Kürdistan ve Türkiye'den kısa kısa

.

.

  • 32 yıl sonra taziyesi kuruldu
  • Polis işkencesini protesto
  • Türk yargısı vazgeçmiyor

32 yıl sonra taziyesi kuruldu

Çîyayê Reşkê bölgesinde 32 yıl önce çıkan bir çatışmada şehit düşen gerilla Mehmet Konur için taziye kuruldu. Kardeşi Kadir Konur, "Daha güzel yaşamamız için canlarını verdiler. Bize düşen onlara ve değerlerine sahip çıkıp amaçları için çalışmaktır" dedi.

Colemêrg ile Şirnex arasında bulunan Çîyayê Reşkê bölgesinde 17 Ağustos 1994'te şehit düşen ARGK (Artêşa Rizgariya Gelê Kurdistan) gerillası Mehmet Konur (Rizgar) için 32 yıl sonra taziye kuruldu. Silopiya’nın (Silopi) Yenişehir Mahallesi’nde aile evinde kurulan taziye, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde kitlesel olarak ziyaret edildi. Saygı duruşuyla başlayan ziyarette konuşan MEBYA-DER Şirnex Eşbaşkanı Ramazan Toğrul, 32 yıl sonra taziyenin kurulmasının değerleri sahiplenme olduğunu belirterek, özgürlük mücadelesine borçlu olduklarını ifade etti. 

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Silopiya İlçe Eşbaşkanı Bese Ceviz, aileye başsağlığı dileyerek, mücadelenin öncülerinin yolunda yürüyeceklerini kaydetti.

DEM Parti Şirnex İl Eşbaşkanı Ramazan Uysal ise bu mücadelede verilen bedellerle Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ulaşıldığını söyledi. Uysal, "Sonuna kadar onların yolunda yürüyeceğiz. Şehitlere layık olacağız. Birliğimizi güçlendirip zafere yürüyeceğiz" diye konuştu. 

Mehmet Konur'un kardeşi Kadir Konur ise şunları dile getirdi: "Bizim daha güzel yaşamamız için canlarını verdiler. Bize düşen onlara, değerlerine sahip çıkarak, amaçları için çalışmak. Söz veriyoruz, onlara layık olacağız. Bu süreci birlikte durarak aşacağız." ŞIRNEX

* * *

Polis işkencesini protesto

Türk polisinin Elbak'ta üç kardeşe yaptığı işkence, protesto edildi.

Wan’ın Elbak (Başkale) ilçesinde polislerin üç kardeşe yönelik işkencesi yürüyüşle protesto edildi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Elbâk İlçe Örgütü öncülüğünde gerçekleştirilen yürüyüşe, DEM Parti Wan Milletvekili Mahmut Dindar, sivil toplum örgütlerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Kitle, "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganıyla ilçe binasına kadar yürüdü. Yürüyüşün ardından açıklama yapan DEM Parti Wan Milletvekili Mahmut Dindar, üç kardeşe yapılan işkenceye tepki göstererek, faillerin cezalandırılması çağrısı yaptı. Dindar, “Hangi hak ve kanunla sizler bu gençlere işkence uyguluyorsunuz? Bizler bir kez daha buradan belirtiyoruz, bizler buna geçit vermeyeceğiz ve bu olayın takipçisi olacağız” diye konuştu. 

Wan'ın Elbak (Başkale) ilçesinde, İlçe Emniyet Müdürlüğü binası önünde meydana gelen olayda, araçlarıyla iş yerlerine gitmekte olan Fatih Değer, İsmail Değer ve Diyar Değer isimli üç kardeş, sivil polislerin trafik kurallarına uymadan yola girmesine tepki göstermişti. Bu tepki üzerine üç kardeş gözaltına alınmış, Başkale İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına götürülerek işkence edilmişti. Kardeşlerin burun ve dişlerinde kırıklar oluşmuştu. Bir süre sonra serbest bırakılan üç kardeş, aileleri tarafından ilçe hastanesine kaldırılmıştı. WAN

* * *

Türk yargısı vazgeçmiyor

SOLDEP Genel Başkanı Deniz Can Aydın’a fiilen sona ermiş "THKP-C propagandası"ndan soruşturma açıldı.  

Sosyalistler Partisi (SOLDEP) Genel Başkanı Deniz Can Aydın hakkında, Genç Sosyalistler’in sanal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, “Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (THKP-C) propagandası yapmak” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Aydın, CİMER’e yapılan bir şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, 21 Nisan’da Ankara Emniyet Müdürlüğüne ifade verdi.  

Soruşturmanın devrimci ve muhalif kesimlere yönelik baskının devamı olduğunu belirten Aydın, “Aslında 1972'de Mahir Çayan ve arkadaşlarının yaşamını yitirmesiyle fiilen son bulmuş THKP-C örgütünün 2026'da propagandasının yapıldığı gibi ilginç bir iddia karşısında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldık” dedi. Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Sinan Cemgil ve İbrahim Kaypakkaya gibi devrimci önderlere ilişkin paylaşımların “Örgüt propagandası yapmak” olarak değerlendirildiğini söyleyen Aydın, Emniyet'te kendilerine bu paylaşımların neden yapıldığının sorulduğunu aktardı. Mahkemelerde Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve Türkiye devrimci hareketi içinde yer almış sembol isimlerin anılmasının suç teşkil etmeyeceğine ilişkin beraat kararlarının olduğunu hatırlatan Aydın, soruşturmanın hukuksuz olduğunu ifade etti. 

 Yargının sosyalist, devrimci ve demokratik güçler üzerinde bir sopa gibi kullanıldığını belirten Aydın, şunları ekledi: “Bütün düşüncelerimizi aleni ve açık şekilde savunuyoruz. Hem kanunen hem pratikte ortada herhangi bir şekliyle suç unsuru bulunmadığını da ifade ettik. Bu hukuksuz pratikler karşısında da devrimci ve demokratlar, örgütlü mücadeleyi büyüterek bu dönemlerini de aşacaktır." İSTANBUL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.