Meclis bir yıl iktidara çalıştı

29 Temmuz 2020 Çarşamba - 14:05

  • 27. dönem 3. yasama döneminde, Bahçeli affı, çoklu baro, bekçi ordusu, sosyal medyaya teslimiyet ve güvenlik soruşturması gibi AKP-MHP hükümetinin dayattığı düzenlemeler yasallaştı.

DİREN YURTSEVER - MA/ANKARA

Muhalefetin “sansür” yasası olarak tanımladığı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi” Genel Kurul’da kabul edildikten sonra Meclis tatile girdi. Yeni yasama dönemi 1 Ekim’de başlayacak. Meclis’in 27. dönem 3. yasama yılı, salgın sürecinde ve en tartışmalı dönemlerden biri olarak tarihi geçti.

3. yasama yılı, 1 Ekim 2019’da başladı ve en yoğun zamanları 6 Kasım’da Plan ve Bütçe Komisyonu’na 2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nin gelmesinin ardından yaşandı. Salgın süreci ve sonrasında da muhalefetin karşı çıktığı birçok düzenleme kabul edildi.

Bahçeli affı

 Bunlardan en önemlisi ‘Bahçeli affı’ olarak bilinen infaz düzenlemesi oldu. Salgın öne sürülerek hazırlanan infaz yasası, yaklaşık 90 binin üzerinde kişinin tahliyesini sağladı. Genel Kurul görüşmeleri 86 saat sürdü. Siyasetçiler, gazeteciler, düşünce suçlularının İnfaz Yasası’nın dışında bırakılması eleştirilere neden oldu. Muhalefetin “örtülü kısmi af” olarak tanımadığı teklif, Genel Kurul’da 279 milletvekilinin “kabul”, 51 milletvekilinin “ret” oyuyla kabul edildi.

 Meclis, salgından dolayı çalışmalarına 17 Nisan’da ara verdi, 2 Haziran’da tekrar açıldı.

Bekçiler ordusu

Tatil sonrası Meclis’in ilk gündeminde bekçilerin yetkilerini genişleten yasa teklifi oldu. Bu yasa teklifi insan hakları örgütleri ve demokratik kamuoyu tarafından eleştirildi. AKP-MHP iktidarı, bekçilere neredeyse polis kadar yetki tanıyarak, toplumsal alanı tamamı kontrol almak istemekle eleştirildi.

İkinci yargı paketi ve Anayasaya Mahkemesi’nin “hak ihlali” kararına rağmen güvenlik soruşturması uygulamasını öngören teklif daha sonra kabul edildi.

Savunmaya darbe

 Kamuoyunda “çoklu baro” olarak bilinen Avukatlık Kanunu’nda yapılan düzenlemelerin Meclis gündemine gelmesi sokakları hareketlendirdi. Yasa, Ankara, İstanbul ve İzmir’de birden fazla baro kurulacak olması, baroların etkisiz hale getirilecek olması ve AKP’nin kendi barolarını kurarak, yargının savunma ayağını da etkisiz hale getirecek olması tepkilerin odağıydı. Teklifin komisyon görüşmeleri 52 saat sürdü. Türkiye ve Kuzey Kürdistan’ın dört bir yanında baro başkanları ve avukatlar “savunma yürüyüşü” yaparak Ankara’ya yürüdü. Polisin saldırısı altında baro başkanları Meclis önünde günlerce sabahladı.

Sosyal medyayı teslim alma

 9 maddeden oluşan sosyal medya teklifinin Genel Kurul görüşmeleri de bir gün sürdü. Muhalefet teklife ifade özgürlüğünü kısıtladığı, haber alma hakkını engellediği, kişisel verilerin korunması ile özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği nedeniyle Anayasa’ya aykırı gerekçesiyle itiraz etti.

Torba torba kanunlar

 AKP’nin yasa yöntemi haline gelen ve muhalefetin “çorba yasa” olarak eleştirdiği torba yasalar, 27. dönem 3. yasama yılında hayata geçirildi. Bu dönem 9 ayrı torba yasa Meclis’te kabul edildi. Bu torba yasaların içinde, Dijital Hizmet Vergisi Kanunu’nda düzenlemeler yaparak, “dijital hizmet vergisi” ile yeni vergi düzenlemesi vardı. Muhalefet dolaylı vergilerin yükünün yüzde 70’e dayandığını belirterek, yeni vergilere tepki gösterdi.

Halk yararına çıkmadı

 İktidar milletvekillerinin, salgının yurttaşlara ekonomik hayatta yarattığı zararları gidermek iddiasıyla “salgına karşı önlem” paketi olarak Meclis’e getirdiği “Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu” kabul edildi. Düzenleme, ücretsiz izne ayrılan, kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan veya işten çıkarıldığında işsizlik ödeneğine hak kazanamayan işçilere günlük 39,24 lira vermeyi sağladı. Muhalefet ise bu tutarı “sefalet ücreti” olarak tanımladı. Yasa ücretsiz izne çıkarılan ya da işsiz kalan işçilere aylık en fazla asgari ücretin altında bin 177 TL ödemeyi hükümleştirdi.

410 dokunulmazlık fezlekesi

Meclis’in 27. dönem 3. yasama yılına başladığı 1 Ekim 2019 ile 28 Temmuz 2020 tarihleri arasında Meclis’e toplamda 401 dokunulmazlık fezlekesi geldi. Bunlardan 354’ü HDP milletvekilleri hakkında.

Meclis’te 3. darbe

 Meclis Genel Kurulu’nda 4 Haziran’dan AKP’li Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Amed Milletvekili Musa Farisoğulları ile CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun kesinleşmiş yargı kararlarını okumasıyla vekillikleri düşürüldü. Vekilliklerin düşürülmesi, 2 Mart 1994 ve 4 Kasım 2016’te benzer şekilde vekilliklerin düşürülmesi ve tutuklanmalarından sonra 4 Haziran, Meclis’te 3’üncü “siyasi darbe” olarak tarihe geçti.

Meclis denetimi yok

 Parlamenter sistemden ayrılarak “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçilmesiyle birlikte Meclis’te denetim azaldı. Verilen soru önergelerinin çoğu yanıtlanmadı ve gelen cevaplar da doyurucu nitelikte olmadı. Meclis’e 14 Temmuz 2020 itibarıyla verilen soru önergesi sayısı 31 bin 264. Bu rakam içinde cevaplanan soru önerge sayısı ise yaklaşık 10 bin 128 iken, süresi içinde yanıtlanan önerge sayısı ise 3 bin 128.

En az yanıt HDP’ye

 HDP, 6 bin 334 soru önergesi verdi. Soru önergelerinin 3 bin 881’i cevaplanmazken, bin 785’i süresi geçtikten sonra olmak üzere toplamda 2 bin 328’i yanıtlandı. Muhalefet partileri içinde soru önergeleri en fazla cevaplanmayan parti HDP oldu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.