• Yeşil Sol Parti Muğla adayı Hasan Yıldırım, kentte bir ilki yaşayarak vekil çıkarmak istediklerini ve buna yakın olduklarını söyledi.

Bu kez Muğla’dan da vekil çıkarmayı hedefleyen Yeşil Sol Parti, çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürüyor. Muğla milletvekili adayı Hasan Yıldırım, seçilmesi halinde Meclis’te Alevilerin, Kürtlerin, ezilen her kesimle birlikte doğanın da sesi olacağını söyledi.

Dersimli bir Kürt Alevi olan Hasan Yıldırım, 1972'de Amed’de dünyaya geldi. İlk gençlik yıllarını Amed’te geçiren Yıldırım, 1991 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne kayıt yaptırdı, ancak eğitimini uzatmak durumunda kaldı. 1995'te politik sebeplerden dolayı tutuklandı ve davası beraatle sonuçlanıncaya kadar üniversiteye dönemedi. 2001'de döndüğünde ise üniversitelerde ana dilde eğitim talebiyle ilgili toplu dilekçe eylemliklerine katıldı ve bir yıl daha uzaklaştırma aldı, ancak 2003'te mezun olabildi. Üniversitesinin uzadığı yıllar arasında Bodrum’a yerleşen Hasan Yıldırım, 1998'de Halkın Demokrasi Partisi’nin (HADEP) Bodrum İlçe Başkanlığı yaptı. Yıldırım, “Politik bir aileden geliyorum, ailemde daha çok sol hareketin ağırlığı vardı. Özellikle 1980 darbesi ve sonrasında hem ailem hem de köydeki akrabalarımız üzerinde devletin yoğun baskısı ile karşı karşıyaydık. Gözaltı, tutuklama hatta helikopterle sarkıtılma, idamla yargılama gibi birçok işkence yöntemi aileme yaşatıldı” dedi.

Oğlum Kürt ve Alevisin

Her ne kadar sol hareketle iç içe büyüse de Kürt olmasıyla ilgili politik bir bilincinin dönemin baskı koşullarının da etkisiyle geç oluştuğunu dile getiren Yıldırım, 20 yaşlarına kadar kendilerini Türk zannettiklerini söyledi. Üniversiteye gittiği yıllarda annesinin kendisine “Oğlum Kürt’sün, Alevisin ama sakın bunları dillendirme” diye öğütleyerek gönderdiğini dile getiren Yıldırım, dönemin korku politikasının etkisini yoğun hissettiklerini kaydetti. Yine o dönem yoğun Türkleştirme politikalarının hakim olduğunu söyleyen Yıldırım, Alevi ve Kürt olduklarını saklamak zorunda kaldıklarını dile getirdi. Yıldırım, Kürt olmasıyla net bir şekilde yüzleşmesini ise şöyle anlattı: “Üniversitede Türk olduğumu dile getirdiğim bir gün, Dersimli bir arkadaşım bana ‘Biz Seyit Rıza’nın torunlarıyız böyle yapma’ demişti. Merak ederek köye gidip neneme sormuştum ‘Nene biz neyiz?’ diye. O da bana Kürtçe olarak ‘Oğlum biz Türk’üz’ demişti. O zaman her şeyi daha iyi anlamıştım. Beni arıtan bir süreç yaşamıştım.”

Mücadelenin içine girdi

Yıldırım, üniversite yıllarında yaşadığı farkındalıkla birlikte o günden bugüne kadar mücadelenin içerisinde yer aldı. Her türlü inkar politikasının farkındalığıyla hareket ederek, bu bilinçle bugün Yeşil Sol Parti’den vekil adayı oldu. Türkiye’de insanların seçeneksizlikten bıktığını kaydeden Hasan Yıldırım, halkın ciddi arayışlarının sürdüğü bir dönemde HDP’nin güçlü bir seçenek sunduğunu belirtti. Devletin tüm baskılarına rağmen halkın seçeneksizleştirilmesine izin vermeyen HDP’nin, bugün Yeşil Sol Parti ile yoluna devam etmesinin öneminin büyük olduğunu vurguladı. 

44 bin oyumuz vardı

Muğla’dan vekil çıkarma olasılığının yüksek olduğunu belirten Yıldırım, şunları paylaştı: “2018'deki seçim atmosferinden daha büyük ve daha güzel bir süreç yaşıyoruz. Yeşil Sol Parti olarak bir vekil çıkarmaya çok yakınız. 2018'de Muğla’da oy oranı artarak 44 binlere gelmişti. Bu seçimlerde Muğla’da artan göçler, yürüttüğümüz saha çalışmalarıyla birlikte aday çıkarma sınırına gelmiş bulunuyoruz.”

Ezilenlerin sesi

Muğla’da turizm, inşaat ve tarım sektöründeki işçilerin yoğunluğuna ve ekolojik tahribatla birlikte o tahribattan etkilenen insanların çokluğuna değinen Yıldırım, tüm bu kesimlerin oylarıyla Meclis'e gidebileceğini ve onların sesi olacağını belirtti. Vekil çıkarma olasılığının gerçeğe dönüşmesini durumunu değerlendiren Yıldırım, şöyle konuştu: “Bir ilk olacak. Muğla’da büyük bir ezilen işçi kesimi var; onların sesi, kadınların, ekolojistlerin, Kürtlerin, Alevilerin sesi olacağım. Bu kenti kendi dinamikleriyle birlikte daha yaşanılabilir bir hale getireceğiz. Ustaların dediği gibi üzerimizdeki emeğe ihanet etmeyeceğiz, diz çökmedik çökmeyeceğiz. Biz bu Saray rejimini layık olduğu çöplüğe göndereceğiz. Tüm toplumsal kesimlerle birlikte yarınımızı bugünden kurmaya başladık. Birlikte başaracağız.” MUĞLA