Kilyos kaldırımları katliamların özetidir

18 Temmuz 2020 Cumartesi - 11:56

  • Çocuklarının kemiklerinin Kilyos Mezarlığı’nda kaldırıma gömülen cenazeler arasında olduğunu düşünen Yalvaç Ailesi, aylardır başvurularına yanıt alamadı. Baba Yusuf Yalvaç, “Kilyos kaldırımları, Kürtlere yönelik katliamların özetidir” dedi. 

NACİ KAYA/ MA / İSTANBUL

Bitlis merkeze bağlı Yukarı Ölek (Oleka Jor) köyünde bulunan Garzan Mezarlığı, 19 Aralık 2017’de yıkılıp, buradaki 282 cenaze ailelerinden habersiz önce İstanbul Adli Tıp Kurumu’na (ATK) ardından plastik kaplar içerisinde Kilyos Mezarlığı’nda kaldırıma gömüldü. Kaldırıma gömülen cenazelerden şu ana kadar sadece 21’i ailelere teslim edildi. Diğer cenazeler hala kaldırımda gömülüyken, yıllar önce yaşanan çatışmalarda yaşamını yitiren yakınlarının kemiklerini arayan aileler başvurularda bulundu. Başvuru yapan bu ailelerden biri 1998 yıllından bu yana oğulları Nejat Yalvaç’ın (Mazlum Ciwan) kemiklerini arayan Arife ve Yusuf Yalvaç çifti.

98’de yüzünü dağa çevirdi

90’lı yıllarda uygulanan katliam politikalarından nasiplerini alan Yalvaç Ailesi, 1994’de Van Bahçesaray’dan İstanbul’a göç etmek zorunda kalır. Ailesine dayatılan sürgün yaşantısından, Kürt halkı üzerindeki baskılardan ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplodan etkilenen Nejat Yalvaç, Kasım 1998’de yüzünü dağlara çevirir. Net olmayan bilgilere göre Yalvaç, Öcalan’ın İmralı’dan 2 Ağustos 1999’da yaptığı tek taraflı ateşkes çağrısıyla gelişen geri çekilme sürecinde Bitlis’in Hizan’a bağlı Ava Berxan bölgesinde yaşanan çatışmada iki arkadaşıyla birlikte yaşamını yitirir. Yıllarca çocuklarının cenazesini arayan aile, “Mazlum Ciwan” kod adını alan çocuklarının yaşamını yitirdiğini 2003 yılında öğrenir.

Katliamların özeti

Oğlunun akıbetine dair net bilgiye bir türlü ulaşamadıklarını anlatan baba Yusuf Yalvaç, “22 yıldır oğlumun akıbeti hakkında net bir bilgi elde edemedik. 2003 yılında Ava Berxan bölgesinde 1999’da yaşamını yitirdiği söylediler. O bölgede çatışmalarda yaşamını yitirenleri Garzan Mezarlığı’na defnettiler. Biz de kimsesizlerin mezarlıklarının açıldığı 2009’da Bitlis’e gidip, İHD üzerinden cenazemiz için başvuruda bulunduk. Kimsesizler mezarlıklarının açılmasının durdurulmasının ardından tekrardan habersiz kaldık” dedi.

Garzan Mezarlığı’nın yıkılıp 282 cenazenin İstanbul ATK’ye getirilmesinin ardından Kilyos kaldırımına gömülen cenazeler için başvurduklarını dile getiren baba, fakat bu zamana kadar kendilerine olumlu ya da olumsuz bir dönüş yapılmadığını paylaştı.

Katliamlar tarihi

Cenazeleri kaldırıma gömülmesine “vahşet” diyen baba Yalvaç, “Kaldırıma gömülen cenazelere baktığımda Alişer’den Zariflere, Seyid Rıza’dan Şeyh Saidlere Kürt halkı üzerinde gerçekleşen katliamları görüyorum. Kilyos kaldırımları, Kürtlere tarih içinde nasıl katliamlara maruz kaldığının özetidir. Bu vahşeti kabul etmek mümkün değil” diye konuştu.

Bütün çocukların acısını yaşıyorum

Anne Arife Yalvaç ise, boğazında düğümlenen kelimelerle “23 yıldır arıyorum Nejat’ı” diyor. “Ne gece ne gündüz aklımdan hiç çıkmıyor” diyen Yalvaç, yaptıkları bütün başvuruların sonuçsuz kalmasına öfkeli. Oğlu Nejat’ın yaşayıp, yaşamadığının net olarak bilmemesine rağmen acısını kalbinde hissettiğini dile getiren Yalvaç, “Sadece çocuğumun değil, yaşamını yitiren bütün çocukların acısını yaşıyorum” dedi.

Kilyos Mezarlığı’nda kaldırıma gömülen cenazelerle Kürtlere korku salmak istendiğini ifade eden anne Yalvaç, “Ama korkmuyoruz. Var oldukça haksızlığa karşı olan haklı mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Cenazelerimizi plastik kutulara koyup, pisliğin içinde gömmen bu zulüm kabul edilir mi? Yapılan bu zulme karşı yüreğimiz acıdı. Kemiklerimize dahil saygıları yok. Devletin hiçbir tahammüllü kalmamış ki gidip, cenazelerimizi Garzan’dan çıkardı. Keşke kemikleri bile olsa çocuklarımıza kavuşabilsek” ifadelerini kullandı.

Onu layıkıyla defnedeceğim

Kilyos kaldırımına gömülen cenazeler için başvuruda bulunduklarını anımsatan anne Yalvaç, “Oğlumun cenazesini bulayım da Kilyos kaldırımda bulayım” sözleriyle yakınlarının kemiklerinin arayan binlerce insanın hakikatine dem vuruyor. Nejat’ı cenazesinin Kilyos kaldırımda olması ve kendilerine teslim edilmesi halinde “Uğrunda yaşamını yitirdiği mücadele değerleriyle” defnedeceğini dile getiren anne Yalvaç, şöyle devam etti: “Bugün gelip deseler cenazen Kilyos’ta gelip sessiz sedasız al götür defnet, kabul etmem. Kapıma getirseler bile o şekilde defnetmem. Çünkü sessiz sedasız oğlumu defnettiğimde emeğini boşa düşürürüm. Yıllardır gidip mücadele yürüten bu insanların emeği boş değil. Onu layıkıyla defnedersem mücadelesine sahip çıkmış olurum” dedi.

Annelere çağrı

Cenazelere yapılan bu zulmün kabul edilemez olduğunu ve polis, asker ve gerilla fark etmeksizin bütün annelerin bu haksızlığa karşı ayağa kalması gerektiğini dile getiren anne Yalvaç, “Anneler el ele versin ki; bu zulmü bir daha yapmasınlar. Anneler el ele verse hiçbir güç onların karşısında duramaz” diyerek, herkese cenazelerine yapılan bu saldırılar karşısında ses olmaya çağırdı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.