Maraş’ı Kürtsüzleştirme ve Alevisizleştirme katliamı

Cihan EREN yazdı —

3 Ocak 2022 Pazartesi - 23:30

  • Maraş katliamı en başta Kürt kimliğini yok etmeyi hedeflemiştir. Mereş’te dinin kullanılarak katliam yapılmasının nedeni bu bölgedeki Kürtlerin ekseriyetinin Alevi olmasıdır.

Soykırımcı ve sömürgeci Türk devletinin Kürt düşmanlığını anlamadan Maraş katliamı tam olarak anlaşılamaz. Türk devletinin Kürt halkına uyguladığı fiziki katliamların niceliksel boyutu ne olursa olsun, tek hedefi Kürt soykırımını tamamlamak, Kürtleri Türk yapmak olmuştur. Bu nedenle Kürtler esasta kültürel soykırım saldırısı altındaki bir halktır. Maraş katliamıyla da yapılmak istenen kültürel soykırım olmuştur.

Kültürel soykırım, çok boyutludur ve zamana yaydırılarak sonuç almak isteyen bir katliam türüdür. Bu katliam türünün en tehlikeli saldırısı, bir halkı topraklarından kopartıp içinde eriyip yok olacağı başka kültürler içine sürmektir. Buna zorla, baskı ve tehditle göçertmek de dahildir.

İkincisi, bir halkın etnik kimliğinin en önemli değeri olan dilini unutturmaya dönük saldırıdır.

Üçüncüsü ise tehdit ve teşhir yöntemleri de dahil değişik biçimdeki saldırılarla inancını yaşayamaz duruma sokarak başka inançlar içinde eritmektir.

Kültürel soykırım zamana ihtiyaç duyan bir soykırım çeşidi olduğu için bir anda başlatılıp bitirilmez. Kültürel soykırım zamana yayılmış taktiklerle sürdürülen bir katliamdır. Bu nedenlerle bir halkı, inanç topluluğunu kökten bitirecek soykırım türü kültürel soykırımdır.

Çünkü fiziki soykırım Kızılderili ve Yahudi soykırımlarında da gördüğümüz gibi ne kadar vahşi ve milyonları yok etse de etnik ve inançsal değerleri kökten bitiremez.

Bir halkı ve inanç topluluğunu tümden yok etme yöntemi, kültürel soykırımdır. Soykırımcı sömürgeci Türk devletinin 1978’de yaptığı saldırı, kültürel soykırımdı. Bu nedenle Maraş katliamı sadece Alevi inancına dönük bir katliam olarak başlayıp bitmemiştir.

Maraş katliamı en başta Kürt kimliğini yok etmeyi hedeflemiştir. Maraş’ta dinin kullanılarak katliam yapılmasının nedeni bu bölgedeki Kürtlerin ekseriyetinin Alevi olmasıdır. Devletin bu katliamda MHP’yi tetikçi olarak kullanması, MHP’li çetelerin dini sloganlar atarak katliam yapması bu gerçeklikten ötürü olmuştur. Dolayısıyla devletin üzerinde çalıştığı ve planlayarak yaptığı Mereş katliamında MHP ve din, bilinçli seçilmiş araçlardır.

Kurucu babası CHP olan tekçi Türk ulus devletinin, Türk ulusunu yaratmak için kullandığı en önemli araçlardan biri de Kemalist laik politikadır.

CHP’nin ulus anlayışı, AKP ve MHP için kemik taban teşkil eden güruhu yaratmıştır. Bugün CHP’nin, 'değişiyoruz' diyerek daha fazla sağa direksiyon kırmasından da bu anlaşılmaktadır.

CHP’nin laiklik zihniyeti ve politikası, Türklerin çoğunu milliyetçileştirmiş, iktidar dinine bağlamıştır. Bu sonuç Türkmen Alevilerin geleceğini de büyük bir tehlike altına koymuştur.

Türk devletinin kurucu kadroları daha devlet olmadan Kürt soykırımına Koçgirî’den başladılar. Kurucu aklın yaptığı Kürt soykırımının sonuncusu da yine Kürt Alevi katliamı olarak Dersim’de gerçekleştirildi. Koçgirî, Dersim ve Maraş Kürt halkını Aleviler şahsında hedef alan soykırımlardır.

Aleviliğin ve Alevi Kürtlerin Kürt kimliği ile olan ilişkisi soykırım saldırılarında belirleyici sebep seçilmiştir. Soykırımcıların resmi raporlarına da yansıyan bu gerçeklik, Alevi Kürtlerin katledilmesinin, yerlerinden göçertilmesinin Türk devletinin Kürtleri Türk yapmak için stratejik bir uygulama olarak seçtiğini yeterince göstermektedir.

Kürt etnik değerlerini temsil etme ve yaşatma yanında uluslaşma bilinci anlamında da Kürt Alevilerin yurtseverliği Türk devletini her zaman korkutmuştur. Bu korku bugün de yaşandığı içindir ki, genelde Alevilere özelde de Kürt Alevilere dönük ciddi ayrımcılık, teşhir ve tehditler sürüyor.

Maraş katliamı, başta Kürt Alevilerin olmak üzere tüm Alevilerin geleceklerini büyük tehlike altına sokan sonuçlara yol açtı. Örneğin katliamdan sonra Kürdistan Türkiye sınırında yaşayan tamamına yakını Alevi Kürt olan Aleviler sistematik olarak Türkiye’ye ve Avrupa'ya göçertildi. Bu kültürel soykırımın önemli bir parçası olarak devreye konulmuştu. Kürdistan özgürlük hareketinin Kürtlere sık sık ülkenizi terk etmeyin çağrısında bulunmasının nedeni budur.

Kürtler içinde de bilinen nedenlerden ötürü en başta Alevilerin direnmesi önemlidir. Kürdistan’dan göçertilen Kürtlerin ülke ile bağlarını kurması, dönüş yapmasının da bir mücadele olduğu bilinmelidir.

Soykırımcı, sömürgeci Türk devleti, her şeyini Kürtleri Türk yapmak için kullanmayı sürdürüyor. Buna karşı Kürtlerin mutlaka dilini konuşması, çocuklarına öğretmesi gerekmektedir. Örneğin Maraşlı anne ve babaların çocuklarına ana dilini öğretmesinin, Türk devletiyle, kendilerini katletmeye gelen MHP’li çetelerle mücadelenin bir biçimi olduğunu bir an bile olsa unutmamaları gerekiyor.

Alevilik, Kürt halk inançları içinde en köklü ve tarihsel olanlardan biridir. Alevilik Kürt etnik kimliğinin en önemli değeridir. Koçgirî, Dersim ve Maraş’ta Kürt Alevilerin katledilmesi Kürt halkının bu kadim inancını unutturmayı amaçlamıştır. Çünkü Şark Islahat Planı denilen devletin resmi Kürt soykırım belgesinde ve sonrasında hazırlanan birçok raporda, Türk devleti bu amacını Erzingan, Meletî ve diğer Alevi Kürt bölgeleri için çok açık biçimde belirtmiştir. Malum belgelerde Alevilik bitirilmeden Kürtlük bitirilmez denilmiştir. Halen sürdürülen bu saldırıya karşı Alevi Kürtlerin inançlarına, inançlarının beslediği etnik değerlerine daha bilinçli ve örgütlü sahiplenme görevi vardır.

Başta Dersim ve Maraş Alevi Kürtler olmak üzere tüm Kürtlerin topraklarından göçertilmesinin, inanç ve kimliklerine yönelik bir saldırı olduğu bilinerek daha bilinçli ve örgütlü mücadele içinde olurlarsa Kürt soykırımı tümden yenilgiye uğratılır. Kürt halkına dayatılan kültürel soykırıma karşı en kolay ve sonuç alıcı mücadele yönteminin etnik ve inançsal değerlerini bilinçli yaşamaktır. Kültürel direnişi çok daha güçlü vermek hem Kürtlerin hem de Aleviliğin geleceği için hayatidir.

Yeni miladi yılda Önderliğin fiziki özgürlüğünü sağlayacak, özgür ve demokratik ülke yaratacak mücadeleyi daha güçlü ve etkili vermek dileği ile… 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.