Karadağ Ailesi umudunu yitirmiyor

Karadağ Ailesi
- Berecûk'tan Dîlok'a göç etmek zorunda kalan Karadağ Ailesi, 13 yıla evlat acısı, cezaevi, işkence ve direnişi sığdırdı. Umudunu yitirmeyen anne Fidan Karadağ, "Barış olsun, huzur olsun istiyoruz" dedi.
Riha'nın Berecûk ilçesine bağlı Xalik Mahallesi’nden olan Karadağ Ailesi, Kürtlerin son 50 yılını özetler yaşam hikayesine sahip. Göç etmek zorunda kaldıkları Dîlok'ta yaşamlarını devam ettirmeye çalışan Karadağ ailesi, PKK saflarında çocuklarını yitirdi ve gözaltılara maruz kaldı. 2016'daki siyasi operasyonlardan cezaevine ve dağlara uzanan öyküde Salih Karadağ ve Barış Annesi Fidan Karadağ, yaşadıkları ağır bedelleri ve onurlu bir barış için verdikleri mücadeleyi MA'ya anlattı.
Kesintisiz devlet terörü
Şiddet sarmalı, ilk olarak üniversiteyi kazanan kızları Bêrîtan Karadağ'ın kaydını yapmak yerine 2013'te gerilla saflarına katılmasıyla başladı. Bir yıl sonra ise Ağrı'daki İbrahim Çeçen Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi kızları Dilan Karadağ, gerillaya katıldı. Aynı yıl diğer kızları Remziye (Binevş) Karadağ, gözaltına alınıp tutuklandı. Binevş'in Mardin Cezaevi'nden tahliyesinin henüz 25. gününde evlerine yapılan baskın, işkenceyi derinleştirdi. O sabahı anlatan baba Salih Karadağ, askerlerin kapıyı tekmeleyerek içeri girdiğini ve "Remziye Karadağ evde mi?" diye bağırarak evi birbirine kattığını belirtti. Henüz özgürlüğüne yeni kavuşan kızı Remziye ile birlikte gözaltına alındıklarını söyleyen baba Karadağ, "İkimizi de tutup önce Riha'daki spor salonuna sonra zindana götürdüler" dedi.
İşkence ve tecrit
Gözaltına alındıktan sonra Riha’da bir spor salonunda 26 gün boyunca 400 kişiyle birlikte tutulan Salih Karadağ, orada yaşlılarla birlikte üst üste yığıldıklarını ve ağır işkencelerden geçtiklerini ifade etti. Kızı Remziye’nin 'Terörle Mücadele Şubesi'nde işkenceye maruz kaldığını belirten Karadağ, "Avukat bana 'Seni bırakırlar ama kızın Binevş'i bırakmazlar' dedi; öyle de oldu. Ben 8 ay sonra çıktım ama o 'Örgüt üyesi olmak' iddiası ile yıllarca Hilvan T Tipi, sonra Elazığ ve Tarsus cezaevlerinde rehin kaldı" diye konuştu. Karadağ, Binevş'in tahliye olduğu 2020'de Avrupa'ya kaçmak zorunda kaldığını ifade etti.
Anne ben gideceğim
Barış Annesi Fidan Karadağ, kızı Bêrîtan Karadağ'ın aldığı tarihi kararı şu sözlerle aktardı: "Fıstık topluyorduk, ellerini ellerimin arasına aldı; 'Anne, ben gideceğim, yoldaşların arasına katılacağım' dedi. İlk başta anne yüreğiyle kabul etmedim ama o bana, 'Senin diğer çocukların da seni ve bu toprakları savunacak' diyerek yolunu çizdi. İçindeki evlat sızısı o dönemlerde başladı ve o yangın hiç sönmedi."
Dağlardan gelen haber
Ailenin yaşadığı acılar sadece zindanlarla sınırlı kalmadı. Salih Karadağ, bir akşam televizyon başında diğer kızı Dilan Karadağ’ın (Bêrîvan Amara) şehadet haberini alışlarını şu sözlerle anlattı: "Televizyonda '10 arkadaş şehit oldu' dediler. İsimler arasında Dilan'ın adını duydum. O an 'Dilan'ım şehit düşmüş' dedim." Fidan Karadağ ise kaybettiği çocuğuyla duyduğu gururu, "Onunla çok gurur duyuyorum, başım dik."
Kimsenin ciğeri yanmasın
Fidan Karadağ, yaşadığı derin acılara rağmen barışın herkes için gelmesi gerektiğini vurgulayarak, "Benim ciğerim yandı, başkasınınki yanmasın" dedi. Hiçbir annenin evlat acısı çekmesini istemediğini belirten Karadağ, "Ne askerin ne gerillanın, hiç kimsenin kanı dökülmesin. Dünya’da barış olsun, huzur olsun istiyoruz" diyerek barışın ortaklaştırılması çağrısında bulundu.
Sürekli devam eden baskılar sonucunda 2019'da topraklarını terk etmek zorunda kalarak Dîlok’a göç eden aile, çiftçilik ve hayvancılık ile devam eden hikayelerini sürgünde devam ettiriyor. Salih Karadağ, bu zorunlu göçü "Biz buraya keyfimizden gelmedik. Toprağımızı ve köyümüzü devletin zulmü yüzünden bırakmak zorunda kaldık" sözleriyle özetledi. DÎLOK














