• “Mezopotamya’da doğan insanlarız, seslendirdiğimiz ezgiler de o halkın, o kültürün ezgileri. Bu yüzden Dengê Bakur ismini uygun gördük. Geleneksel Kürt müziğini olduğu gibi korurken günümüz dinleyicisine de ulaştırmak istiyoruz.”

FİLİZ ZEYREK/ERHAN NOYAN

İsviçre'de kurulan Dengê Bakur grubu, 29 Ağustos'ta Zürih'te düzenlenecek 2. Kürt Kültür ve Sanat Festivali'nde sahne alacak. Festival öncesi hazırlıklarını sürdüren grup üyeleri gazetemize konuştu.

Grubun kurucularından Fehim Eyyüpoğlu, 2022 yılının Ekim ayında İsviçre'nin Graubünden kantonuna yerleştiğini belirterek grubun kuruluş sürecine dair şunları anlattı: "Graubünden'de üç arkadaşımla birlikte kültürel çalışmalar yürüttük, tüm etkinliklerde yer aldık. 2023'ün ortasında birlikte devam etme kararı aldık. Aynı yıl grubu kurduk." Grubun ismini de ortak bir kararla belirlediklerini anlatan Eyyüpoğlu, "Mezopotamya'da doğan insanlarız, seslendirdiğimiz ezgiler de o halkın, o kültürün ezgileri. Bu yüzden Dengê Bakur ismini uygun gördük" dedi.

27 yıldır müzikle uğraşıyor

Grubun diğer üyesi, Mardin'e bağlı Dêrik ilçesinde doğan Hayrettin Çelik. 41 yaşında ve 27 yıldır müzikle uğraşıyor. Yaklaşık dört yıldır İsviçre'de yaşayan Çelik, müzikle tanışmasında saz çalmayı çok seven abisinin etkisi olduğuna dikkat çekiyor. Bu etkilenmenin zamanla pratiğe dönüştüğünü ve İzmir'de bir müzik merkezine kaydolarak müzikle resmen tanıştığını belirten Çelik, şunları söyledi: "Üzerinden 27 sene geçti, hâlâ her gün müzik yapıyoruz, müzikle yaşıyoruz. Batı müziği olsun, Doğu müziği olsun, dünyanın her yerinde müzik aynı dili, aynı notaları konuşuyor."

İsviçre'de düzenlenen yerel festivallere özellikle davet edildiklerini, televizyon kanalları ve yerel kanallar tarafından çağrıldıklarını anlatan Çelik, İsviçrelilerin Kürtçe bilmemesine rağmen müziklerinden gerçekten etkilendiğini ve büyük ilgi gördüklerini sözlerine ekledi.

Müzik yaşamı MKM’de başladı

Grubun diğer üyesi Metin Dinç, Mardin'e bağlı Midyat'ta doğdu. 2022 yılında İsviçre'ye gelen Dinç, o günden bu yana arkadaşlarıyla birlikte müzik çalışmalarını sürdürüyor. Dinç'in kültürel mücadeleyle tanışması ise çok daha erken bir tarihe, 1992 yılına dayanıyor. Mezopotamya Kültür Merkezi'nin çocuk bölümünde başlayan bu yolculuk, zamanla gençlik dönemine ve müzikle tanışmasına uzandı. Dinç, 2008 yılından itibaren MKM bünyesinde yürüttüğü kültürel çalışmalara bölgesel düzeyde aktif olarak katıldığını ve bu emeğin bugün de sürdüğünü belirtti: "Yaşamım hâlâ müzikle devam ediyor."

Festivale sahip çıkalım

Repertuvarını oluştururken geleneksel Kürt müziğine önemli bir yer ayıran grup, bunun yanında farklı dönemlerden eserleri kendi yorumlarıyla harmanlıyor. Amaçları, geleneksel müziği olduğu gibi korurken günümüz dinleyicisine de ulaştırabilmek. Kürdistan'ın farklı bölgelerinden gelen üyeler, bu coğrafi çeşitliliği de repertuvarlarına yansıtıyor. Her bölgenin kendine özgü makamları, ritimleri ve anlatım biçimleri olduğunu belirten grup üyeleri, bu farklılıkları bir zenginlik olarak gördüklerini söyledi.

29 Ağustos'ta Zürih'te, Hardturmstrasse'de saat 14.00'te başlayacak festivalde Dengê Bakur, Koma Agirê Jiyan, Tara Memedova, Bajar, Kawa Urmiye, Govenda Swîsre ve Delîl Tofan gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşacak. Grup üyeleri sözlerini şu çağrıyla tamamlıyor: "Buradan herkese sesleniyoruz: Gelin, dilimize, kültürümüze ve müziğimize sahip çıkalım! 29 Ağustos'ta hepimiz Zürih'te, Kültür ve Sanat Festivali'nde olalım. Sesimiz her yerde yükselsin; gelin, direniş ruhuyla ayakta duralım ve varlığımıza sahip çıkalım!"