistan’dan katılımlar oldu. Öz yönetimin tanımı yapıldıktan sonra, farklı bölgelerdeki uygulamalar, ne tür adımlar atıldığı ve devletin demokratikleştirilmesine dönük çalışmalar üzerinde duruldu. HABER MERKEZİ















