Kürt kadınlarının direnişi kırılmak isteniyor
Kadın Haberleri —

Aysel Tuğluk
- ATK’nin Aysel Tuğluk’un “cezai sorumluluğu vardır” raporuna insan hakları savuncularından ve siyasetçi kadınlardan tepki geldi. Kadınlar, Aysel Tuğluk şahsında Kürt kadınlarının direnişi kırılmak isteniyor dedi.
DİLAN BABAT / JINNEWS-ANKARA
Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve “demans” teşhisi konulan Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un 1 Şubat 2022 tarihinde götürüldüğü Adli Tıp Kurumu (ATK), bir kez daha "cezaevinde kalabilir” raporu verdi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Kadın Meclisi Sözcüsü Zeyno Bayramoğlu ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut, hasta tutsaklar ve özelde Aysel Tuğluk’un durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Direngenliği iktidarı rahatsız ediyor
Aysel Tuğluk’un Kürt siyasi mücadelesinde ilk kadın eşbaşkan olmasının Türkiye siyasetinde kadınları bir adım öne taşıyan bir durum olduğunu söyleyen Zeyno Bayramoğlu, saldırılara rağmen Tuğluk’un mücadelesinden asla vazgeçmediğini kaydetti. Bayramoğlu, “Cezaevine girdiği zaman çok büyük şeyler yaşadı ve bizler bunun canlı tanıklarıyız. Aysel’in mücadele kimliği ve direngenliği iktidarı rahatsız ediyordu. Bu durumda iktidar mücadelesi ile baş edemediği birini şu an cezaevinde zayıf gördüğü yerde baskılamaya çalışıyor. İktidarın Aysel Tuğluk’a dönük yaklaşımlarını ‘düşman hukuku’ olarak görmüyorum. Düşman hukukunun bile belirli kriterleri vardır ama bu durum çok öte bir şey. İktidar ve ATK’nin bu tavrı ‘zevk alma’ haline gelmiş durumda. Bu ülkenin hala bir ‘anayasası ve hukuku’ var ve iktidar bunu uygulamak zorunda” dedi.
Kürt kadınlarına ölüm dayatılıyor
Aysel Tuğluk ve Kürt kadınlarının cezaevinde güçlü bir duruşu olduğunu dile getiren Bayramoğlu, Garibe Gezer’in ardından cezaevinden çıkan tabutlara dikkat çekti. Bayramoğlu, “Kürt kadın mücadelesi büyük bir direnişle bugünlere geldi ve bu direnişin karşısında bir rahatsızlık ve zulümde geliyor. İktidar Kürt kadınlarından gelecek bir direnişi, hele hele cezaevinden gelmesini hiç istemiyor ve hemen ölümü dayatıyor” diye konuştu.
ATK’nin doktorlar Nazi kampındaki doktorlar gibi
ATK’nin hasta tutsaklara dönük verdiği “cezaevinde kalabilir” raporlarına da değinen Bayramoğlu, “Bu kadar bilimden uzak ve taraflı olarak verilen bir raporu kabul etmiyoruz. Bu zamanlar geçecek ve bu iktidar değişecek ve yargılanması gerekenlerden biri de bu raporları verenler olacak. Biraz etik ve tıp bilgisi olan kimse Aysel Tuğluk’u cezaevine yeniden gönderemez. Ama iktidar, insanları bir taraftan donarak ölüme mahkum ediyor diğer taraftan da cezaevlerinde bırakarak öldürüyor. ATK‘de bulunan doktorlar şu an Nazi kampındaki doktorlara benzemeye başladı” diye konuştu.
Cezaevlerinin tecrit mekanları olduğuna vurgu yapan Zeyno Bayram oğlu, dayanışmanın ve kampanyaların daha fazla büyümesi gerektiğini belirtti.
Düşman hukuku uygulanıyor
Cezaevlerinin uzun yıllardır her dönemin kanayan ve kapanmayan yarası olduğunu söyleyen İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut İHD’nin verilerine göre cezaevlerinde bin 600’den fazla hasta tutsağın olduğunu bunlardan 605’in ise “ağır hasta tutsak” olduğunu hatırlattı. Turgut, “Birçoğunun yaşı çok büyük, cezaevinde kalma koşulları mümkün değil. Aysel Tuğluk iyi bir insan hakları savunucusu, çok farklı bir yaşam yaşayabilmesi mümkün iken o tercihini halkların özgür ve eşitlik mücadelesine adadı. Aysel Tuğluk, evrensel hukuk kuralları hiçe sayılarak tahliye edilmiyor. Aysel’in şahsında bir düşman hukuku uygulanıyor” dedi.
ATK’ler mahkeme gibi davranıyor
Aysel Tuğluk şahsında Kürt kadınlarının cezalandırıldığına dikkat çeken Turgut, “Hak mücadelesi veren kadınlar tutsak durumdalar. Dava dosyalarına bakıldığında içeriği olmayan ve siyasi olmalarından kaynaklı hapiste tutuluyorlar. Hukuk işlemiş olsaydı bugün hiçbiri hapiste olmayacaktı” diye belirtti. ATK’lerin özel mahkemeler gibi davrandığını belirten Turgut, bilimsel rapor vermek zorunda olduklarını ifade etti.
Turgut şöyle dedi: STK’ların hak savunucuların ve kadın örgütlerin iktidar tarafından taleplerinin bir kıymeti yok. Tamamen politik bakılıyor. Normal hukuk kuralları işletildiğinde Aysel Tuğluk’un şimdiye kadar dışarıda olması gerekiyor. Hak savunucuları olarak hasta tutsakların özgürlüklerini istemeye devam edeceğiz.
Uluslararası kurumlara mektup
“Aysel Tuğluk’a İçin 1000 Kadın” kampanya grubu demans tanısı konulan, hastanenin “cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen hâlâ cezaevinde tutulan Aysel Tuğluk için uluslararası kurumlara mektup gönderdi.
Tuğluk'un serbest bırakılması ve tedavi edilmesi için 6 bin imza topladıklarını belirten kadınlar, Birleşmiş Milletler (BM) Yüksek Komiserliğini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesini, Avrupa Konseyi Başkanlığını, BM Sağlıktan Sorumlu Raportörü, BM İşkenceden Sorumlu Raportörü ve Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesini (CPT) harekete geçmeye çağırdı.
BM, AİHM, AK, CPT’ye neden mektup gönderdiklerine ilişkin açıklama yapan kadınlar, “Aysel Tuğluk’un yaşadığı ağır hastalığa ilişkin yetkili sağlık kurumlarının hazırladığı 'cezaevinde kalamaz' raporlarının dikkate alınmasını; Aysel Tuğluk’un derhal serbest bırakılarak tedavi olmasının sağlanmasını talep ettiğimizi yeniden ifade ettik” dedi.
Kadınlar, adalete, hukuka, insan haklarına uygun bir sürecin işletilmesi istedi.
Leyla Halid’den mesaj
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Politbüro üyesi Leyla Halid, Kürt kadın siyasetçi Aysel Tuğluk’a mesaj gönderdi. “Aysel Tuğluk İçin 1000 Kadın” tarafından paylaşılan mesajda Leyla Halid şunları söyledi: Sevgili Aysel, biz Filistinli kadınlar, sevgilerimizi ve dayanışmamızı gönderiyoruz. En kısa zamanda, Türkiye’deki cezaevlerinden tüm siyasi tutsaklarla birlikte özgürlüğünüze kavuşmanızı diliyoruz. Moralinizi yüksek tutun. Özgür olacaksınız.
Kadın avukatlardan Tuğluk için eylem
Kadın avukatlar, demans tanısı konulan ve geçtiğimiz hafta ikinci kez Adli Tıp Kurumu’na gönderilen Kürt kadın siyasetçi Aysel Tuğluk’un infazının ertelenmesi için eylem yapacak.
Bianet’in haberine göre, Tuğluk için daha “cezaevinde kalabilir” raporu veren ATK, 4 Şubat’ta Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiği raporda ise “cezai ehliyeti tam” dedi ancak “hafif bilişsel bozukluğu” olduğunu belirtti.
Durumu gün geçtikçe ağırlaşan Tuğluk için kadın avukatlar, Cuma günü İstanbul Barosu önünde saat 12:30’da açıklama yapacak. Avukatlar, Tuğluk’un infazın ertelenmesini ve tedavisi için bir an önce serbest bırakılmasını isteyecek.
HABER MERKEZİ













