Küresel anti Kürt ittifak da var

Fikret Başkaya
- Prof. Fikret Başkaya, Kürtlerin geride kalan 100 yılda küresel bir anti Kürt ittifakla yüzleşmek zorunda kaldığını ama özgürlük mücadelesinden vazgeçmediğini söyledi.
- Dünyada 100 yıl boyunca zulme uğrayan başka bir halkı bilmediğini kaydeden Prof. Başkaya, "Mücadele devam edecek fakat Kobanê’deki kazanımlar mutlaka korunmalı" dedi.
Prof. Fikret Başkaya, Türkiyeli aydınların resmi ideoloji ile hareket ettiğini hatırlatarak, bu nedenle Rojava'ya saldırılara da gerekli tepkiyi vermediğini belirtti.
Aydın, sanatçı ve akademisyenlerden Rojava’ya yönelik saldırılara tepkiler gelmeye devam ediyor. HTŞ, DAİŞ ve Türkiye'ye bağlı çetelerin Rojava’ya yönelik saldırılarına tepki gösterenlerden Prof. Fikret Başkaya, saldırıların Kürtleri özgürlük mücadelesinden vazgeçiremediğini hatırlattı. Prof. Başkaya, "Bu geride kalan 100 yılda Kürtler küresel bir anti Kürt ittifakla yüzleşmek zorunda kaldı. Kürdistan’ın dört parçaya bölünmüş olması, mücadelenin başarısını büyük ölçüde olumsuz etkilemiş oldu. Zira herhangi birinde bir hareket oluştuğunda geri kalan üç devlet de teyakkuza geçiyordu. Dolayısıyla biriyle mücadele etmek, dördüyle başa çıkmak muazzam bir zorluk ortaya çıkardı fakat bütün bu zaman zarfında Kürtler, tabii ki özgürlük mücadelesinden vazgeçmedi" dedi.
Kobanê moral kaynağıdır
Saldırılara karşı Kürtlerin direnişinin bugün de devam ettiğini vurgulayan Fikret Başkaya, şöyle devam etti: "Bundan sonra da edecek. Biraz da makus talih denilebilir. Dünyada 100 yıl boyunca zulme uğrayan başka bir halkı şahsen bilmiyorum. Mücadele devam edecek fakat Kobanê’deki kazanımların mutlaka korunması gerekiyor. Çok hayati önemi var. Birçok bakımdan Kobanê örnek bir model ve bir moral kaynağı. Dolayısıyla bütün kalbimizle Kürt Hareketi'ni destekliyoruz."
Kürt sorununa doğru yaklaşılmadı
Savaş suçlarına karşı yeterli bir tepki oluşmadığını da belirten Prof. Başkaya, şunları söyledi: "Demokrat kamuoyunun gerekli tepkiyi gösterdiğini söyleyemem. Biliyorsunuz bizde resmi ideolojinin tahakkümü çok büyük bir hasar yarattı, geride kalan dönemde. Diplomalı kesim, ki onlara aydın diyorlar. Bunlar düzenin adamı. Bunlar, bu ırkçı şeyin farkında değiller. Şu anda tepki var, küçümsemiyorum ama yeterli değil. Demokrasi mücadelesi sonuçta. Bir halkın ezilmesi, insanlık onurunun zedelenmesi demek. Dolayısıyla Türkiye’de hiçbir zaman eğitimli kesimler, Kürt sorununa layık olduğu gibi yaklaşma basiretini gösteremedi maalesef. Bu da bizim için bir ayıp." AMED











