• Jano Moso: “Koma Dem floklar ekibinde yer alıyorum. Annem Rus olmasına rağmen beni sürekli kültürel çalışmalara teşvik ediyordu. Rus kültürüyle büyümüş olsam da Kürtlük duygum hep ağır bastı.”
  • “Koma Nêrgizên Çiya” folklor grubunda dört yıldır yer alan Fewzi Robari böyle büyük bir kültürel organizasyonun yalnızca Kuzey Kürdistan ile sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Robari, “Keşke Rojava’nın, Rojhilat’ın, Silêmanî’nin, Kirmanşan’ın folklorunu da sergileyebilseydik” dedi.
  • “Govenda Gulsînem” folklor grubunda yer alan Diyar Akyol: “Bu benim ilk Mîhrîcan heyecanım. Bu yıl Botan oyunlarıyla katıldık. Yeni bir grup olmamıza rağmen bizim için büyük bir deneyim oldu. Seneye grubu daha da büyüterek Amed oyunlarıyla katılmak istiyoruz.”
  • Gozel Bor ise yaklaşık 20 yıldır folklor çalışmalarının içinde yer alıyor. “2005 yılında Hamburg’da ‘Govenda Sipan Amara’ folklor grubunda çalışmalara başladım. Folklor benim için bir yaşam biçimi. Bu sevgiyi çocuklarıma da aktarmaya çalışıyorum.”

 

M. ZAHİT EKİNCİ

Almanya’nın Wuppertal kentinde bu yıl 37’ncisi düzenlenen Mîhrîcana Govendên Kurdistan, yalnızca bir folklor yarışması değil, yüzlerce Kürt gencinin bir araya geldiği önemli bir kültürel buluşma oldu. Almanya, İsviçre, Avusturya ve Fransa’dan festivale katılan gruplar, sergiledikleri halk oyunlarıyla büyük beğeni toplarken, aylar süren çalışmaların ardından sahneye çıkan gençlerin heyecanı ve coşkusu dikkat çekti. Kimileri ilk kez festival atmosferini yaşarken, kimileri ise yıllardır bu kültürel geleneğin parçası.

Folklor yolculuğu Rojava’da başladı

Festivalin en dikkat çeken isimlerinden biri, üzerindeki Süryani kıyafetleriyle ilgi odağı olan 20 yaşındaki Jano Moso’ydu. Renkli kişiliğiyle öne çıkan Moso, Süryani olup olmadığı yönündeki soruya gülerek annesinin Rus, babasının ise Rojava’nın Dirbêsiyê kentinden olduğunu söyledi. Kürtçe ve Rusçayı ana dili gibi konuşan Moso, folklorla tanışmasının çocuk yaşlarda Rojava’da başladığını anlattı.

En büyük destek Rus anneden

Henüz 10 yaşındayken Rojava Sanat Komünü’nde çalışmalara katıldığını belirten Moso, “En büyük desteği ailemden gördüm. Annem Rus olmasına rağmen beni sürekli kültürel çalışmalara teşvik ediyordu. Rus kültürüyle büyümüş olsam da Kürtlük duygum hep ağır bastı. Rojava’nın birçok kentinde düzenlenen etkinliklerde sahne aldım” dedi.

Daha sonra Avusturya’ya yerleşmesine rağmen folklordan kopmadığını ifade eden Moso, yaklaşık iki yıldır “Koma Dem” folklor ekibinde yer aldığını söyledi. Şimdi hedeflerinin grubu büyütmek ve gelecek yılki Mîhrîcan’a daha güçlü hazırlanmak olduğunu belirten Moso, festivalin kendisi için önemli bir deneyim olduğunu dile getirerek, “Burada kendimi çok mutlu hissettim. Birçok insanla tanıştım ve kültürel anlamda çok güzel deneyimler edindim” diye konuştu.

Sadece Kuzey’le sınırlı olmamalı

Festivalin önemine dikkat çeken bir diğer isim ise Rojavalı genç Fewzi Robari oldu. Böyle büyük bir kültürel organizasyonun yalnızca Kuzey Kürdistan folkloruyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyleyen Robari, Kürdistan’ın farklı bölgelerine ait kültürel renklerin de görünür olması gerektiğini vurguladı.

Den Haag DKTM çatısı altında faaliyet yürüten “Koma Nêrgizên Çiya” folklor grubunda dört yıldır yer aldığını belirten Robari, aynı zamanda Den Haag’da Kürtçe-Hollandaca çevirmenlik yaparak ilticacılara destek sunduğunu anlattı. Önümüzdeki yıllarda festivalde daha geniş bir kültürel çeşitlilik görmek istediğini ifade eden Robari, “Gönül isterdi ki burada Rojava’nın, Rojhilat’ın, Silêmanî’nin ve Kirmanşan’ın folklorunu da sergileyebilseydik” dedi.

İlk Mîhrîcan heyecanı

Festivalin genç katılımcılarından Diyar Akyol için ise bu yıl ayrı bir anlam taşıyor. Yaklaşık iki ay önce Bielefeld ve çevresinde kurulan “Govenda Gulsînem” folklor grubunda yer alan Akyol, bir yandan üniversite eğitimini sürdürürken diğer yandan kültürel çalışmalar içinde yer aldığını söyledi.

“Bu benim ilk Mîhrîcan heyecanım” diyen Akyol, festival atmosferinden etkilendiğini belirterek şunları söyledi: “Açıkçası bu kadar büyük bir coşku beklemiyordum. Ben Bielefeld Üniversitesi’nde ekonomi okuyorum. Ailem Heidelberg’de yaşıyor. Ailemden uzak olsam da kültürümden asla uzak değilim. Bu yıl Botan oyunlarıyla katıldık. Yeni bir grup olmamıza rağmen bizim için büyük bir deneyim oldu. Seneye grubu daha da büyüterek Amed oyunlarıyla katılmak istiyoruz.”

Folklor bir yaşam biçimi

Festivalin en deneyimli isimlerinden biri olan Gozel Bor ise yaklaşık 20 yıldır folklor çalışmalarının içinde yer alıyor. Evli ve üç çocuk annesi olmasına rağmen kültürel çalışmalarını aksatmadan sürdürdüğünü söyleyen Bor, folklorun hayatındaki yerini şu sözlerle anlattı: “2005 yılında Hamburg’da ‘Govenda Sipan Amara’ folklor grubunda çalışmalara başladım. Daha sonra evlendikten sonra da bu çalışmalardan kopmadım. Çoğu zaman çocuklarımı da yanıma getirdim. Folklor benim için bir yaşam biçimi. Bu 20 yıl bana çok şey kattı. Aynı zamanda bana kim olduğumu hatırlatıyor. Oynarken kendimi çok mutlu hissediyorum, adeta terapi gibi. Bu sevgiyi çocuklarıma da aktarmaya çalışıyorum. Kültürümüzle var olduk ve onunla var olmaya devam edeceğiz.”