• Werîşe Muradî’ye ikinci kez, Nejme Amini’ye ise sanal medya paylaşımı nedeniyle idam cezası verildi. KJAR, idam kararlarının kadınların özgürlük mücadelesine yönelik bir misilleme olarak değerlendirerek uluslararası topluma çağrı yaptı.
  • Yalnızca sesinin duyulmasını istediğini ifade eden Nejme Amini, ailesinin kendisini beklediğini ve onu kaybetme korkusuyla yaşadığını dile getirerek geleceğe ilişkin umutları ve hayalleri olan genç bir kadın olduğunu ifade etti.

 

İran’da Kürt siyasi tutsak Werîşe Muradî’ye ikinci kez, 23 yaşındaki muhasebe öğrencisi Nejme Amini’ye ise sanal medya paylaşımı nedeniyle idam cezası verildi. Werîşe Muradî hakkındaki karar, Yüksek Mahkeme’nin önceki hükmü bozmasına rağmen yeniden verilirken Nejme Amini’nin cezası henüz kesinleşmedi.

Doğu Kürdistan Özgür Kadınlar Topluluğu (KJAR), Werîşe Muradî hakkındaki karara ilişkin açıklamada bulundu. KJAR, idam cezalarının iptali ve siyasi tutsakların serbest bırakılması için uluslararası insan hakları kuruluşlarına ve kadın örgütlerine harekete geçme çağrısı yaptı.

Bir yılda 600 insan idam edildi

Werîşe Muradî ve Nejme Amini hakkında verilen idam kararları, ülkedeki yargılama süreçleri ve idama ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

İnsan hakları kuruluşlarının verilerine göre İran’da 2026 yılı içinde 600’den fazla kişinin idam edildiği bildirildi.

Ayrı davada 12 yıl 6 ay hapis cezası
Meşhed’de yaşayan 23 yaşındaki öğrenci Nejme Amini sanal medya paylaşımı nedeniyle “Peygamber’e hakaret” suçlamasıyla ölüm cezasına mahkûm edildi.

Nejme Amini hakkında yürütülen ayrı bir davada ise ulusal güvenliğe karşı faaliyetlerde bulunmak ve rejime karşı propaganda yapmak suçlamaları yöneltildi. Nejme Amini bu dosyada 12 yıl 6 ay 1 gün hapis cezasına çarptırıldı ve Meşhed’deki Vekilabad Cezaevi’nde tutuluyor.

’Sesimin duyulmasını istiyorum’
Nejme Amini’ye atfedilen ve geçtiğimiz ay yayımlandığı bildirilen ses kaydında genç kadın, Birleşmiş Milletler’e, avukatlara ve insan hakları kuruluşlarına seslenerek davasının incelenmesini istedi. Kendini bir kahraman olarak göstermek istemediğini belirten Nejme Amini, yalnızca sesinin duyulmasını istediğini ifade etti. Ailesinin kendisini beklediğini ve onu kaybetme korkusuyla yaşadığını dile getiren Nejme Amini, geleceğe ilişkin umutları ve hayalleri olan genç bir kadın olduğunu söyledi.

Duruşmayı reddetmişti

Werîşe Muradî hakkındaki idam kararı, İran Yüksek Mahkemesi’nin önceki hükmü soruşturmadaki eksiklikler ve yargılama usulündeki ihlaller nedeniyle bozmasına rağmen yeniden verilmesi tepkilere yol açtı.

14 Ekim 2026’da avukatlarına tebliğ edilen kararın ardından savunma avukatları, yasal süre içinde Yüksek Mahkeme’ye itiraz edeceklerini açıkladı. Avukat Emir Sacidî’nin Emtedad haber sitesine verdiği bilgiye göre, karara tebliğ tarihinden itibaren 20 gün içinde itiraz edilebilecek. Davanın son duruşması 20 Eylül 2026’da görülmüştü. Werîşe Muradî, mahkemenin meşruiyetini tanımadığını belirterek duruşmaya katılmayı reddetti.

Önceki hüküm tekrarlandı
Mahkemenin 10 Aralık 2025’te bozma kararında soruşturmadaki eksiklikler ve yasal usullere uyulmaması etkili olmuştu. Öne çıkan eksikliklerden biri, Werîşe Muradî’ye yargılamanın çeşitli aşamalarında idam cezasının dayanağını oluşturan suçlamanın usulüne uygun biçimde bildirilmemesiydi.

Savunma avukatlarından Keyvan Azizi, yeniden verilen idam kararını eleştirerek mahkemenin Yüksek Mahkeme tarafından talep edilen ek soruşturmaları gerçekleştirmediğini belirtti. Azizi’ye göre mahkeme, dosyadaki temel eksiklikleri gidermek yerine suçlamanın hukuki nitelendirmesini değiştirerek önceki hükmü tekrarladı.

İdam karşıtı açlık grevi yaptı
Werîşe Muradî, 1 Ağustos 2023’te Kirmaşan’dan Sine’ye dönerken gözaltına alındı. İlk 13 gününü Sine’deki bir istihbarat gözaltı merkezinde geçiren Werîşe Muradî, daha sonra Tahran’daki Evin Cezaevi’nin 209 numaralı koğuşuna nakledildi. Yaklaşık beş ay hücre hapsinde tutulduktan sonra 26 Aralık 2023’te cezaevinin kadınlar koğuşuna sevk edildi.Gözaltında zorla itiraf elde etmeye yönelik baskı ve tehditlere maruz bırakıldı. Werîşe Muradî, 10 Ekim 2024’te Dünya Ölüm Cezasına Karşı Gün dolayısıyla İran’da idam cezalarının verilmesini ve uygulanmasını protesto etmek amacıyla cezaevinde 20 günlük açlık grevi yaptı.

İdam cezaları durdurulmalı
KJAR, Werîşe Muradî hakkında ikinci kez idam cezası verilmesini kınadı. Açıklamada karar, kadınların özgürlük mücadelesine ve “Jin Jiyan Azadî” hareketine yönelik bir misilleme olarak değerlendirildi.
KJAR, Werîşe Muradî’nin tutukluluk sürecinde fiziksel ve psikolojik işkenceye uradığını, sağlık hizmetlerine erişiminin ve ailesiyle iletişim kurmasının engellendiğini belirtti. İran’ın yargı ve güvenlik kurumlarının Werîşe Muradî’nin yaşamından, güvenliğinden ve fiziksel ve ruhsal sağlığından doğrudan sorumlu olduğunu vurguladı.

Uluslararası insan hakları kuruluşlarına, kadın örgütlerine ve özgürlükten yana tüm kesimlere çağrıda bulunan KJAR, idam kararlarının iptal edilmesini ve idam tehdidi altındaki siyasi tutsakların koşulsuz serbest bırakılmasını istedi. HABER MERKEZİ

***

Nesrin Sotude’ye adalet ödülü

İran’da yıllardır kadınların, siyasi tutsakların ve insan hakları savunucularının yanında yer alan avukat Nesrin Sotude, 2026 Thulani Maseko Adalet Ödülü’nün sahibi oldu. İnsan Hakları Vakfı (HRF) ve Thulani Maseko Vakfı tarafından verilen ödül, baskıcı yönetimler altında tutuklanma ve cezalandırılma riskine rağmen temel hak ve özgürlükleri savunan avukatlara veriliyor.

İnsan Hakları Vakfı, yaptığı açıklamada Nesrin Sotude’nin uzun yıllardır sürdürdüğü insan hakları mücadelesine dikkat çekti. Siyasi tutsakların, gazetecilerin, sivil toplum aktivistlerinin, etnik ve dini azınlıkların yanı sıra idam cezasıyla karşı karşıya kalan çocukların haklarını savunması, ödüle layık görülmesinin gerekçeleri arasında gösterildi.

Nesrin Sotude’nin İran’da zorunlu başörtüsü uygulamasına karşı yürüttüğü mücadele ve kadın hakları alanındaki çalışmaları da ödülün verilmesinde etkili oldu.