- Êlîh’in Bileyder köyünde 1962 yılında dünyaya gelen Hozan Mizgîn (Gurbet Aydın) sanatı ve direnişiyle Kürt Özgürlük Hareketi’nin unutulmaz isimlerinden biri oldu. Şehadetinin üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen hala hafızalarda yer alıyor.
Hozan Mizgîn’in şehadetinin üzerinden 34 yıl geçti. Batman’dan Garzan’a sesinin ulaştığı herkeste derin bir iz bıraktı. Uğradığı her evde bir anı, bir iz bıraktı. Genç kadınlar onun ismini alarak dağların yolunu tuttu.
Êlîh’in Bileyder köyünde 1962 yılında dünyaya gelen Hozan Mizgîn (Gurbet Aydın) sanatı ve direnişiyle Kürt Özgürlük Hareketi’nin unutulmaz isimlerinden biri oldu. Şehadetinin üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen hala hafızalarda yer alıyor.
Kardeşi Şehmuz Aydın, ölüm yıldönümü dolayısıyla ablası Hozan Mizgîn’i anlattı.
Ailenin Bileyder köyünden Êlih merkeze taşındıktan sonra babasının kısa süre içinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiğini belirten kardeş Aydın, yoksulluk içinde büyüdüklerini söyledi. Hozan Mizgîn’in 12 Eylül döneminden önce siyasetle ilgilendiğini kaydeden Aydın, okuduğu siyasi kitaplar ve Kürt halkının sahip olması gereken haklara dair düşüncelerini birçok kadınla paylaştığını dile getirdi.
Lübnan’da savaştı
Hozan Mizgîn’in bir süre Êlih’te propaganda faaliyetleri yaptığını aktaran Aydın, “12 Eylül'den sonra uzun zaman haber alamadık. Kürt özgürlük tarihini anlatan kitapları okuduğumuzda onun Lübnan'a gittiğini ve bir süre İsrail'e karşı savaştığını öğrendik. Yıllar sonra Avrupa'ya geçtiğini ve sanat faaliyetlerinde yer aldı. O yıllarda bizim telefonumuz yoktu, komşunun telefonunu arayıp annemle görüşüyordu. Daha sonra aradığında bize ulaşabilsin diye eve telefon aldık. Bu sefer biz de onla konuşma fırsatı buluyorduk” diye belirtti.
'Bozo sen büyümüşsün'
Bir süre kendisinden herhangi bir haber alamadıklarını dile getiren Aydın, daha sonraki süreçlerde Mêrdîn’e geldiğini öğrendiklerini belirtti. Ardından Tetwan bölgesine geçtiğini söyleyen Aydın, “Yaşamını yitirmeden birkaç gün öncesinden evi aradı, annem baktı telefona. Bir süre konuştuktan sonra benle de konuştu. 'Bozo sen büyümüşsün' dedi, o gittiğinde ben çocuktum çünkü. Yerini sordum ona, önceki görüşmelerde annem onu Mardin tarafında biliyordu. Annem yemeğe bakmaya gittiğinde nerede olduğunu, onu görmek istediğimi söyledim. Tabi yerini söylemedi bize. Sadece Tetwan tarafında olduğunu söyledi” ifadelerini kullandı.
Mizgîn bize gurur verdi
Son konuşmanın ardından kısa bir süre sonra Mizgîn’in yaşamını yitirdiğine dair haber aldıklarını kaydeden Aydın, “Mizgîn'in şehit olduğunu söylediler ama annem inanmadı. Çünkü annem onu Mêrdin tarafında biliyordu. Ama bana söylemişti Tetwan taraflarında olduğunu. Cenazeyi almaya gittik ama oradaki halk cenazeye sahip çıktı. Gencinden yaşlısına herkes sahiplendi onu. 'O bizim de kızımız, bizim için şehit düşmüş, burada kalsın' dediler. Halk bu kadar ısrarcı olunca getirmedik, onları kıramadık. Sonuçta orası da memleketin bir parçası” dedi.
Hozan Mizgîn’in şehadeti ardından yeni doğan binlerce çocuğa Mizgîn adının verildiğini aktaran Aydın, “Tabi bu bize gurur verdi, demek ki bu insan toplumda iyi bir iz bırakmış ki adını çocuklarına veriyor diye gururlandık” diye ifade etti. OZAN BAYINDIR/MA