- DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, devlet yetkilileri, Rêber Apo ve Hareket Yönetimi arasında silahsızlanmaya dair temasların sürdüğünü, saha çalışmalarının karşılıklı yürütüldüğünü söyledi.
- Doğan, Pratik olarak alanda yürütülen çalışmaların karşılık bulması ve etkin bir şekilde devam edebilmesi için Rêber Apo'nun 'Silahsızlanma ve Siyasallaşma Koordinatörü' olarak resmen başlamasının önemini vurguladı.
- Bir takım çalışma gruplarına da ihtiyaç olacağını kaydeden Doğan, "Bu süreç, çatışmadan demokratik siyasete kalıcı bir biçimde geçiş sürecidir. Tüm mekanizmaların da buna uygun bir şekilde çalışması gerekiyor" dedi.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Rêber Apo'nun rolünü çeşitli boyutlarıyla birlikte görmek; gazeteciler, farklı toplumsal kesimler, hak savunucuları, siyasetçiler, akademisyenler ve her kimle görüşmek istiyorsa iletişim olanaklarının sağlanabilmesi gerektiğini söyledi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 5. Olağan Kongre’nin ardından önceki gün gerçekleştirilen ilk Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının sonuçları ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ndeki gelişmelere dair konuştu.
Ülkeyi yönetmeye, demokratik değişim ve dönüşümü başarmaya kararlı bir kurucu siyasi özne olma iddiasıyla yeni döneme hazırlandıklarını belirten Sözcü Doğan, "Önümüzdeki dönemin tüm planlaması, hazırlıkları, Merkezi Örgütlenme Komisyonumuz başta olmak üzere diğer tüm komisyonlarımızın çalışmaları da bu iddiaya uygun ve yaraşır bir şekilde hazırlanıyor. Kimliği, inancı, dili, kültürü, cinsel yönelimi, yaşam biçimi ya da herhangi bir başka farklılığı nedeniyle ayrımcılığa maruz kalan, haksızlığa uğrayan her kim, hangi toplumsal kesim olursa olsun yan yana gelmeye ve onlarla mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Emeği sömürülen, yoksulluğa ve eşitsizliğe maruz kalan ve buna itiraz eden, bunun için mücadele eden herkesle yine yan yana olmaya ve bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Doğayı savunan, yaşamı savunan, yaşam hakkı için ağır bedeller ödeyenlerle mücadelemizi birlikte büyüteceğiz" dedi.
Tüm eksikliklerine rağmen
Ayşegül Doğan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne tüm eksikliklerine rağmen odaklandıklarını belirterek, 'çerçeve yasa'ya da bir yasa silsilesinin ilk adımı olarak baktıklarını söyledi. Kürt meselesinde şiddetin devreden çıkarılmasına yönelik atılan adımların, beraberinde önemli siyasi ve hukuki imkanlar yarattığı kadar tarihsel sorumlulukları da ortaya çıkardığını kaydeden Doğan, şunları ifade etti: "DEM Parti İmralı Heyeti'nin son olarak adada Sayın Öcalan ile yaptığı görüşmenin akabinde silahsızlanmaya dair devlet yetkilileri, Sayın Öcalan ve Hareket Yönetimi arasındaki temaslar sürüyor. Önümüzdeki günlerde silahsızlanmaya dair önemli gelişmelerin olmasını bekliyoruz, çünkü silahsızlanmaya ilişkin saha çalışmaları karşılıklı bir şekilde yürütülüyor. Bunun için kurulu mekanizma çalışıyor. Kamuoyuyla paylaşılabilecek somut gelişmeler olduğunda paylaşılacaktır.
Resmen başlaması
Pratik olarak alanda yürütülen çalışmaların karşılık bulması ve etkin bir şekilde devam edebilmesi için Sayın Öcalan'ın söz konusu kurulda Silahsızlanma ve Siyasallaşma Koordinatörü olarak çalışmalara resmen başlaması son derece önemlidir. Bu adım bir etki yaratacaktır. O yüzden bunun önemli olduğunu düşünüyoruz.
Çalışma grupları da
Silahsızlanma ve siyasallaşma çalışmalarına katkı sunacak bir takım çalışma gruplarına da ihtiyaç olacak. Onların da belirlenebilmesi, oluşturulabilmesi ve hızla bu çalışmaların sonuca doğru ilerleyebilmesi için önemli olacak. Dolayısıyla Sayın Öcalan’ın rolünü tek boyutlu değil, çeşitli boyutlarıyla birlikte konuşmak gerekiyor. Bir yandan silahsızlanma bir yandan da siyasallaşma. Bu süreç, çatışmadan demokratik siyasete kalıcı bir biçimde geçiş sürecidir. Tüm mekanizmaların da buna uygun bir şekilde çalışması gerekiyor.
Yasa sonrası kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu'nca açıklanan dört alt komisyonun kimlerden oluşacağına ve nasıl çalışacağına dair kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadı. Konuya ilişkin herhangi bir bilgilendirme de yapılmadı. DEM Parti olarak bu kurulların etkin bir biçimde eş güdümlü, birbiriyle koordineli bir şekilde çalışmasının çok önemli olduğunu yineliyoruz.
Yeni yasama dönemi
1 Ekim'de başlayacak olan yeni yasama döneminin, çok önemli olacağının altını çiziyoruz. Çatışmanın kalıcı olarak sona erdirilmesi, demokratik siyasetin güçlenmesi ve siyasallaşmanın önündeki engellerin kaldırılması için Meclis’in çok önemli sorumlulukları var. Tüm siyasi partilerin ve tabii ki Meclis Başkanlığının da özel olarak yapabileceği çok kritik işler var. Biz de hazırlıklarımızı tamamlamaya çalışıyoruz.
İzleme komisyonu
'Çerçeve yasa'ya göre bir 'izleme komisyonu'nun oluşması gerekiyor. Bunu da zamana yaymamak gerekiyor ki bu kurullar birbiriyle koordineli bir biçimde çalışabilsinler. Yine izleme komisyonu ile ilgili söylemek istediğimiz çok önemli bir not var; O da adil bir temsiliyetle üyeliklerinin oluşturulması. Kapsayıcı bir şekilde olması gerekir. Tıpkı Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda; katılımcılık, kapsayıcılık esas alınmalı. Adil bir temsiliyetin oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Atılacak her adımın bir sonraki adımı tamamlayacak ve sürecin bütünlüklü bir biçimde ilerlemesini sağlayacak şekilde planlanması gerektiğini düşünüyoruz."
Demokratikleşme başlığı
Demokratikleşme başlığının öneminin altını çizen Doğan, şöyle konuştu: "Barış, aynı zamanda insanların haklarının tanındığı, mağduriyetlerin giderildiği ve geleceğe güvenle bakabildikleri bir siyasal ve toplumsal düzeni ifade eder. Adil işleyen, tarafsız ve bağımsız bir yargıdan artık bahsetmemiz gerekiyor. AYM ve AİHM kararlarının eksiksiz bir biçimde ivedilikle uygulandığı bir dönem olmalı bu dönem. Hukukun üstünlüğünün herkes için istisnasız bir biçimde işletilmesi gerekiyor."
Rêber Apo ile görüşmeler
Bu süreçte Sayın Öcalan'ın fikirlerini kamuoyuyla doğrudan paylaşabilmesinin; gazeteciler, farklı toplumsal kesimler, hak savunucuları, siyasetçiler, akademisyenler ve her kimle görüşmek istiyorsa iletişim olanaklarının sağlanabilmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, şunları ekledi: "Hepimizin yeni bir dile ihtiyacı var. Barış gibi tarihsel öneme sahip bir mesele karalama, spekülasyon ve manipülasyonla değil, hakikate dayalı sorumlu bir dille yapılmalı, böyle ele alınmalıdır." ANKARA