KCDK-E, Ekim’i ‘Öcalan’a Özgürlük Ayı’ olarak karşılıyor

Dosya Haberleri —

17 Eylül 2021 Cuma - 22:00

FATOS GOKSUNGUR

FATOS GOKSUNGUR

  • KCDK-E Eşbaşkanı Fatoş Göksungur, Kürt Halk  Önderi Öcalan’a özgürlük için ve Türk devletinin Kürdistan’a yönelik işgal saldırılarına karşı  başlatılan “Dem Dema Azadiyê Ye” hamlesinin  bir yılını değerlendirdi ve Ekim ayının  aynı kapsamda “Öcalan’a Özgürlük Ayı”  olarak karşılanacağı bilgisini verdi. 

ERKAN GÜLBAHÇE

 

Kürdistanlılar ve dostlarının 12 Eylül 2020’de Fransa’nın Strasbourg kentinde “Dem Dema Azadiyê ye” sloganıyla başlattığı hamle devam ediyor. Hamle kapsamında Kürtler ve dostları, bir yıldır alanlara çıkarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi ve Kürdistan’a yönelik soykırım saldırılarını protesto ediyor.

Hamleye öncülük eden Avrupa Kürdistanlılar Demokratik Toplum Kongresi’nin (KCDK-E: Kongreya Civakên Demokratîk a Kurdîstanîyên Ewrupa) eşbaşkanı ve hamlenin de koordinasyonunda görev alan Fatoş Göksungur, bir yılda binlerce eylem gerçekleştirdiklerini belirtti. Geçen bir yılda neredeyse hiçbir günü eylemsiz geçirmeyen Kürtler ve dostlarının bu mücadeleyi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan özgürlüğüne kavuşana değin sürdüreceğini vurgulayan Göksungur ile hamlenin bir yılını ve ortaya çıkardığı yankıları konuştuk.

 

İngiltere sendikalarını takip ettik

Göksungur, İngiltere’de Unite the Union ve Genel İş Sendikası (GMB) gibi 48 sendikayı bünyesinde barındıran ve 5,5 milyon emekçiyi temsil eden İşçi Sendikaları Birliği tarafından öncülük edilen “Öcalan’a Özgürlük” kampanyasını hatırlattı ve şunları söyledi: “İngiltere Sendikalar Birliği, son dört yılda Rêber Öcalan’ın özgürlüğünü çalışmalarının merkezine aldı. Bu temelde kongrelerinin birini de Öcalan’ın özgürlüğü şiarıyla gerçekleştirdiler. Son üç yılda düzenledikleri festivallerde Öcalan’ın özgürlüğüne vurgu yaptılar ve bir festivali de özel olarak bu talepte gerçekleştirdiler. Biz de İngiltere’deki sendikalar birliğinin Rêber Öcalan’ın özgürlüğü için başlattığı etkinlikler kapsamında ‘Dem Dema Azadiyê Ye / Zamanı Geldi, Öcalan’a Özgürlük’ kampanyasını başlattık.”

 

Meclislerin önerileriyle

KCDK-E, farklı ülkelerde kurulmuş yüzlerce meclisin çatı örgütü. Göksungur, bu meclislerden gelen öneriler doğrultusunda hamleyi başlatıp koordine ettiklerini belirtti. Göksungur, “Bir ay boyunca yaptığımız tartışmalar sonucunda klasik eylem ve etkinliklerin Rêber Öcalan’ın özgürlüğünü sağlamak için yeterli olmadığını, farklı eylemlerle Avrupa’daki kamuoyunu harekete geçirebileceğimizi kararlaştırdık. Her ülkedeki meclislerin önerilerini toplayarak ve meclislere özgün eylem ve etkinlik geliştirme yetkisi vererek hamlemizi gelişen öneriler çerçevesine başlattık” dedi.

 

AKP-MHP salgında da saldırdı

Hamleyi bundan bir yıl önce Strasbourg’da yaptıkları geniş katılımlı basın açıklaması ile duyurduklarını hatırlatan Göksungur, bu kararı almalarına neden olan gelişmeleri şu cümlelerle özetledi: “Salgın dönemindeki yasaklamaları, sokağa çıkma kısıtlamalarını ve işyerlerinin kapanmasını fırsat bilen AKP-MHP faşist iktidarı, Kürdistan üzerindeki baskılarını yoğunlaştırdı. Medya Savunma Alanları’na yönelik yoğun saldırılar, Kuzey Kürdistan’a yönelik geliştirilen özel savaş, Güney Kürdistan’ı işgal harekâtı; Şengal, Rojava ve Efrîn’e yönelik saldırılar ve bunların merkezinde İmralı’daki ağır tecrit politikası sürüyor. Bu hamle ile Türkiye’nin geliştirdiği bu saldırılara set olmak istedik.”

 Hamleye çok sayıda enternasyonalist de emeğini kattı.

 

Binlerce eylem

Hamle kapsamında geçen bir yılda binlerce eylem yaptıklarını kaydeden Göksungur, “Pandemiden dolayı herkes evlerine kapanmışken Kürt halkı sürekli eylem halindeydi” dedi ve devam etti: “İki ay önce gerçekleştirilen KCDK-E Kongresi raporlarında belirtildiği gibi 9 bin 700’den fazla eylemi rapor ettik. Bundan sonraki iki ayda gerçekleştirilen eylemleri de eklediğimizde, 10 binin üzerinde eylem gerçekleştirilmiş oluyor. Öcalan’ın özgürlüğü için eylem yaparken AKP-MHP faşizminin geliştirdiği katliamcı politikaları da protesto ettik ve bunu ulusal birlik talebiyle de ilişkilendirdik.”

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun başlamasının yıldönümü olan 9 Ekim’de de Avrupa’nın birçok yerinde eylemler yaptıklarını hatırlatan Göksungur, bu eylemlere katılımın yoğun olduğunu söyledi.

BM’ye tüm dünyadan toplan 150 bin mektup gönderildi.

 

BM’ye 150 bin mektup

Birleşmiş Milletler’in ABD ve İsviçre’deki merkezlerine “Öcalan’a özgürlük” talebiyle 150 bin mektubun gönderildiği ve İtalya ve İngiltere’deki sendikaların da desteklediği mektup kampanyasını da KCDK-E olarak sahiplendiklerini anlatan Göksungur, bunların yanı sıra Türkiyeli demokratik güçlerle de “Demokratik Güç Birliği” çatısı altında eylemler düzenlediklerini belirtti.

 

Öcalan’ın kitaplarından oluşan kütüphane, şehir şehir gezdi.

 

Gezici Kütüphane

Göksungur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şubat ayında Önderliğin kitaplarından oluşan Gezici Kütüphane, İskandinavya’dan İtalya’ya Avrupa’nın birçok bölgesini dolaştı. Önderliğin dokuz dile çevrilen kitaplarının tanıtımı yapıldı, onun felsefesi anlatıldı. Avrupa’nın birçok yerinde de gençlik eylemleri gerçekleştirildi. Özellikle 1 Mayıs’ta Stuttgart’ta gerçekleştirilen yürüyüşe binin üzerinde genç katıldı ve Önderliğin posterlerini açarak muhteşem bir eylem yaptılar.”

 

Kadınlardan ‘Her güne bir pankart’ eylemi

Çalışmalarına hamlenin damga vurduğu bir yıldaki önemli bir dönemin de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Avrupa’nın birçok kentinde kadınların alanlara çıkıp Öcalan’a özgürlük talep etmesi olduğunu kaydeden Göksungur, kadınların öncülüğünde gerçekleşen eylemlere dair şu özeti yaptı: “Kadınlar, ‘Her güne bir pankart’ deyip Başkan’ın rehin tutulduğu gün sayısı kadar pankart taşıdı. Özellikle İsviçre, bu eylemlerde görsel boyutuyla öne çıktı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü vesilesiyle de dünyanın birçok yerinde binlerin katıldığı ‘Kadına şiddete hayır’ eylemleri yankı buldu. Paris’te katledilen üç Kürt siyasetçinin ölüm yıldönümündeki anma etkinlikleri de bu sene pandemiden dolayı Avrupa’daki farklı şehirlerde gerçekleştirildi ve bu anmalara beklemediğimiz oranda iyi bir katılım vardı.”

 

Ulusal birlik için uzun yürüyüş

Ulusal birlik talebi kapsamında da başta Avrupa olmak üzere Kanada’dan Avustralya’ya dünyanın birçok yerinde eylemler düzenlendiğine dikkat çeken KCDK-E Eşbaşkanı, buna İsviçre’nin Lozan ve Cenevre kentleri arasında yapılan “uzun yürüyüşü” örnek gösterdi.

 

Yüzlerce gazeteye ilan

Kampanya kapsamında İngiltere, Kanada ve Avustralya başta olmak üzere birçok farklı ülkede yüzlerce gazete ve dergiye Öcalan’a özgürlük ilanları verildiğini de kaydeden Göksungur, “Bu ilanların dünya kamuoyu üzerinde çok büyük bir etkisi oldu. Sadece İngiltere’de yüzlerce gazete ve dergi bu ilanları verince Türkiye, çok ciddi rahatsız oldu ve bu ilanlardan dolayı birçok devletle ilişkiye geçerek açıklama istedi” dedi.

Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğü için ayrıca Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT), Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu önünde “sayısız eylem” yaptıklarını kaydeden Göksungur, bu eylemlere birtakım görüşmelerin de eşlik ettiğini söyledi.

 

Reklam panoları da kullanıldı

Göksungur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Berlin, Stuttgart, Hamburg, İtalya ve İngiltere’de, özellikle dostlarımızın katıldığı coşkulu eylemler, görülmeye değerdi. İskandinavya’da büyük reklam panolarında Öcalan’ın özgürlüğünü isteyen lazer gösterimleri yapıldı. İsviçre’nin Zürih kentindeki reklam panolarında böyle lazer gösterimler yapıldığı için Türkiye tarafından Zürih Belediyesi’ne buna son verilmesi isteğiyle başvuru yapıldı; belediyenin bu başvuruyu derhal reddetmesi üzerine ise bir gerginlik yaşandı. Türk devletinin Güney Kürdistan’daki işgal girişimi ve KDP’nin tavrına karşı ‘Defend Kurdistan / Kürdistan’ı Savun’ İnisiyatifi’nden akademisyen, siyasetçi, sendikacı, gazeteci ve aydınlardan oluşan yüzün üzerinde kişi, Güney Kürdistan’a barış için gitti.”

 

Pandemi döneminde de

Fatoş Göksungur, pandemi sürecinde de eylemlerini sürdürdüklerini ama aynı zamanda gerekli sağlık tedbirlerini de aldıklarını belirtti ve ekledi: “AKP-MHP faşist hükümeti, pandemi sürecinde de Kürdistan’ı bombaladı, katliamlar gerçekleştirdi. Buna karşı halkımızın susmayacağını, evlerimize çekilmeyeceğimizi, pandemi için geliştirilen mesafe ve kısıtlama kurallarını göz önünde bulundurarak, dosta ve düşmana gösterdik. Halkımızın bu dirençli tutumu, Avrupa kamuoyu üzerinde de ciddi bir etki bıraktı.”

 

Önlemler teşekkürle karşılandı

KCDK-E’nin sağlık komitelerinin de pandemi sürecinde iyi çalışmalar yürüttüğünü söyleyen eşbaşkan, şu bilgiyi verdi: “KCDK-E Sağlık Komitesi’nin başarılı çalışmalarından dolayı başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinden yetkililer bize teşekkür mesajları gönderdi. Ülkelerdeki meclislerimiz, o süreçte pandemi için oluşturulan masalara başvurarak yapılacak çalışmalara destek vermek istediklerini belirtti. Bu temelde hastanelere yemek ve maske dağıtımı çalışmalarında yer aldık. Birçok ülkenin sağlık bakanlığı da bize çalışmalarımızdan ve tutumumuzdan dolayı teşekkür mesajları gönderdi.”

 

Hep sokaktaydık

“Devrimler hep sokaklarda, halkın eylemleri ile gerçekleşmiştir” diye kaydeden Göksungur, ekledi: “Bu temelde halkımız da bir yıllık hamle sürecinde hep sokaktaydı. Eylem sayısı açısından hamleyi başlatırken koyduğumuz hedeflerin ötesine geçtiğimizi belirtebiliriz. Pandemi sürecinde bütün dünya evdeyken Kürtler alanlardaydı. Faşizme ve işgale karşı önderimiz için, insan hakları ve kadın hakları için alanları terk etmedik.”

 

Eylemler karşılık buldu

“Dem Dema Azadiyê Ye” hamlesi ile Öcalan’a yönelik tecridi kırıp onu özgürleştirmek istediklerini vurgulayan Göksungur, şunları ekledi: “Bu hamle çerçevesinde yaptığımız bir yıllık eylemlerimizle Başkan’ın üzerindeki tecridi kırıp onu özgürleştiremedik. Bu konuda kendimizi başarılı görmüyoruz; bu da bizim özeleştirimiz olsun. Şunu belirtmek istiyoruz: Eylemlerimiz elbette bir karşılık buldu. Kürt sorununun dünyaya anlatılmasında, Başkan’a yönelik ağır tecridin ve AKP-MHP faşist iktidarının politikalarının teşhir edilmesinde ve gerillanın mücadelesinin batı kamuoyuna anlatılmasında karşılık buldu.”

 

‘Öcalan’a Özgürlük Ayı’

Göksungur, Ekim ayının sonuna kadar her hafta sonu Avrupa’da örgütlü oldukları tüm şehirlerde Öcalan’a özgürlük şiarıyla alanlarda olacaklarının altını çizerek, “Bu temelde de Ekim ayını ‘Öcalan’a Özgürlük Ayı’ olarak belirledik. Bu ay basın ve kamuoyu ile bir yıllık eylem planlamamızı da paylaşacağız” dedi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.