Mehmet Edip toprağa verildi, Mehmet Emin'i de katletmeyin

Mehmet Edip Taşar cenaze töreni
- Başvurulara rağmen tahliye edilmeyen ve yaşamını yitiren hasta tutsak Mehmet Edip Taşar, memleketi Êlih’te kitlesel bir şekilde toprağa verildi. Hasta tutsak Mehmet Emin Çam'ın ise sağlığına dikkat çekilerek, tabutla tahliye edilmemesi istendi.
Marmara 5 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde 27 Aralık 2022'den itibaren tutulan ve İHD'nin ağır hasta tutsak listesinde yer alan Mehmet Edip Taşar, tedavi gördüğü Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde yaşamını yitirmişti. Taşar’ın naaşı, getirildiği memleketi Êlih’in Xincika köyünde karşılandı. Karşılamaya, Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) ve Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), kentte bulunan siyasi parti ve sivil toplum örgütleri de katıldı. Karşılamanın ardından Êlih merkez Tilmêrc Mahallesi'nde bulunan Tilmêrc mezarlığına getirilen Taşar’ın naaşı, toprağa verildi. Burada konuşan TUAY-DER Êlih Şube Eşbaşkanı Hasan Arığtekin, “Şehidimizin karşısında çok fazla söyleyecek bir şey bulamıyorum. Arkadaşımız, hem zindanda hem de dışarıda halkımızın özgür bir şekilde yaşaması için şehit olana kadar direndi. Büyük bir hüzünle arkadaşımızı bu gün toprağa verdik. Acımız çok büyük. Başta ailesi olmak üzere Kürt halkı ve Önder Öcalan’ın başı sağ olsun” dedi.
Ardından konuşan Taşar’ın kardeşi Mervan Taşar, “Şehit, bütün Kürt halkının şehididir. Bizi yalnız bırakmadığınız için herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Birçok kentten çağrı yapıldı
Bu arada İnsan hakları ve hukuk örgütleri birçok kentte hasta tutsak Mehmet Emin Çam’ın durumuna ilişkin açıklama yaparak tahliye edilmesi çağrısında bulundu. İstanbul'daki toplantıda konuşan İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Sözcüsü Meral Nergis Şahin, tahliye edilmeyerek katledilen Mehmet Edip Taşar’ın durumunun kendilerini üzdüğünü belirterek, hasta tutsak Mehmet Emin Çam’ın acilen serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.
Cizîr’de (Cizre) İHD Eşbaşkanları Oya Ersoy ve Cihan Aydın'ın da katıldığı toplantıda konuşan İHD Şirnex Şubesi Eşbaşkanı Şivan Sakman, “Mevcut sağlık durumu dikkate alındığında Mehmet Emin Çam’ın hapishanede tutulmaya devam edilmesi yaşam hakkı başta olmak üzere birçok hakkın ihlaline yol açma riski taşımaktadır. İnsan Hakları Derneği olarak süreci yakından takip ediyor ve gerekli girişimlerde bulunduğumuzu kamuoyuna bildiriyoruz. Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumları ivedilikle Mehmet Emin Çam ve bütün hasta mahpusların serbest bırakılması için sorumluluk almaya çağırıyoruz” dedi.
'Cezaevinde kalamaz' raporuna rağmen
İHD Êlih Şubesi de şube binası önünde açıklama yaptı. Kentte bulunan siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de katıldığı açıklamada, “Cezaevlerinde ölümü değil yaşamı savunuyoruz. Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açıldı. Mehmet Emin Çam’ın kızı Şimel Çam, ATK’nin “cezaevinde kalamaz” raporu vermesine rağmen tahliye edilmeyen ve yaşamını yitiren Mehmet Edip Taşar’ın durumuna değinerek, “Babamın da böyle olmaması için Adalet Bakanlığı’nın buna dur demesi gerekiyor. Babam hastaneye kelepçeli ve tekerlekli sandalyeyle getiriliyor. Bizi ve koğuştaki arkadaşlarını tanımıyor. Tahliye edilmesi için daha ne olması gerekiyor?” diye sordu. Hasta tutsakların biran önce tahliye edilmelerini talep eden Şimel Çam, “Bizim artık söyleyecek bir şeyimiz kalmadı” dedi.
Sêrt’te de İHD Şube binası önünde açıklama yapıldı. “Mirov bi mafên xwe mirove. İnsan haklarıyla insandır” pankartının açıldığı açıklama metnini, İHD Eşbaşkanı Zozan Akdoğan Nas okudu. Başta ağır hasta tutsak Mehmet Emin Çam olmak üzere bütün hasta tutsakların tahliye dilmelerini isteyen Zozan Akdoğan Nas, yetkili makamların bunu acilen yerine getirmelerini talep etti.
Amed, Dêrsim, Wan, Colemêrg, Ankara, Adana, Hatay, Mersin, İzmir ve Riha'da da benzer açıklamalar yapıldı.
* * *
Neden halen tutsaklar?
Mamayla beslenmek zorunda bırakılan hasta tutsak Gülizar Akın'ın ablası Refike Akın, süreç kapsamında cezaevlerine yönelik adım atılmamasına tepki göstererek, "Tutsaklar bırakılmadı. Önderimiz hala tutsak, böyle barış mı olur?" diye sordu.
Hasta tutsaklar listesinde yer alan 29 yıllık tutsak Gülizar Akın, hastalıklarından dolayı 6 aydır sadece mamayla beslenmek zorunda. Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulan Gülizar Akın, 1996'da İstanbul'da yapılan ev baskınında gözaltına alındı. Yaklaşık bir ay gözaltında kalan Gülizar Akın, ağır işkencelere maruz kaldıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) yargılanan Gülizar Akın'a ömür boyu hapis cezası verildi. Kardeşinin durumundan endişe duyan ablası Refika Akın, "Gözaltındayken ağır bir işkence gördü. Hastalıkları yapılan işkenceler ardından çıktı. Beyninde tümör çıktı. Bu hastalığı göğsüne sıçradı. Gebze'de ameliyat oldu. Pandemi öncesinde boğazında bir düğüm çıktı. Ne yemek yiyebiliyor ne de rahat bir şekilde su içebiliyor. Pandemi döneminde sürekli hastaneye götürülüyordu, ancak kelepçeli muayene dayattıkları için tedavi olmadan cezaevine geri götürülüyordu. Daha sonra gözlerinde de sağlık sorunları çıktı. Sağlık sorunları hala devam ediyor ve 6 yıldır mamayla besleniyor" dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin desteklediğini ifade eden Refike Akın, şöyle devam etti: "Devlet barış diyor, o zaman neden hasta tutsaklar serbest bırakılmıyor? Önderimizin hukuken cezası bitmiş, neden cezaevindedir? Bunlar varken nasıl barış olacak? Halkı kandırmasınlar. Maden bir söz kuruyorlar, o zaman kurdukları sözleri yerine getirsinler. Ortada bir barış yok. Tutsaklar bırakılmadı. Önderimiz hala tutsak, böyle barış mı olur? Köyümüz yakıldı, çocuklarımızı öldürdüler, binlerce insanımız cezaevinde. Bunlara rağmen Kürt halkı barış diyor."













