Yanlışlarınız, kutsalınız değil

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için eylem
- DEM Parti İmralı Heyeti ile görüşen Rêber Apo, Türk devlet tarihine atıfta bulunarak, toplumların ve ülkelerin tarihsel dönemlerindeki yanlışlıkları, aşırılıkları ve antidemokratizmi dile getirmenin, kutsala dokunmak gibi yadırganmamasını istedi.
- Asimilasyoncu yöntemlerin savunulmasının, ülkeye giydirilmiş dar bir gömlek olduğunu söyleyen Rêber Apo, "Kürtlerin devletle olan ilişkisini pozitif tarzda düzenleyen bir toplumculuk ve yurttaşlık anlayışı geliştirmeliyiz" dedi.
- Cumhuriyete katılımın, kimliğiyle, ifade/fikir, örgütlenme ve kadın özgürlüğüyle olmasının, sadece Kürtler için değil, herkes için geçerli özgürlük alanları olduğunu vurgulayan Rêber Apo, tüm kamuoyuna ulaşmanın önemine işaret etti.
DEM Parti İmralı Heyeti ile Rêber Apo görüşmesinde, Komisyon raporu sonrasında yürütülecek çalışmaların zamana yayılmaksızın kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının hayati önemde olduğu belirtildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, 27 Mart'ta Rêber Apo ile yaptığı görüşmeye dair dün yazılı bir açıklama yaptı. Kapsamlı bir görüşme gerçekleştirildiğine işaret edilen açıklama şöyle: "Yapılan görüşmelerde sürecin önemli bir eşiğe geldiği açık biçimde görülmüştür. Bu noktada, çözüm yolunun müzakere, demokratik irade ve tarihsel sorumluluk boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken çok katmanlı bir konu olduğu ortaya konulmuştur.
Hızlı, kapsayıcı ve bütünlüklü
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu süreçte üstlendiği tarihi görev ve sorumluluğa işaret edilmiş; Komisyon raporu sonrasında yürütülecek çalışmaların zamana yayılmaksızın kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının hayati önemde olduğu belirtilmiştir.
Heyet olarak yaptığımız değerlendirmelerde, tarihsel fırsatların kaçırılmaması ve gerçek çözüm iradesinin hayat bulması için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve demokratik siyasetin güçlendirilmesinin gerekli olduğu ortak bir görüş olarak öne çıkmıştır.
Ortak gelecek de kazanılır
Demokratik toplumun Türkiye'de yaşayan tüm halklar ve inançlar için geleceğin güvencesi olduğu bir kez daha vurgulanmıştır. Bu süreci doğru anlayan ve sorumlulukla yaklaşan herkesin yalnızca bugünü değil, ortak geleceği de kazanacağına inanıyoruz.
Sayın Öcalan'ın görüşme süresince değerlendirmeleri özetle şöyledir:
Sürecin haklılığı görüldü
Çözmeye çalıştığımız bu büyük soruna dar yaklaşılmaması gerekir. Çünkü Ortadoğu üzerinde derin hegemonik planlar var. Suriye'de sancılı durumlarla birlikte belli ölçülerde olumlu gelişmeler yaşanırken, şimdi de İran savaşı gündemde. İran savaşında üç çizgi ortaya çıkmıştır: Birincisi, ABD-İsrail çizgisidir. İkincisi, İngiltere’nin başını çektiği bazı uluslararası ve bölgesel güçlerin statükoyu korumaya dönük çizgisidir. Üçüncüsü ise geliştirdiğimiz Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile savunduğumuz demokrasi ve ortak yaşam çizgisidir. İran'daki gelişmeler Türkiye'de yürütülen sürecin haklılığını ve önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
Anadolu-Mezopotamya eksenli
Biz Anadolu-Mezopotamya eksenli bir çözümü esas alıyoruz. Anadolu-Mezopotamya ilişkisi, derin tarihsel köklere sahiptir. Tarihin ilk büyük barış anlaşması Hititler ile Mısırlılar arasındaki Kadeş Antlaşması'ydı. Ortadoğu'daki 4 bin yıllık siyasal tarih gösterdi ki; Anadolu'nun güvenliği Ortadoğu'dan ve Mezopotamya'dan geçmektedir. Demokratik entegrasyon, Mezopotamya kültürünün demokratik bir varlık olarak katılımını ifade eder.
Bizim Cumhuriyet ile bir sorunumuz yoktur. Asıl mesele Cumhuriyetin demokratik olmamasıdır. Demokrasi Cumhuriyetin güçlenmesini sağlayacak yegane çözümdür.
Kürtlerin devlet ile ilişkisi
Toplumların ve ülkelerin tarihsel dönemlerindeki yanlışlıkları, aşırılıkları ve antidemokratizmi dile getirmek, kutsala dokunmak gibi yadırganmamalıdır. Asimilasyoncu yöntemlerin pozitivist bir inançla savunulmasının, ülkeye giydirilmiş dar bir gömlek olduğunu söylemek gerekir.
27 Şubat çağrımda da ifade ettiğim gibi silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Artık geriye dönüş mümkün değildir. Yaşadığımız süreç Demokratik Cumhuriyet ile barışa geçiş sürecidir. Arzulanan süreç başarıya ulaştığında Cumhuriyet iki kat güçlenecektir. Demokratik toplum dediğimiz, büyük oranda böyle bir çözümü esas alır. Kürtlerin devletle olan ilişkisini pozitif tarzda düzenleyen bir toplumculuk ve yurttaşlık anlayışı geliştirmeliyiz. Devlet de burada yıkıcı faaliyet ya da güvenlik tehdidi gibi bir durum olmadığını görmeli.
Kamuoyuna ulaşmanın önemi
Cumhuriyete katılım; kimliğiyle, ifade ve fikir özgürlüğüyle, örgütlenme özgürlüğüyle ve kadın özgürlüğüyle olmalıdır. Bunlar sadece Kürtler için değil, herkes için geçerli özgürlük alanlarıdır. Bu noktada, sürece ilişkin fikirlerimin doğru anlaşılması için uygun yöntemlerle tüm kamuoyuna ulaşmayı önemli görüyorum.
Demokratik entegrasyon çözümü, toplum temelli bir yaklaşımı esas almaktadır. Toplum temelli çözüm ise toplumsal yapıların bütünsel ve kolektif demokratikleşmesini gerektirir." ANKARA
* * *
Müzakereci heyet de görüşmede
İmralı’da yapılan en uzun görüşmede devletin artık gözlemci olarak değil, müzakereci heyetiyle yer aldığı belirtildi.
Medyascope'tan Ferit Aslan, bugüne kadar İmralı’da yapılan en uzun görüşme ile ilgili özel detaylara ulaştı. Kürt meselesinin çözümü için başlatılan süreç kapsamında Rêber Apo ile gerçekleştirilen en uzun görüşme 5 saat sürdü. İmralı Adası’ndaki cezaevinde tutulduğundan beri avukatları, ailesi ve Kürt siyasetçiler ile yaptığı görüşmelerde devlet gözlemci sıfatıyla bir veya iki temsilci bulunduruyordu. Medyascope’un edindiği bilgilere göre; yeni çözüm sürecinde devlet, artık gözlemci olarak değil, müzakereci heyeti ile görüşmelerde yer alıyor. Devleti temsil eden söz konusu heyetin görüşmelere müdahil olduğu ve görüşmelerin hem DEM Parti heyeti hem de devlet heyeti tarafından kayıt altına alındığı öğrenildi.
* * *
Bahçeli, ilk hedefi açıkladı: Yasaların hızla çıkarılması
Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için uygun iklimin oluştuğunu belirten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bundan sonraki ilk hedef amaca hizmet edecek yasaların hızla çıkarılmasıdır" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin dünkü Grup Toplantısı'nda bütün dünyaya nizamat verip ahkam kestikten, CHP'ye yüklenip iktidarı ve sistemini övdükten sonra sürece de değindi. Bahçeli'nin konuşmasındaki bölümün tamamı şöyle: "Terörsüz Türkiye, milli birlik ve kardeşlik projesidir. TBMM bünyesinde kurulan ve önemli bir görev ifa eden 'Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu' çalışmalarını tamamlamış, ortak komisyon raporu kabul edilmiş, bir toplumsal mutabakat zemini ortaya çıkmıştır. Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için uygun iklim oluşmuştur. Bundan sonraki ilk hedef amaca hizmet edecek yasaların hızla çıkarılmasıdır.
Çevresi savaşın tüm ağırlığıyla kuşatılmışken bir huzur ve güven adası olmasından iftihar ettiğimiz ülkemizde birlik ve beraberliğimiz hasmane girişimlere mukabelede en etkili silahımız olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' böylesi bir ortamda doğru zamanda atılmış doğru adım olarak devlet ve millet hayatımızda kutup yıldızı gibi ufkumuzu aydınlatmıştır.
Gelinen kritik aşamada 'Terörsüz Türkiye' yolunda tüm siyasi aktörlerin ve toplum kesimlerinin titizlikle hareket etmek, süreci provoke edecek eylem ve söylemden kaçınmak mecburiyeti vardır. (...) Ülkemiz hatta bölgemiz için tarihi bir fırsat olan “Terörsüz Türkiye” hedefi güçlü bir toplumsal katkı ve siyasi iradeyle tartışmasız gerçekleştirilecektir."












