• 17 yaşında cezaevine atılan ve 26 yıllık tutsak olan açlık grevindeki oğluyla gurur duyan Şükriye Kızıldağ, "Kürt, hiçbir şey yapmasın, siyasete girmesin, Kürt olmasın, diyorlar ama biz varız" dedi.

İmralı tecridine karşı 200 gün süren açlık grevi eylemleri sırasında tutuklu bulunduğu cezaevinde yaşamına son veren Zülküf Gezen’in annesi Havva Gezen, herkesi açlık grevlerine sahip çıkmaya çağırdı.

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsakların, Kürt Halk Önderi üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle 27 Kasım’da başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi, 112. gününde devam ediyor. Eylemi, dünden itibaren 23. grup devraldı. Aynı amaçla Mexmûr Şehit Aileleri Derneği’nde 91, Yunanistan’ın Lavrio Kampı’nda ise 74 gündür açlık grevi yapılıyor. Açlık grevleri karşısında hükümet sessizliğini sürdürürken, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, tutsak yakınları ve yurttaşlar, taleplerin karşılanması için çağrı yapıyor.

Cenazeler çıkmasın

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’in tecridin kaldırılması için 8 Kasım 2018 tutulduğu Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde başlattığı ve kısa sürede tüm cezaevlerine yayılan eylemler sırasında bazı tutsaklar yaşamına son vermişti. Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutulan Zülküf Gezen de tecride dikkat çekmek amacıyla 17 Mart 2019’da bedenini ateşe vererek, şehit olmuştu. 33 yaşındaki Gezen’den sonra Ayten Beçet (24) 23 Mart'ta Gebze Kadın Kapalı Cezaevi'nde, Zehra Sağlam (23) 24 Mart'ta Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi'nde, Medya Çınar (24) 25 Mart'ta Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde, Yonca Akici 29 Mart’ta Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde, Siraç Yüksek 2 Nisan’da Osmaniye 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'nde, Mahsum Pamay ise 5 Nisan’da Elazığ 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde şehadete ulaştılar.

 Annesi konuştu

Gezen’in şehadetinin üzerinden iki yıl geçti. MA’ya konuşan anne Havva Gezen, Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevi eylemleri ile bugün 112. gününde devam eden açlık grevleri eylemlerinin, aynı talepler doğrultusunda gerçekleştiğini hatırlattı. Gezen, “Zülküf ve arkadaşları yaşamlarına son vermeseydi, Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılmaz ve daha fazla kişi yaşamını yitirirdi. Yaptıkları eylemlerin ses getirmesiyle birlikte görüşmeler gerçekleştirildi” dedi.

Yalnız bırakılmasınlar

 Açlık grevlerinin ölüm orucuna dönüşme ihtimalinin bulunduğuna işaret eden Gezen, herkesi açlık grevi eylemlerine sahip çıkmaya çağırdı. Gezen, şunları dile getirdi: “Bizim yüreğimiz yandı ama diğer annelerin yürekleri yanmasın. Cezaevlerinde bir daha cenazeler çıkmasın. Herkes açlık grevlerine ses olsun ve tutuklulara sahip çıksın. Tutuklular, başta Sayın Öcalan olmak üzere tüm Kürt halkı için bu eylemleri başlattılar, bu yüzden herkes bu eylemlere sahip çıksın. Tutuklular, hepimiz için bu mücadeleyi veriyorlar dolayısıyla bütün talepleri talebimizdir.” 

Kürt hiçbir şey yapmasın mı?

Açlık grevindeki tutsaklardan Balıkesir Cezaevi’nde tutulan Ramazan Kızıldağ’ın annesi Şükriye Kızıldağ da Jinnews’e konuştu. Ramazan’ın 17 yaşında cezaevine girdiğini ve 26 yıldır tutsak olduğuna dikkat çeken Kızıldağ, “26 yıldır bütün cezaevlerini gezdirdiler. Biz birbirimize hasret kaldık. Ne anne evladını ne de evlat annesini kucaklıyor. Biz de diğer insanlar gibi çocuklarımızı rahat büyütmek istiyoruz ama devlet baskı yapıyor çocuklarımıza. Çocuklarımızı ya öldürüyor ya da cezaevine atıyor” dedi.

Devlet korkuyor

 Devlet için çocuk, yaşlı, kadın, erkek fark etmediğini, her Kürt’ten korktuğunu kaydeden Kızıldağ, “Geçen gün 70 yaşın üzerindeki Barış Anneleri’ni de içeri aldılar. Kürtlerin siyaset yapmasını istemiyorlar. Bastırmaya, korkutmaya çalışıyorlar ama Kürtler korkmuyor. Kadınlardan daha fazla korkuyorlar” vurgusu yaptı.

Oğlumla gurur duyuyorum

 Ramazan’ın daha önce de dört ay açlık grevine ve ölüm orucuna girdiğini, artık insanların açlık grevine girmesini istemediğini söyleyen Kızıldağ, “Bedenen çok yıpranıyorlar. Oğlumla gurur duyuyorum. Halkına ihanet etmedi. Sağ olduğum sürece hep cezaevine gideceğim. Ben ondan vazgeçmem, onu her zaman destekliyorum” şeklinde konuştu.

Tüm ezilenlerin önderidir

 Öcalan’ın özgürlüğü için yapıldığına işaret eden Kızıldağ, “Abdullah Öcalan’ın cezaevinden çıkmasından önemli bir şey yok. Cezaevinden çıksa tüm sorunlar biter. Abdullah Öcalan sadece Kürtlerin değil tüm ezilen insanların önderidir” dedi. 

Cezaevlerinde artan hak ihlallerine de işaret eden Kızıldağ, cezaevinde gazete, dergi verilmediğini, tutsakların radyolarına el konulduğunu, cezaevine götürdükleri kitapların ise alınmayarak geri gönderildiğini aktardı. Kızıldağ, şunları ifade etti: “Koğuş aramalarını önceden daha az yapıyorlardı. Şimdi sık sık yapıyorlar. Baskın sonrasında hücre cezası veriyorlar. Bu nasıl bir öfkedir ki insanların başına bu kadar şey getiriyor. Buna son versin diyoruz. Çocuklarımızın cezaevinden cenazesi çıkmasın. Kadın, çocuk içeride hasta olan var, onları bıraksınlar. Allah bizi Kürt yaratmış, dilimiz Kürtçedir. Biz aslımızı, dilimizi kaybetmiyoruz. Kürt hiçbir şey yapmasın, siyasete girmesin, Kürt olmasın, diyorlar ama biz varız. Çocuklarımızın taleplerini kabul etsinler.”  AMED