Muayeneye kelepçe engeli

14 Kasım 2022 Pazartesi - 17:00

Tenzile Acar

Tenzile Acar

  • Verem hastası müvekkili Tenzile Acar’ın kelepçeli muayene dayatmasına karşı çıktığı için muayene edilmediğini belirten avukat Zeynep Ceren Boztoprak, tedavinin yapılması halinde ATK’nin "cezaevinde kalamaz" raporu verebileceğini söyledi. 

İHD Merkez Hapishane Komisyonu’nun verilerine göre cezaevlerinde 651’i ağır olmak üzere toplam bin 517 hasta tutsak bulunuyor. İHD'nin listesinde yer alan Tenzile Acar, 21 Mart 2017’de Küçükçekmece’nin Kanarya Mahallesi'nde polis tarafından yapılan kimlik kontrolü sırasında gözaltına alındı. Gözaltında tutulduğu süreçte işkenceye maruz kalan Acar, “Örgüt propagandası yapmak” ve “Örgüte üye olmak” iddialarıyla tutuklanarak Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Acar, yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Acar'ın Hepatit B hastalığı, tedavisi yapılmadığı için bu süreçte Tüberküloza (verem) dönüştü. Acar’ın avukatı Zeynep Ceren Boztoprak, müvekkilinin kelepçeli muayeneyi kabul etmediği için tedavi olamadığını aktardı. Müvekkili Acar’ın kelepçesiz, insan haklarına ve hukuka uygun bir şekilde muayene edilmesi gerektiğini belirten Boztoprak, muayenesinin yapılması halinde Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “cezaevinde kalamaz” raporu verebileceğine dikkati çekti. Boztoprak, "Çünkü hekimlerin de söylediği gibi Hepatit B hastalığı bulaşıcı bir hastalık. Yani sadece hasta olan kişi değil, onunla birlikte kalan kişiler açısından da ciddi bir sağlık riski oluşturuyor. Bir koğuşta kalıyorlar ve diğerlerine de bulaştırma riski var. Dolayısıyla ileri derecede kronik Hepatit B hastası olan birinin cezaevinde zaten tutulmaması lazım” şeklinde konuştu.

Hukuka karşı hile yapılıyor

Boztoprak, kelepçeli muayenenin hak ihlali olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Hasta bir insanın, güvenliği ihlal edecek ne fiziksel ne de ruhsal bir durumu var. Dolayısıyla bu çok soyut bir gerekçedir. Bir mahpus hakkında cezaevinde kalamaz raporu veriliyor ama güvenlik gerekçesiyle tahliye edilmiyor. Sanki siyasi mahpuslar doğrudan bir tehdit, her an saldırabilir, her an zarar verebilirmiş riski varsayılarak, kelepçe altına alınıyorlar. Burada hukuka karşı bir hile var. Özellikle o düzenleme siyasi mahpusların aleyhine kural olarak uygulanan bir düzenleme.”

Tedavi edilmiyor

Acar ile iki hafta önce görüştüklerini aktaran akrabası Rojhat Acar ise hastalığının ciddi bir boyutta olduğu uyarısında bulundu. Acar, şunları paylaştı: "Bir defa İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Samatya Polikliniğine götürülmüş. Orası da 'mahkum günü değil bugün bakamayız' demiş. Bir ay sonra tekrar götürüldü. O zaman da Hepatit B hastalığına bakacak doktorun olmadığı söylenerek, muayenesiz cezaevine gönderildi. Ayrıca sürekli benzer ilaçlar verip duruyorlar. Tenzile, bu ilaçların yan etkileri olduğunu söylüyor. Sürekli dudakları patlıyor. İki ay önce görüşe gittiğimde, kulağından ciddi bir şekilde kan geldiğini ve bir basınç hissettiğini söyledi. Cezaevi revirindeki sağlık çalışanına şikayetini anlatmış, oradaki sağlık çalışanı ‘siz kendi kendinize yapıyorsunuz, sizin bir şeyiniz yok’ demiş. Onu tekrar koğuşa göndermişler. Tenzile baskıların da artık dayanılmaz duruma geldiğini söylüyor." İSTANBUL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.