• DBP Eşbaşkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, sürecin gelip devletin ne yapması gerektiği konusuna takıldığını; Kürt sorununu çözme konusunda karar verilmediğini; siyaset ile güvenlik bürokrasinin tartıştığını söyledi.
  • Eşbaşkan Uçar, sürecin temel eksiklerinden birisinin, devlet ve iktidar kanadında yapısal anlamda bir kurumsal muhataplığın eksikliği olduğunu vurgulayarak, yasal ve idari düzenlemelere gidilmesi gerektiğini kaydetti.

 

Rêber Apo'nun statüsünün hukukla tanımlanmasını isteyen DBP Ebaşkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Sayın Öcalan'ın 'umut hakkı'nı da aşan bir hukuka ihtiyaç var; daha geniş, daha kapsamlı iletişim koşullarının, özgür çalışır koşullarının olması gerekiyor" dedi. 

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında beklenen yasal düzenlemeler halen hayata geçirilmedi. Hükümet yetkililerinden sürecin ilerlediğine dair açıklamalar gelse de düzenlemeler noktasında adım atılmaması sürecin tıkandığı şeklinde değerlendiriliyor. Süreç kapsamında tartışılan Önder Apo'nun statüsü de Devlet Bahçeli'nin açıklama ve çağrılarına rağmen belirsizliğini koruyor. MA'nın sorularını yanıtlayan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, sürecin belli bir süredir ilerlemediğini belirterek, "Devlet, iktidar ya da bu işin yürütücüleri esasen ciddi bir aks değişikliğiyle karşı karşıya. Müzakere süreci gelip devletin ne yapması gerektiği konusunda kala kaldı. Devlet aklı görüyor, okuyor ama öyle gözüküyor ki Kürt sorununu çözme konusunda karar vermemiş. Devlet aklı, Kürt sorunu çözülmeden sürdürülebilir bir sürecin olmadığını biliyor. Bu konuda siyasetle güvenlik bürokrasinin bir tartışması var. Bahçeli'nin sözlerine yansıyan cesaret, bir pratiğe dönüşmediği için de esasen tekrara dönüşmüş oluyor. Bu, Meclis'te kurulan ama yasayla kurulmayan komisyon için de geçerli olan bir durum" dedi.

Yapamayacakların gerekçesi

Müzakere masasında konuşulanın Kürt sorununun çözümü olduğunun kabul edilmesinin önemine işaret eden Uçar, "İlk adımlardan birisi bu, çünkü 'terör' ve 'Terörsüz Türkiye' söylemi, yapamayacaklarının da gerekçesine dönüşmüş oluyor. Sayın Öcalan bu soruna ya da bu müzakere masasına 'Kürt sorununun temelli çözüm masası' diyorsa karşı tarafın da aynı pozisyonda olması gerekir. Devlet şuna da karar vermeli; Sayın Öcalan kim? Sayın Öcalan'ın 'umut hakkı'nı da aşan bir hukuka ihtiyaç var; daha geniş, daha kapsamlı iletişim koşullarının, özgür çalışır koşullarının olması gerekiyor" diye konuştu.

Statü ve yasal düzenleme

Bu sürecin temel eksiklerinden birisinin, devlet ve iktidar kanadında yapısal anlamda bir kurumsal muhataplığın eksikliği olduğunu vurgulayan Uçar, şunların da yapılması gerektiğini söyledi: "Başmüzakereci Sayın Öcalan'ın hukukunun netleştirilmesi gerekiyor. Bir geçiş süreci yasası ya da daha geniş anlamıyla bir barış yasasına ihtiyaç var. Peşi sıra demokratikleşme adı altında atılacak birçok adım var. Hasta tutsaklar bir vicdan meselesidir, yasa meselesi olmaktan çıktı. Kayyumlar, bu dönemin en büyük utançlarından birisi, onun düzeltilmesi gerek. Ana dil meselesi çok hızlıca halledilebilecek bir meseledir. Bunların hepsi ilk başta atılabilecek adımlardır." HABER MERKEZİ