Korkularından güç aldım

Şaban Kaygusuz

Şaban Kaygusuz

  • Tek kol ve bacakla 8 yıl boyunca cezaevinde tutulan Şaban Kaygusuz, “Zaten tek sağlam kolum vardı, ona da kelepçe taktılar. Onların o korkusundan güç aldık” dedi. 

Şirnex’te 2018’de yaşanan bir çatışmada sağ elini ve sağ bacağını kaybeden Şaban Kaygusuz (26), gözaltına alınıp tutuklandı. ATK’nin cezaevinde kalamayacağı ve infazının bir yıl ertelenmesi yönünde karar verdiği Kaygusuz, bu karar sonrası İnfaz Hakimliği kararıyla 10 Nisan’da Kayseri Bünyan 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi. MA'ya konuşan  Kaygusuz, tutuklandığı ilk dönemde hem yaralı oluşu hem de cezaevi koşullarının ağırlığı nedeniyle büyük zorluklar yaşadığını belirterek, "2018'de ağır yaralı bir halde zindana girdim. Fiziksel olarak bacağım ve kolum günlük yaşamda önüme büyük engeller çıkardı. Elbette başlangıçta bu şartlar çok ağır geldi. Üzerimde ciddi bir baskı ve zorlanma yarattı. Bu zorluğu ve zahmeti anlamsız kılabilmek için kişisel ve toplumcu bir arayışa girdim. Yaşanan her şeyi moral ve motivasyonla, hakikat arayışıyla aşmaya çalıştım” dedi.  

Hastane sevkleri sırasında yaşadığı bir anısını paylaşan Kaygusuz, şöyle devam etti: "Beni hastaneye götürdüklerinde kelepçe vurdular. Zaten tek sağlam kolum vardı, ona rağmen o tek koluma kelepçe taktılar. O an onların gözlerine baktım ve orada büyük bir korku gördüm. İşte onların o korkusu, bizi daha da dik ve ayakta tuttu. Biz o kelepçeden değil, onların o korkusundan güç aldık.”

Cezaevini bir gelişim alanı olarak tanımlayan Kaygusuz, teknik imkânsızlıklara rağmen ruhsal ve fikirsel bir derinleşme yaşadığını kaydetti. Kaygusuz, "Okumak, tartışmak ve her yönden o yaşamdan bir ders çıkarmak gerekir. Kişilik anlam kazanmadığında, insan toplum içinde fayda sağlayamaz. Bizim asıl meselemiz, yaşamını yitiren arkadaşların hakikatini kendi kişiliğimizde anlamlandırmak ve kararlılığa dönüştürmektir" diye konuştu. 

Şaban Kaygusuz, sağ eli ve sağ bacağı olmadığı için yüzde 90 engelli raporu verilen ağır hasta tutsaklar arasında. Uzun yıllar Kayseri Bünyan 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Kaygusuz’un tahliyesi, ağır sağlık sorunlarına ve yüksek engel oranına rağmen defalarca engellendi. 8 yıllık tutsaklığının ardından ATK'nin verdiği son raporla özgürlüğüne kavuşan Kaygusuz, cezaevinde bulunduğu süre boyunca ağır engeline rağmen maruz kaldığı hak ihlalleriyle gündeme geldi. DÎLOK

* * *

Enver Yanık'ın durumu kötüleşiyor

Hasta tutsak Enver Yanık'ın sağlık durumunun kötüye gittiğini belirten hukuk ve insan hakları örgütleri, serbest bırakılmasını talep etti. 

İnsan Hakları Derneği(İHD), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir şubeleri, Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Temsilciliği ile Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), Menemen R Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan ağır hasta tutsak Enver Yanık’ın durumuna dikkat çekti. İHD'de dün yapılan toplantıya Yanık'ın ailesinin yanı sıra İzmir Barosu adına Zöhre Dalkıran da katıldı.

İHD Merkezi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Av. Nazlı Turan, şunları paylaştı: "Ulucanlar Hapishanesi’nde 1996'da gerçekleştirilen ölüm oruçlarına katılmış; 69 gün süren bu eylemin ardından Ankara Numune Hastanesi'nde tedavi altına alınmış ve kendisine Wernicke-Korsakoff Sendromu teşhisi konulmuştur. 1999’daki hapishane operasyonları sırasında ağır yaralanan Enver Yanık seri ortopedik ameliyatlar ve ayrıca göğüs tüpü takılmasını gerektiren tıbbi operasyon geçirmiş olup, halen el bileklerinde, göğüs boşluğunda, leğen kemiği, uyluk bölgeleri ve baldır bölgelerinde çok sayıda şarapnel parçaları bulunuyor. Hapishanede maruz bırakıldığı ağır fiziki travmalar ve açlık grevi sonucu olabileceği düşünülen hidrosefali gelişmiş; bu durum nörolojik açıdan kalıcı ve ilerleyici sonuçlar doğurmuştur."

Tekerlikli sandalyesi alındı

Yanık'ın sevk tarihinden bu yana 21 kilo verdiğini, ağırlaşan sağlık sorunlarının hala devam ettiğini söyleyen Nazlı Turan, Yanık'a hareket edebilmesi için idare tarafından verilen tekerlekli sandalyenin herhangi bir geçerli hukuki gerekçe gösterilmeksizin “ailen alsın” denilerek geri alındığını dile getirdi. Nazlı Turan, "Devletin gözetim ve sorumluluğu altındaki, hareket kabiliyeti son derece sınırlı bir mahpusun temel yardımcı cihaza erişiminin engellenmesi; insan onuruna aykırı ve ağır sonuçlar doğuran bir uygulamadır. Hükümözlü (Yerel mahkeme tarafından verilen cezası onaylanmamış kişi) statüsünde olmasına rağmen günboyu yararlanması gereken havalandırma hakkı fiilen engellenmektedir. Günde yalnızca bir saat, bulunduğu blok dışında bir havalandırma alanına çıkarılmakta; bu alan ise sürekli kamerayla izlenmektedir. Sürekli gözetim altında tutulması, mahremiyet hakkını ihlal ettiği gibi, psikolojik baskı yaratmakta; bu nedenle Enver Yanık çoğu zaman havalandırmaya çıkmaktan vazgeçmek zorunda kalmaktadır.

Tek başına tutuluyor

Enver Yanık’ın sağlık durumu gereği başka kişilerle birlikte kalması ve sürekli gözetim değil, sürekli bakım alması gerekirken Menemen R Tipi Hapishanesi’nde tek başına tutulması başlı başına ağır bir hak ihlalidir. Sık sık bayılma atakları geçiren, hareket kabiliyeti son derece kısıtlı olan bir hasta mahpusun yalnız bırakılması; yalnızca psikolojik yıkıma değil, doğrudan yaşam hakkı bakımından da ciddi ve yakın bir tehlikeye yol açmaktadır. Kriz anlarında yardım isteyememesi ya da geç müdahale edilmesi, telafisi imkânsız sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Hapishane idaresi tarafından Adli Tıp Kurumu’na başvuruda bulunulmuş; ancak aradan üç ay geçmesine rağmen henüz herhangi bir sonuç alınamamıştır. Geri dönüşü olmayan sonuçlar doğmadan Enver Yanık derhal serbest bırakılmalı ve uygun sağlık koşullarında tedavi altına alınmalıdır. Aksi halde doğabilecek her türlü sonucun sorumluluğu; mevcut sağlık raporlarına, hapishane koşullarındaki açık risklere ve yapılan başvurulara rağmen gereğini yerine getirmeyen idari ve adli makamların üzerinde olacaktır."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.