- Tutsakların tahliyelerini engelleyen İdare ve Gözlem Kurulu’nun yol açtığı ihlallerinin araştırılmasına dair verilen araştırma önergesi, AKP-MHP’nin oylarıyla reddedildi.
Yeşil Sol Parti'nin, İdare ve Gözlem Kurullarının yol açtığı ihlallerinin araştırılmasına dair verdiği önerge, Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü. Yeşil Sol Parti grubu adına söz alan Wan Milletvekilli Zülküf Uçar, cezaevlerinde işkence, çıplak arama, ağız içi arama, ayakta sayım dayatması, Kürtçeye sansür, sağlığa erişim ve yaşam hakkının gaspına varan ihlaller yaşandığını; bütün bunları hak ihlali olarak açıklamanın bile yetersiz kalacağını söyledi.
Tutsaklar kapsam dışı bırakıldı
Uçar, küresel salgını fısata çeviren iktidarın, ayrımcı bir infaz yasasıyla sağladığı tahliyelerden siyasi tutsakları muaf tuttuğunu hatırlatarak, "Eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde yaşatma yükümlülüğü ihlal edilerek tüm siyasi mahpuslar, üstelik aralarında onca ağır hasta hükümlü bulunmasına rağmen kapsam dışı bırakılarak tahliye edilmemiştir” dedi.
Paralel mahkemeler kuruldu
Uçar, Adalet Bakanlığının yasa değişikliğinden 8 ay sonra, 29 Aralık'ta yeni bir yönetmelik yayınlayarak, tahliyeler konusundaki başvuruları değerlendiren Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının yorum alanını genişlettiğini, bileşimini değiştirdiğini ve bu kurulları mahkemelerin yerine geçen suçta ve cezada kanunilik ilkesini ortadan kaldıran, her yönüyle infazda temel ilkeye aykırı hale getirdiğini söyledi. Uçar, Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan yönetmelikte bu kurullara adeta yargılama yetkisi bahşedildiğini kaydetti.
Saadet Partisi destekledi
Yeşil Sol Parti’nin önergesine ilişkin söz alan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin ise Anayasa’nın 10. maddesine dikkat çekti. Din, dil, ırk ve siyasi düşünce gözetmeksizin herkese eşit davranılması gerektiğini kaydeden Şahin, “Ülkeyi yönetenlerin eşitlik ilkesine aykırı uygulamalara son vermesini özellikle istiyor, bu tür keyfiliklere itirazımızı açık bir şekilde ortaya koyuyoruz. Biz de cezasının yeterli bir bölümünü tamamlamış mahpuslar arasında koşullu salıverme, denetimli serbestlik gibi imkânlardan yararlanılması hususunda kurulların keyfî kararlar verdiğini, ayrımcılık yaptığını üzülerek görüyoruz” diye konuştu.
Devlet korumak zorundadır
CHP adına söz alan Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ise Türkiye'nin Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 140 ülke arasında 116’ncı olduğunu hatırlatarak, "Ceazevlerinde zulüm var. İnsan hakları temel evrensel bir haktır. Hiçbir insan için bu hak kesinlikle yok sayılamaz. Tutuklu ve hükümlüler, hangi siyasi görüşe mensup olurlarsa olsunlar can güvenlikleri, sağlıkları, yaşam koşulları devletin güvencesi altındadır. Devlet korumak zorundadır. İdare ve Gözlem Kurulu, ‘Kürtçe konuştun, halay çektin’ diye tahliyeyi engelliyor. Gelin, bu anlayışı ortadan kaldırmak adına ‘el vicdan’ diyerek olumlu oy verin” dedi.
Diğer parti temsilcilerinin konuşmaları ardından Yeşil Sol Parti’nin araştırma önergesi oylamaya sunuldu. Önerge, AKP-MHP blokunun oylarıyla reddedildi. ANKARA
*****
Torbadaki tutsak ayrımına itiraz
İnfaz Kanunu ile ilgili değişikliklerin yer aldığı kanun teklifinin Meclis Plan Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmesinin Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu kaydeden HDP, tutusaklara dönük ayrımcılığı kabul etmediklerini vurguladı.
HDP İnsan Hakları ve Hukuk Komisyonu, AKP’nin 8 Temmuz’da Meclis gündemine getirdiği; kira artırımından, memur ve emekli maaşlarına yapılacak zamma, deprem bölgelerindeki konteynerlara vergi muafiyetinden kurumlar vergisine kadar pek çok konuda değişiklik içeren torba kanun teklifine son anda İnfaz Kanunu ile ilgili değişiklikler de eklenmesi sonrası Meclis Plan Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmesine dair yazılı açıklama yayımladı. “İnfazda siyasi tutsaklara ayrımcılığı kabul etmiyoruz” başlıklı açıklamada, teklifin İnfaz Kanunu’nu değiştiren maddesinde hükümlülerin özgürlük gibi en temel hakkını etkileyen düzenlemelerin yer aldığına dikkat çekildi. Açıklamada, “Teklifteki geçici 10. madde ile hükümlülerin koşullu salıverme tarihinden önce açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlik şartları değiştirilecek, hükümlüler açık cezaevine ve denetimli serbestliğe üç yıl daha erken ayrılacaktır” ifadelerine yer verildi.
Tamamen hukuka aykırı
“Teklif hem biçim hem esas yönünden hukuka aykırıdır” vurgusu yapılan açıklamanın devamında, şunlar kaydedildi: “Özel af niteliğindedir. Dolayısıyla hem özel olarak bu maddenin hem de içinde bulunduğu torba kanunun bütünüyle Meclis İçtüzük 92. maddesine göre oylanması ve 5'te üç çoğunlukla kabul edilmesi gerekmektedir. İktidar bugüne kadar infaz düzenlemelerinin de içinde yer aldığı hiçbir torba kanunda bu yöntemi izlememiştir. Bu sebeple özel af niteliğindeki bu düzenlemenin Meclis’e bu yöntemle getirilmesi de kabul edilmesi de Anayasa’ya aykırıdır. Esas bakımından ise daha önceki infaz düzenlemeleri gibi yine siyasi tutsaklar kapsam dışı bırakılmıştır. Adli hükümlüler bu düzenlemelerle erken tahliye olabilecekken, siyasi tutsaklar bu düzenlemeden faydalanamayacaktır. Bu sebeple teklif içeriği, ayrımcılık yasağına ve eşitlik ilkesine göre de Anayasa’ya aykırıdır."
Düşman gibi görüyor
İktidarın bu ayrımcı kanun teklifinin, Anayasa'nın yanı sıra BM Kişisel ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi'ne, BM Cezaevlerine İlişkin Asgari Standart Kurallara, AİHS’e, Avrupa Cezaevi Kuralları'na; en başta da İnfaz Kanunu’na aykırı olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar ifade edildi: "İktidar siyasi tutsakları düşman gibi görerek lehe yapılan bütün düzenlemelerde kapsam dışı bırakmaktadır. Hükümlüler arasındaki bu çifte standart hukuka uygun olmadığı gibi vicdani ve ahlaki de değildir. Örgütlenme, ifade ve basın özgürlüğünün yok sayılarak siyasetçilerin, gazetecilerin, avukatların, insan hakları savunucularının, genel olarak tüm muhalif kesimin yargılanıp cezalandırıldığı ve hapsedildiği bu ülkede, hukuk bir intikam aracına dönüştüğü için bu kanun tasarısı adil de değildir.
Siyasi tutsakları da kapsamalı
Yapılacak tüm infaz değişikliklerinde adli suçlara uygulanacak her bir koşullu salıverme, açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlikten faydalanma koşulları siyasi tutsaklar açısından da uygulanmalıdır. İnfazda eşitliği savunuyoruz, ayrımcılığa ve düşmanlaştırmaya karşıyız ve Anayasa’ya aykırı bu düzenlemeyi asla kabul etmiyoruz. Meclis'i bu ayrımcı ve suç olan siyasi anlayışa karşı tutum almaya çağırıyoruz.” ANKARA
*****
6 aylık gecikmeyle çıktı
Tahliyesi keyfî gerekçelerle 6 ay ertelenen Zelal Fidan, cezaevinden çıktı.
Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde 13 Temmuz 2016'da bu yana tutuklu olan Zelal Fidan, 6 ay gecikmeli tahliye edildi. Bismil Belediye meclis üyeleri, Bismil Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER), Tutuklu Ailelerle Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER), Tevgera Jinên Azad (TJA), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Bismil ilçe yönetimi, Fidan'ı Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü önünde karşıladı.
Burada konuşan Fidan, “Böyle günlerde ne söylesem eksik kalacak. Evet bugün çıktım ama yıllardır içeride olan arkadaşlarımız var. Gönlümüz de aklımız da hep onlarda. Umut ediyorum ki en yakın zamanda tüm arkadaşlarımızla dışarıda kucaklaşırız. Umudum da tek isteğim de budur” dedi. AMED