Kürdistan Tarihine Özlü Bir Bakış

Kültür/Sanat Haberleri —

17 Eylül 2020 Perşembe - 10:02

  • Kasım Engin’in ‘Tarih şimdidir: Kürdistan Tarihine Özlü Bir Bakış’ kitabını şöyle bir karıştırıp, geçmişin karanlık ve unutulmaya yüz tutmuş dönemlerinde dolaşınca karşılaştığım ilk şey; Kürt’ün ve Kürt halkının bin yıllık çilesi oldu.

 

DURSUN KAZAN

Tarih, bir halkın hafızasıdır. Tarihini bilmeyen bir halk, hafızasını yitirmiş bir insan gibi günlük yaşam içerisinde (köklerinden kopartılmış olması sebebiyle) yozlaşarak geleceğini ve kendisini yaratan gerçek şartları ihmal eder. Tarihin bu belirleyici özüne önem vermek birçok bakımdan önemlidir. Özellikle içinde olduğumuz, dönemimize özgü ağır ve zor koşulların anlaşılması ve yok edilmesi açısından daha da özel bir anlam kazanır tarih okuma ve geçmişi anlama çabası!
Kasım Engin’in tarihi öneme sahip ‘Tarih Şimdidir: Kürdistan Tarihine Özlü Bir Bakış’ kitabıyla bugünü ve dünü sorgularken farkettiğim şeylerden biri; Kasım Engin Kürt’ün yüreğine dokunmak yerine gerçeğin duru ve görkemli çıplaklığını öne çıkarması oldu.
Kasım Engin’in tarihi ve toplumları nefes alan canlı varlıklar gibi görmesi hiç de boşuna değil. Biyolojik yaşamda ve evrimde çok önemli bir öneme sahip olan genetik/DNA diziliminin, canlının nasıl nefes alıp verebileceğini, hangi hastalıklara yakalanmasının olası olacağını söyleme -bazen de belirleme- yetisine sahip olması gibi, tarih de bize insana ve toplumlara paha biçilmez olanaklar sunuyor. Bir yandan bugünü yaşarken, diğer taraftan da geçmişi doğru analiz edip, anlayıp çözümlemek geleceği yeniden belirlemek, geçmişte unutulan yapılan hatalara ve yetmezliklere yeniden kapılmamak için tarihimizi doğru bileşenlerle okumak gerekiyor.
Kitabı okurken tarihin canlı bir organizma olduğunun bilincinde olmak ve insanlığın ruhsal derinliklerine nüfuz ederek adım adım olup bitenleri anlamak ve anlamlandırmak önemlidir.

 


Demokrasi, Atina kökenli değil, derken yazar şaka yapmıyor, iddiasını ispatlıyor kitabında. Şarkıyı söylerken, melodinin nasıl, nerede ve kimler tarafından yazılıp bestelendiğini anlamadan şiir gibi anlatıyor dersek abartı olmaz.
Kasım Engin, diyor ki: Geçmişte Kürt olmak biraz Kassit, Mitanni, Medya ve Merwanî, Hurri’dir. Bugün Kürt olmak Şırnak’ta ölü bedeni günlerce sokakta bekletilen Taybet Ana’dır. Cizre’de Haci Birlik’in cansız bedeninin kirpi aracının ardından sürüklenmesi, Xalê Mehmet’in kana bulanan ekmeği, Hakkari’de hayallerinden vurulan çocuk olmaktır. Bugün Kürt olmak, Kobanê’de asla teslim olmamak, Sur’da isyan ateşi, Diyarbakır zindanında boyun eğmemektir.
Kürtler, Mezopotamya’da geçen beşeri zamanın her diliminde bulundular ve bu yaşlı coğrafyada yaşanan her olayın tanığı, çoğu kez de yaratıcısı ve sebebi oldular. Tarih yazdılar, ama egemenlerce yazılan tarihte kendilerine yer bulamadılar.
Evrensel tarih olmadan, yerel tarihlerin anlam bulamayacağı görüşüne bağlıdır Kasım Engin. En silik toplum tarihlerinin bile evrensel tarihin ışığında aydınlatılabileceğine kuşku yoktur. Mikro evren denilen insanı, doğru temellerde anlaşılır kılıp belirginleştirdikçe, bu anlama ve anlamlandırma çabası bize kıymetli sonuçlar verecektir. Bu bakımdan ‘Tarih Şimdidir: Kürdistan Tarihine Özlü Bir Bakış’ tarih okumasında izlenecek yol ve yöntem, yukarıda yapılan tespitler ışığında olursa, okuma çabasının daha da anlamlı olacağını düşünüyorum.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.