KCK üzerine düşeni yapmaya hazır

Rojava eylemi, Frankfurt
- KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı: Toplumsal zeminde gerçekleşen birliği, siyasi zeminde ve ulusal kurumlarda demokratik temelde gerçekleştirme sorumluluğu, tüm Kürt siyasi güçlerine düşmektedir.
- Tüm siyasi güçlerin halkımızın bu çağrısına kulak vererek, çaba göstereceğine inanıyoruz. Kürt Özgürlük Hareketi olarak, bu çalışmada her düzeyde yer almaya hazırız. Üzerimize düşeni yerine getirme çabası içinde olacağız.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Rojava’daki ateşkes ve anlaşmanın kalıcılığındaki belirsizliğine dikkat çekerek, "Durum tam netleşip Rojava Kürdistan halkının hakları güvenceye alınana kadar sahiplenme süreklileştirilmelidir" çağrısında bulundu.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, Özerk Yönetim ile Şam yönetimi arasında 4 Ocak’ta başlayıp akamete uğrayan toplantı ve sonrası gelişmeler özetlendi. Komployla başlatılması amaçlanan Kürt-Arap savaşının, QSD'nin Dêrazor, Reqa ve Tebqa’dan çekilmesi engellendiğini hatırlatan Eşbaşkanlık, QSD ve Rojavayê Kurdistan halkının demokratik toplum sistemini dağıtmak ve Kürtleri soykırıma uğratmak isteyen Türk devletinin desteklediği HTŞ’ye ve birlikte hareket eden çetelere karşı direnişe geçerek, Rojava sınırlarında durdurduğunu vurguladı. Bu direnişin, tüm Kürdistan halkını ve demokrasi güçlerini 2014 Kobanê direnişinde olduğu gibi ayağa kalkmaya çağırdığını belirten Eşbaşkanlık, ayağa kalkışın da direnişçilere büyük bir güç verdiğini kaydetti. QSD ve Rojava halkının gösterdiği direniş, tüm Kürdistan’daki halkın ve demokrasi güçlerinin ayağa kalkışının 30 Ocak’ta bir anlaşmanın gerçekleşmesini sağladığını anımsatan Eşbaşkanlık, Rêber Apo'nun her yolla savaşın bir anlaşma ile sonuçlanması için çaba gösterdiğini, bu çabasının diğer etkenlerle birlikte 30 Ocak uzlaşmasını ortaya çıkardığını söyledi.
Soykırıma karşı barikat
Kürtlerin her yerde ayağa kalkarak, Kürt düşmanı soykırımcı güçler karşısında kurulan barikatın içinde yer aldığının altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bakur, Başûr, Rojava, Rojhilat, Avrupa, Şengal, Mexmûr, Ermenistan ve dünyanın her yerindeki halkımız büyük takdiri hak etmişler ve Kürtlerin güçlü bir demokratik ulus haline geldiğini dost ve düşman herkese göstermişlerdir. Böyle bir halk gerçekliğine ulaşmak tarihi önemdedir. Doğru öncülük ve örgütlenme yapılarak mücadele edildiğinde Kürdistan’ın dört parçasındaki tüm halkımız özgür ve demokratik yaşama kavuşacaktır.
Uluslar birlik duygusunun gücü
Bu sahiplenme sürecinde Kürdistan’ın dört parçası ve yurt dışındaki halkımız sadece meydanları doldurmamış, Rojava halkımızın yaşadığı sıkıntıları gidermek için güçlü bir yardımlaşma kampanyası yürütmüştür. Bu dayanışma ruhu da ulusal birlik duygusunun ne derece güçlü olduğunun önemli bir kanıtı olmuştur. Tüm Kürt siyasi güçlerinin bu süreçte sorumlu davranmaları bunun oluşmasında etkili olmuştur.
Siyasi güçlere de çağrıdır
Kürdistan’ın dört parçası ve başta Avrupa olmak üzere dünyanın her yerindeki Kürt halkı ve demokrasi güçleri, Kürt ulusal demokratik birliğinin toplumsal alanda gerçekleştiğini göstermişlerdir. Ayrıca tüm Kürt basını da bu süreçte önemli bir rol oynamıştır. Halkımızın bu birlikteliği ve gösterdiği duruş tüm Kürt siyasi güçlere de demokratik ulusal birlik çağrısı olmuştur. Toplumsal zeminde gerçekleşen birliği siyasi zeminde ve ulusal kurumlarda demokratik temelde gerçekleştirme sorumluluğu tüm Kürt siyasi güçlerine düşmektedir. Tüm siyasi güçlerin halkımızın bu çağrısına kulak vererek demokratik ulusal birlik temelinde çaba göstereceğine inanıyoruz. Biz Kürt Özgürlük Hareketi olarak, bu çalışmada her düzeyde yer almaya hazırız. Üzerimize düşeni yerine getirme çabası içinde olacağız.
Güvenceye kadar sahiplenme
Rojava’da bir ateşkes ve anlaşma sağlanmıştır. Bu ateşkes ve anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı zaman içinde belli olacaktır. Bu açıdan tüm halkımız ve demokrasi güçleri sürekli duyarlı olmalı; Rojava’da durum tam netleşip Rojavayê Kurdistan halkının hakları güvenceye alınana kadar her yerde sahiplenme süreklileştirilmelidir.
Rojavayê Kurdistan halkının direnişiyle omuz omuza olduğunu gösteren Kürdistan’ın dört parçasındaki ve yurt dışındaki tüm halkımızı ve demokrasi güçlerini tekrardan kutluyoruz. Bu görkemli direniş şunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır ki; öz gücüne dayanan ve birliğini sağlayan bir halk, her türlü saldırıyı ve engeli aşarak özgürlüğünü mutlaka kazanacaktır." BEHDÎNAN
* * *
Rehavete kapılmayalım, birlik içinde olalım
Êlih’teki din alimleri, Saldırılara karşı Kürt halkının birliğinin hayati önemde olduğunu söyledi.
MA'ya konuşan Êlih Din Alimleri Derneği (DA-DER) Eşbaşkanı Sabahat Acar, Kürt halkının birlik içinde özgür bir yaşamı inşa etmesi gerektiğini söyledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigmasının Ortadoğu için bir kurtuluş olduğunu kaydeden Sabahat Acar, “Ortadoğu egemenler tarafından kan gölüne çevrilmek; III. Dünya Savaşı isteniyor” dedi. Şam ile QSD arasında çatışmalar başladığı günden bu yana birkaç kez ateşkes ilan edilmesine rağmen uyulmadığını hatırlatan Acar, bu nedenle temkinli yaklaşmak gerektiğine işaret ederek, Kürt halkına birlik olma çağrısı yaptı.
DA-DER üyesi Abdulkadir İdo da Kürt halkına saldıranların İslam’ı alet ettiğini belirterek, “Rojava için her zaman ayakta olmalıyız. Rehavete kapılmadan mücadelemizi sürdürmeliyiz. Kürt halkının birlik olmaktan başka çaresi yok” diye konuştu.
Mele Ramazan Bahadır ise Kürt halkının dilini inkar edenin Allah’ı inkar ettiğini belirterek, şunları söyledi: “Rojava’da yaşananlara sessiz kalamayız. Sadece benim ailemden 15 kişi orada. Kürtlere çağrımızdır; bir olmazsak yok olup gideceğiz.” ÊLIH












