• Türk Tarım ve Orman Bakanlığının, 1993’te zorla boşaltılan Cizîr’in Şax ve Hebler köylerini, 2009'da da 49 yıllığına Türk Savunma Bakanlığına kiraladığına dair belge ortaya çıktı.

 

Cûdî Dağı eteklerinde bulunan iki köyün kiralandığına dair MA'dan Emrullah Acar'ın ulaştığı belgeye göre; söz konusu kiralama, 10 Mart 2009'da gerçekleşti. Söz konusu kiralanan alan 758 bin 736 metrekare. Bu alan içinde köylülerin tapulu arazileri ve taşınmazları da yer alırken, alanın atış ve tatbikat alanı olarak kullanıldığı öğrenildi. 

Belgede söz konusu kullanma izni verilen arazide icra edilen atış faaliyeti esnasında yerleşim alanı olmayan bölgelerin kullanıldığı ve kullanılmayan eski mülklerin bulunduğu alana isabet edecek şekilde bir atış faaliyetinin gerçekleştirilmediği iddia edildi. Savunma Bakanlığı Lojistik Genel Müdürlüğü imzasını taşıyan belge, 26 Eylül 2025'te oluşturulmuş. Belgede arazide özel mülk, köy ortak alanı ve mera bulunup bulunmadığı bilgisinin Savunma Bakanlığında olmadığı ileri sürüldü. 

Köylülere yasak

Köyde tapulu arazi ve taşınmazları olan köylülerin köye girişleri yasaklı. Köylüler, 'özel güvenlik bölgesi' kararının Mayıs 2025'te kaldırılması sonrası köylerine saatlik ya da günlük ziyaretlerde bulunabiliyor, ancak bahçe ve tarlalarında herhangi bir üretim yapamıyor. Atış talimi ve tatbikat olduğu dönemlerde ise köylülerin köyü ziyaret etmesi tamamen yasaklanıyor.

Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünün kararı doğrultusunda Şax Kalesi ve yerleşim alanı 1. derece arkeolojik sit alanı olarak 2024’te tescillenmesine rağmen köyde birçok kez atış talimi ve tatbikatlar düzenlenmekte. Arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan alanlarda korumaya yönelik bilimsel çalışmalar haricinde hiçbir yapılaşmaya veya faaliyete izin verilmemesi gerekir. 

Baraj ve HES planlanıyor

Devlet Su İşleri (DSİ) 10. Bölge Müdürlüğü, Cûdî Dağı’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Nêrdûş Deresi üzerinde baraj yapmayı planlıyor. Barajın yanı sıra bölgede Hidroelektrik Santrali (HES), sulama projesi, malzeme ocakları, kırma-yıkama-eleme tesisi ve beton santrali gibi projeler de yer alıyor. Bu projelerle Botan doğası talan edilmek isteniyor. Yapılacak olan baraj ile birlikte tarihi ve doğa güzelliğine sahip Şax ve Hebler köylerinin de büyük bir kısmı sular altında bırakılacak. Şax köyünde Keyser (Dûşê), Çeko, Keçikê, Kardu (Mangûlî), Bagiyê, Xirabe (Îbrahîm Paşa) ve Bedîrxan Beg isimlerinde 7 kale bulunuyor. Bu tarihi yapılar barajla birlikte sular altında kalacak. 

***

Dêrsim'de 150'den fazla maden faaliyeti sürüyor

TMMOB Dêrsim Şubesi İKK Sekreteri Uğur Beycan, Dêrsim'de 150'nin üzerinde maden faaliyeti ekokırım gerçekleştirildiğini söyledi.  

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) 59 ilde 182 adet sahada toplam 54 bin 746 hektarlık (76 bin 675 futbol sahası genişliğinde) alanı Ocak'ta ihaleye çıkardı. Şubat'ta ise 67 ilde tam 485 adet maden ruhsat sahasını satılığa çıkardı. Bu 485 ruhsat alanının 288 tane maden sahası ise bin hektardan büyük sahalar. 

Kuzey'in 24 ili ve 192 ilçesi

Doğası büyük ölçüde tehlike altında olan Kuzey Kürdistan'ın 24 kenti ve 192 ilçesinde, 2025'te 2 bin 207 Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusu yapıldı, 625’i hakkında “ÇED gerekli değildir” kararı verildi. Dêrsim, hem madenlerle hem de RES, GES, JES ve barajlar ile talan edilmek isteniyor. MA'dan Uğurcan Boztaş'a konuşan TMMOB Dêrsim Şubesi İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Uğur Beycan, Dêrsim'de şu anda 150'nin üzerinde maden faaliyeti yürütüldüğünü aktardı. Pulur'un (Ovacık) yüzde 26'sının, Munzur Dağları'nın yüzde 22'sinin, Dêrsim'deki meraların yüzde 56'sının ve tabiat parklarının da yüzde 42'sinin madenlerle ruhsatlandırılmak istendiğini söyleyen Beycan, şunları paylaştı: "Bu faaliyetlerin yaklaşık yüzde 46'sı maden arama aşamasında, yüzde 4'ü ruhsat aşamasında ve yüzde 2'si de işletme aşamasında. Bu maden faaliyetleri, ağır metaller yani alüminyum, bakır, altın, kadmiyum gibi madenler üzerine şekilleniyor. Örneklendirecek olursak, Hozat-Ovacık sınırı dediğimiz Karaoğlan'nın tamamının neredeyse madene ruhsatlandırıldığını biliyoruz. Hemen Ovacık'ın arka sırtlarında Mercanların, Havaçor kısmında İliç bölgesinde bir altın madeni faaliyeti yürütülüyor."

Madencilik faaliyetlerinde mühendislik disiplinlerinin dikkate alınmamasının sonuçlarından birisinin ekokırım olduğunun altını çizen Beycan, "Bölgede bugün krom, altın ve bakır madenleri birçok alanda yayılmış durumda. Bir Cerattepe gerçekliği var, Cerattepe boşaltılacak. Yani neredeyse bir kentin altı boşaltılmış durumda. 'Pirit elementi bulduk' diyorlar. Pirit elementinin olduğu yerde altında bakır da bulunur. Hâlâ orada bakır madenciliğinin yanında bir de altın madenciliği yapma eğilimi var. Bugün baktığınız zaman Cûdî ve Gabar dağlarında maden faaliyetleri yürütülüyor. Bugün Dêrsim'de çok yoğun maden faaliyetleri planlamaları var" dedi.

Toplumsal ve hukuki mücadele

Bu maden faaliyetlerine karşı halkı merkezine alan bir mücadelenin verilmesi gerektiğini belirten Beycan, toplumsal mücadele ile hukuki mücadelenin paralel götürülmesinin önemli olduğunu söyledi. Beycan, şöyle devam etti: "Madencilik faaliyetlerinin doğaya, topluma, insanlığa nasıl zarar verdiğini insanlara anlatmamız lazım. Dêrsim'in özelinden bir bölgenin tamamına kadar ortak aklın yaratılmasından, demokratik kitle örgütlerinden siyasi partilere kadar bu tartışmaları doğru yere oturtmaktan ve bunun merkezine de halkımızı oturtmaktan, bunun yanında hukuki süreçleri yürütmekten başka hiçbir alternatifimiz yok. Dêrsim halkı, çevre mücadelesinde rüştünü ispatlamış halktır. Kitle örgütü ve siyasi partilerin buradaki öncülerinin bu anlayışla doğru öncülük yapması lazım. O doğru öncülükle bugün ekokırım politikalarına karşı ekolojik yaşamı, ekolojik yaşamın gerekliliği ve esası olan özgür yaşamı, özgür yaşamın gerekliliği ve esası olan özgür doğayı korumaktan başka hiçbir çaremiz yok."

***

Bazirgân’da izinsiz GES

Giyadîn'in Bazirgân köyünde, çalışma izni olmadan GES kurulumu başlatan şirket çalışanları ile duruma tepki gösteren köylüler arasında gerginlik yaşandı.

Agirî'nin Gîyadîn (Diyadin) ilçesine bağlı Bazirgân (Satıcılar) köyünde, çalışma izinleri ve resmi belgeleri olmadan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi için alana giren şirket çalışanları, köylülerin tepkisiyle karşılaştı. Belgeleri olmadan faaliyetlerini sürdüren şirket çalışanları ile köy halkı arasında gerginlik yaşandı. İş makinelerinin alanda çalışmaya devam etmesi üzerine bölgeye giden Bazirgân sakinleri, şirket yetkililerine izin belgelerini sordu. Herhangi bir belge ibraz edilememesine rağmen faaliyetlerin sürdürülmesine tepki gösteren köylüler, "Çalışma izniniz yok, neden hâlâ buradasınız? Belgeniz olmadan toprağımıza hangi hakla giriyorsunuz?"diye sordu.

Haber hazırlanırken şirket çalışanlarının faaliyetlerini durdurmadığı alanda köylülerin bekleyişi ise sürüyordu.