- QSD Genel Komutanlığı, Güvenliği Güçlendirme Operasyonu’na karşı başlatılan saldırı ve kara propagandaya işaret ederek, Kürt-Arap çatışması değil, çetelerle mücadelenin olduğunu belirterek, bunun kararlılıkla süreceğini bildirdi. ABD de QSD’ye desteğini teyit etti.
QSD, 27 Ağustos’ta Dêrezor ve Fırat'ın doğusunda DAİŞ’in gizli hücrelerine ve uyuşturucu ağlarına karşı "Güvenliğin Güçlendirilmesi" adı verilen bir operasyon başlattı. 9. gününde devam eden operasyonun başlamasıyla birlikte Özerk Yönetim karşıtı birçok grup ve çevre, Arap-Kürt savaşı propagandasına başladı. Türk devleti de hem Dışişleri Bakanlığı marifetiyle QSD’ye saldırıları destekledi hem de Minbic ve Til Temir’e saldırı başlattı.
ANHA’dan Cihan Bilgin’in güvenilir kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre; işgalci Türk devleti, Temmuz ve Ağustos aylarında Efrîn, Ezaz, Cerablus, Bab ve Serêkaniyê'de çete ve bazı yerel aşiretlerle farklı toplantılar gerçekleştirdi. MİT, Ağustos’ta Şam hükümetinden ayrılan 400 subayla Ezaz’a bağlı Hîwar Kilîs kasabasında bir toplantı gerçekleştirdi ve subayların eğitimlerine başladı. Türk askeri istihbaratı Serêkaniyê’nin Qetîna köyünde yerel aşiretlerle toplantı gerçekleştirdi; aşiretlerin özerk bölgelerdeki, Waşokanî ve Telayê kamplarındaki akrabalarıyla temasa geçerek onlara destek vermeleri istendi. Yine 11 Temmuz’daki toplantılarda da Özerk Yönetim bölgelerinde kaçakçılık ve uyuşturucuyu artırma tartışıldı. Türk devleti, Ağustos’un ortasında Serêkaniyê, Girê Spî, Cerablus, Bab gibi işgal ettiği bölgelerdeki bazı aşiretlerle bir kez daha toplandı; onları Dêrezor, Hesekê ve Reqa’da olan akrabalarıyla temasa geçmeye ve ayaklanmaya zorladı. Ayrıca Dêrezor gibi bölgelerde de “Kürtler Araplara saldırıyor” propagandası köpürtüldü. En son 21 Ağustos 2023'te Kilis'te 100 çete sorumlusunun katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Çeteler savaşa hazır olmaları direktifi verildi.
Dêrazor’da artan hareketlilik
Bu gelişmelerin ardından özellikle Fırat'ın doğusu ve Dêrazor'da çetelerin hareketleri arttı. Bunun üzerine durumu yakından takip eden QSD Genel Komutanlığı, operasyon başlattı. Operasyon sırasında yaşananlar, bu kirli planları daha da görünür hale getirdi. Harekatın 4. gününde bazı askeri ve istihbarat kaynaklar, Dêrazordaki çetelerin, QSD'ye saldırdığını ve işgal altındaki bölgelerden emir aldıklarını kaydetti.
Her ne kadar bazı sorunlar yaşansa da QSD, birçok planı sekteye uğrattı. İşgalci Türk devleti bu nedenle Minbiç, Til Temir, Eyn İsa ve Girê Spî'nin batısındaki kırsal bölgelere yeni saldırılar başlattı.
QSD: Savaşımız çetelerle
QSD Genel Komutanlığı, Güvenliği Güçlendirme Operasyonu ve yaşanan gelişmelere ilişkin önceki gün bir açıklama yaptı. Operasyonun başlamasından bir süre sonra bazı dış güçlerin müdahale girişimlerinde bulunarak, kirli planlarını uygulamak için bir fırsat olarak değerlendirmek istediğine işaret eden Komutanlık, özellikle son üç günde QSD ve Dêrazor Askeri Meclisi ile Fırat suyunun batısına geçen Şam hükümetinin güvenlik kurumlarına bağlı silahlı çeteler arasında çatışmalar yaşandığı bildirildi. Fırat nehrini ve Salihiyê hattına geçen çetelerin halk arasında fitne çıkararak, çatışmaların QSD güçleri ile Dêrazor halkı arasında yaşanıyormuş gibi bir görüntü vermek istediğinin altının çizildiği açıklamada, “Operasyon, Dêrazor halkı, bölgenin ileri gelenleri ve aşiretlerin talebi üzerine başlatılmıştır. Güçlerimiz ile Dêrazor halkı arasında herhangi bir çelişki ve sorun bulunmamaktadır, tersine QSD’nin bölge halkını DAIŞ zulmünden kurtardığı, şimdiye kadar koruduğu, bölgenin güvenlik ve istikrarını sağladığı herkes tarafından bilinen bir gerçektir” denildi.
Kürt-Arap çatışması değil
Yapılan antipropagandaların amacının QSD ile Arap aşiretleri arasında bir çatışma varmış gibi göstermek olduğu kaydedilen açıklamada, şunlar belirtildi: “Fitne yaratılarak QSD ve halk arasındaki birliği bozmaya yönelik girişimlerin ötesinde bir şey değildir. Bazı karşıt kesimler mevcut durumu, Kürt-Arap çelişkisi şeklinde göstermeye çalışmaktadır. Suriye krizinin başlangıcından itibaren var olan bu oyunlarla devrim hattı tersyüz edilerek din, mezhep ve etnik kimlikler arasındaki savaş olarak gösterilmek istenmektedir. 2013’ten itibaren QSD ile DAIŞ arasındaki savaşı Kürt-Arap savaşı olarak göstermeye çalışan birçok çevrenin bu politikaları günümüzde de devam ediyor. Arap, Kürt, Süryani ve Ermeni kızları ve oğulları Özerk Yönetimi’n tüm kurumları ile QSD’nin bileşenlerinde 8 yıldır omuz omuza mücadele veriyor, topraklarımızı çetelerden özgürleştirmek için kanlarını dökmüştür. QSD bölge halklarının, özellikle de Arap ve Kürt halklarının birliğinin ispatıdır. Bu nedenledir ki art niyetliler bu birliği bozma ve halkın duygularıyla oynama girişimlerini arttırmaktadır.
Şantaj yapanlara cevap
QSD’nin bu oyunlara karşı tutumu da bölgeyi tüm bileşenleri ile korumaktır. Bu da fitne ve oyunlara verilecek en güçlü cevaptır. İşgalci Türk devleti ve bağlı çeteleri de bu durumu fırsat bilerek 5 koldan Minbic Askeri Meclisi savunma hatlarına saldırmıştır. Minbic Askeri Meclisi savaşçıları da kahramanca cevap vererek tüm saldırıları püskürtmüş, bir savunma hattına ulaşan çete grubunu etkisiz hala getirmiş ve işgalci Türk devletinin çetelerine büyük darbe vurmuştur. Bu, bölge haklarına ve güvenliğine şantaj yapanlara karşı QSD’nin en büyük cevabı olmuştur.
Aşiretlerle iletişim halindeyiz
QSD tüm bölge halklarının savunma gücüdür. Mevcut savaş QSD ile işgalci Türk devleti çeteleri ve Şam hükümeti güvenliğine bağlı kesimler arasında yaşanıyor. QSD ve bölge aşiretleri arsında herhangi bir çelişki yoktur, aşiretlerle sürekli iletişim halindeyiz. Fedakarlığımız bölge halklarının güvenliği, bölgenin istikrarı ve barışı içindir. QSD bu misyonunu yerine getirmede tereddüt yaşamayacaktır.”
ABD desteğini yineledi
ABD’nin Suriye Büyükelçiliği de Dêrezor’daki duruma ilişkin açıklama yaptı QSD’ye desteğini tekrarladı. Açıklama şöyle: “ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İlişkilerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Ethan Goldrich ve DAİŞ’e Karşı Uluslararası Koalisyon Güçleri Genel Komutanı Joel B. Vowell, Demokratik Suriye Güçleri (DSG), Demokratik Suriye Meclisi (MSD) ve Dêrezor’daki aşiretlerin liderleri ile bir araya geldi. Dêrazor sakinlerinin şikayetlerinin ele alınmasının önemi, yabancıların Dêrazora müdahale etmesi tehlikesi, sivil ölümleri ve kayıpların önlenmesi ihtiyacı ve şiddetin mümkün olan en kısa sürede azaltılması ihtiyacı üzerinde anlaştılar. Müsteşar Yardımcısı Ethan Goldrich ve DAİŞ’e Karşı Uluslararası Koalisyon Güçleri Genel Komutanı Joel B. Vowell, DAİŞ’e karşı mücadelede ABD'nin QSD ile güçlü ortaklığının önemini yineledi.” HABER MERKEZİ