Meslek Fabrikası gasp edildi

Meslek Fabrikası

Meslek Fabrikası

  • Vakıflar Genel Müdürlüğünün el koyduğu Meslek Fabrikası’nda binlerce kişinin yararlandığı ücretsiz eğitimler durdu.

Meslek Fabrikası’nın faaliyet yürüttüğü yapı İzmir’in üretim ve kamusal yaşam tarihinin sürekliliğini taşıyan bir mekan. 1926’da belediye mülkiyetine devredilen bina, uzun yıllar kamu hizmetlerinde kullanıldıktan sonra 2015-2017 arasında yaklaşık 17 milyon liralık yatırımla restore edilerek Meslek Fabrikası’na dönüştürüldü. İzBB’nin aktardığı bilgilere göre; 29 merkezde açılan 5 bin 800 kursla 145 bini aşkın yurttaşa eğitim verildi; yalnızca Halkapınar’daki merkezde 2016’dan bu yana 13 bini aşkın kişi mezun oldu. 35 alan ve 215 branşta sürdürülen eğitimlerle on binlerce kişi istihdama yönlendirilirken, binlercesi doğrudan iş hayatına katıldı.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ekim 2025’te belediyeye bilgi vermeksizin Meslek Fabrikası, Egemenlik Binası ve Tepecik’teki eski gasilhane için tapu müdürlüğüne başvurdu ve binayı kendi adına tescil ettirdi. Yıllarca önce bedeli ödenerek sicilden silinen vakıf şerhlerinin, tam da bu el koyma işleminden önce “yeniden ortaya çıkması” ise ayrı bir tartışma konusu. Belediye dava açtı, mahkemeden tedbir aldı, mahkeme tedbiri kaldırdı, üst mahkemeye itiraz etti, ret yedi. Hafta başında da sabah erkenden polis ablukası geldi, bina fiilen işgal edildi.

Evrensel muhabirleri Eda Aktaş ve Emirhan Durmaz'a konuşan Meslek Fabrikası’nda Personel Özlük ve İnsan Kaynakları eğitimi alan Semra Doğan, “Burada insanlar eğitim alıyor, meslek edinmek istiyor. Herkesin parası yok ki gidip parayla kurs için bir yerlere yazılsın. Bu yerlerin kapatılmasını istemiyoruz” dedi.

Kurslarla iş sağlanıyordu

Defne Yılmaz ise yüksek lisansa hazırlanan bir öğrenci olduğunu belirterek, bu süreçte aynı zamanda çalışabilmek için baristalık eğitimi almak istediğini söyledi. Öncelikle özel kursları araştırdığını ifade eden Yılmaz, “Yaklaşık 25-30 bin liraya varan kurs ücretlerini gördüm. Ayrıca malzemeleri de bizim götürmemiz isteniyordu. Bu benim karşılayabileceğim bir durum değildi. Daha sonra Meslek Fabrikası’nda kursa başladım. Tüm ihtiyaçları Meslek Fabrikası karşıladı. Kurs sonrasında barista ilanlarına başvurabildim. Yönlendirdikleri platformlar üzerinden iş bulma imkanı sağlıyorlar” diye konuştu. Binaya el konulmasının birçok genç için ücretsiz kurs ve eğitim hakkının engellenmesi anlamına geldiğini vurguladı.

Eşyalar içeride, eğitimler durdu

Yaklaşık 225 belediye emekçisinin binada çalıştığını, onlardan birinin de kendisi olduğunu söyleyen Şule Alpsoy, binaya girişlerin engellenmesiyle birlikte eğitimlerin durduğunu, çalışanların ise kişisel eşyalarına dahi ulaşamadıklarını belirtti.

Meslek Fabrikası’nda kuruluşundan bu yana çalışan Sema Boyacıoğlu da binaya girişlerin engellenmesiyle birlikte yaşanan mağduriyeti anlattı. Personelin binaya alınmadığını ve işlerin yarım kaldığını belirten Boyacıoğlu, yalnızca yanlarına alabildikleri dosya ve materyallerle dışarıdan çalışmaya devam etmeye çalıştıklarını söyledi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, işlemini Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesine dayandırıyor. Belediye buna karşı çıkıyor; vakıf şerhlerinin 2007'de bedeli ödenerek kaldırıldığını, binanın hiçbir zaman vakıf tarafından inşa edilmediğini, dolayısıyla bu maddenin uygulanamayacağını tarihi belgelerle kanıtlıyor. Dava ise devam ediyor. İki kamu kurumu arasındaki mülkiyet anlaşmazlığında, mahkeme süreci tamamlanmadan polis zoruyla sabahın 5’inde şafak sökmeden tahliye girişimi başlatmak olağan bir idari süreçten ziyade güç gösterisi niteliği taşıyor. Türkiye’nin farklı dönemlerinde muhalefet belediyelerinin hizmetleri, mülkleri ve kaynakları üzerinde benzer bir baskı biçimi defalarca denendi. İZMİR

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.