Newroz özgürlüklere vesile olsun
Kadın Haberleri —

Newroz
- Yıllarca yasaklara, baskılara ve bedellere rağmen sönmeyen Newroz ateşi, 2026’da da Kürt halkının direnişini, kadınların öncülüğünü ve barış talebini milyonlarla buluşturuyor.
- “Newroz ateşini bedeniyle harmanlayanlara borçluyuz. Newroz’umuza sahip çıkalım. Bu Newroz barış, kardeşliğe vesile olsun. Önderliğin fiziki özgürlüğüne vesile olsun.”
Newroz, Kürt halkı ve Ortadoğu halkları için yalnızca baharın gelişi değil; sömürüye, zulme ve karanlığa karşı kazanılmış bir zaferin, küllerinden yeniden doğuşun simgesidir. Efsanevi demirci Kawa'nın zalim Dehak'ı yenerek yaktığı ateş, asırlardır direnişin ve özgür yaşam arayışının meşalesi olmuştur. Özellikle 1990'lı yıllarda katliamlar, gözaltılar ve engellemelere rağmen mahalle aralarında, dağlarda yakılan ateşler, bugün milyonların katıldığı kitlesel kutlamalara dönüştü. Kadınların rengarenk ulusal kıyafetleriyle ön saflarda yer aldığı Newroz, toplumsal barış, eşitlik ve demokrasi taleplerinin en güçlü haykırışı oldu. Bu yılki kutlamalar, "Özgürlük ve Demokrasi Newrozu" şiarıyla gerçekleşirken, temel talep Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü ve siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşması oldu. Barış Anneleri, tanıklık etttikleri Newrozları anlatarak, bu yılki kutlamalarının hem siyasi hem de toplumsal anlamda kritik bir dönemeç olduğunu ifade etti.
Êvist ağacından meşale
Sêrt’in Dihê (Eruh) ilçesine bağlı Kanka köyünde yurtsever bir ailede dünyaya gelen Meryem Erbey, köydeki Newroz kutlamalarının baharın başlangıcıyla başladığını, hazırlıkların ise bir ay önceden yapıldığını söyledi. MA’ya konuşan Meryem Erbey, “Köyde büyüklerimiz Newroz’a bir ay kala eşek ve katırlarla Êwist Ağacı’nı (yabani ardıç) toplarlardı. O zamanlar 6 yaşlarında olduğum için buna anlam veremiyordum. Köydeki gençler günler öncesinden hazırladıkları meşaleleri yakıp, en yakın tepe ve dağlara gidiyorlardı. Meşaleleri sönene kadar da dönmüyorlardı. Küçükler ve yaşlılar meşale taşıyamadığı için o dönem siyah naylon ayakkabıları bir sopanın ucuna takıp, kendi meşalemizi yapıyorduk. Hatta Newroz kutlamak için evlerden siyah ayakkabı çalıyorduk” diye belirtti.
O dönem gençlerin köydeki evleri dolaşarak cer (testi) topladıklarını söyleyen Meryem Erbey, “Bu cerler eve su taşımak için kullanılırdı. Gençler topladıkları cerleri kırarak, Zalim Dehak’ın başını parçaladıklarını söylerlerdi. Newroz sabahını ise heyecanla beklerdik. Kadınlar kadınlarla, erkekler erkeklerle ayrı ayrı pikniğe giderlerdi. Çeşit çeşit yemekler pişirilirdi ve gün oyunlar oynanarak, halaylar çekilirdi” dedi.
Şölenden direnişe
Ailesiyle birlikte 1975’de Mersin’e göç eden Meryem Erbey, köydeki kültürü buraya da taşıdıklarını ve Newroz’u kutlamaya devam ettiklerini söyledi. Kürt özgürlük mücadelesiyle birlikte Newroz’un daha da anlamlaştığını dile getiren Meryem Erbey, “Öncesi sadece bir şölen olduğunu düşünüyorduk. Ancak mücadeleyle Newroz’un gerçek anlamının farkına vardık. O dönem sıkı bir dönem olduğu için korku da vardı. Ancak Newroz ateşini yakmaktan vazgeçmedik. Tekerleri ateşe verdikten sonra evlerimize kaçardık. Mahallelerde polislerin devriyesi artardı. Tandırda ekmek yapmak bahanesiyle tekerleri tandıra yerleştirip orada yakarak kutlama yapardık. Ateş yakılmadığında sanki bir eksiklik vardı. Newroz bizim için bir kültürdür. Newroz ateşini yakmamak demek Kürtlükten, her şeyden vazgeçmek demektir” diye belirtti.
7’den 70’e herkes Newroz’a akmalı
Pandemi döneminde dahi Newroz ateşini yakmaktan vazgeçmediğini ifade eden Meryem Erbey, şunları ekledi: “Covid-19’a yakalanmamdan dolayı 21 Mart’ta yatağımdaydım. Ama Newroz gelmiş ve kutlama yapmadan edemezdim. Koşullardan kaynaklı damda Newroz ateşini yaktım. Ben, eltim ve kızım Newroz ateşi etrafında şarkı söyleyerek, halay eşliğinde zılgıt çektik. Komşular ‘Meryem deli olmuş’ dedi. Ne yaptığıma anlam vermiyorlardı.”
Newroz’a katılım çağrısı yapan Meryem Erbey, sözlerini şöyle tamamladı: “Mersin’de 22 Mart günü Tırmıl Meydanı’nda miting olacak. O gün 7’den 70’ e herkes Newroz alanına akmalıdır. Newroz ateşini bedeniyle harmanlayanlara borçluyuz. Newroz’umuza sahip çıkalım. Bu Newroz barış, kardeşliğe vesile olsun. Önderliğin fiziki özgürlüğüne vesile olsun.”












