Öcalan’ı kendi sözleriyle tanıyalım
Yurt Dışı Haberleri —

Reimer Heider
- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kitaplarını Türkçeden Almancaya çeviren, “Küresel Öcalan Kitapları Günü” vesilesiyle Almanya ve İsviçre’de kent kent dolaşan Reimer Heider, “Öcalan’ı kendi sesinden duymak, kendi sözleriyle tanımak gerekiyor” dedi.
- Yapılan çevirlerin kollektif bir emeğin sonucu olduğuna dikkat çeken Heider: “Bu tarz bir çalışmayı uzun yıllardır yapıyoruz. Şimdiye kadar 100’ü aşkın ülke, şehir ve kasabada Öcalan’ın kitaplarını okuttuk. 10 Ekimle de yeni bir süreç başladı.”
- İsrail Filistin sorununu ile ilgili güncel tartışmalarda Kürt Halk Önderi Öcalan’ın yaklaşımının merak edildiğimi anlatan Heider: “Öcalan bu sorunun çözümü için yıllar öncesinde farklı alternatif çözümler ortaya koyuyor. En makul çözüm Demokratik Konfederalizmdir.”
SERHAT ARARAT
Almanya’da 23 merkezde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kitapları 7-10 Aralık tarihleri arasında halkla buluştu. Kitap okuma günleri kapsamında Almanya’nın Berlin, Hannover, Hamburg, Kassel, Duisburg, Wupertal, Münster, Bonn, Frankfurt, Stuttgart, Heillbron, Freiburg, München, Mainz, Aachen, Celle, Tübingen, Braunschweig, Einbeck, Göttingen, Bremen, Leipzig, ve Saarbrücken kentlerinde etkinlikler yapıldı.
Almanya’nın Baden-Würtemberg ve Bayern eyaletlerindeki okuma günlerine Reimer Heider katıldı. Heider, Öcalan’ın savunmalarını Türkçeden Almancaya çeviren isimlerden aynı zamanda da Uluslararası Öcalan’a Özgürlük Kurdistan’a Barış İnisiyatifi üyesi. Almanya’nın Heillbron, Stuttgart, Tübingen ve Freiburg kentlerinde Öcalan’ın kitaplarını halkla buluşturan Heider, ardından İsviçre’ye geçerek Basel ve Zürih’te düzenlenen okuma günlerine katıldı.
99’dan bu yana anlatıyor
Heider, 1999’dan bu yana Öcalan için kurulan inisiyatifte yer alıyor. Uluslararası komplo ardından Öcalan’ı tanımaya ve anlatmaya başladığını söyleyen Heider, “Öcalan, Kenya’dan kaçırıldıktan sonra barış için en çok çaba sarfeden kişi olması sebebiyle ben onun sesi olacağım dedim ve o gün bugündür Öcalan’ı anlatıyorum. Bugüne kadar başlatılan bütün özgürlük kampanyalarında yer aldım. Uluslararası komplodan sonra kendi kendime şunu söyledim; onun sesi olabilirim, onu anlatabilirim” dedi.
Kitaplarını Almancaya çevirdi
İlk olarak Abdullah Öcalan’ın kitaplarını Türkçeden Almancaya çevirdiğini aktaran Heider şöyle konuştu: “Sekiz eseri Türkçeden Almancaya çevirdim. Ama bu kollektif bir grup çalışması. Emeği olan birçok arkadaşımız var. Siyasi ve kalıcı bir barış için bu gerekli. Öcalan bu konuda inanılmaz derecede çaba sarfediyor. Kuşkusuz bu çaba karşılığını bulmalı. Bu çok önemli bir detay. Öcalan’ı kendi sesinden duymak gerekiyor, kendi sözleriyle tanımak gerekiyor. Avrupa kamuoyunda eskiden böyle bir durum yoktu. Ama bu çeviriler ile artık bu imkan yaratıldı.”
100’ü aşkın ülkede okundu
Heider, “Artık isteyen herkes Abdullah Öcalan’ı okuyabilir ve anlayabilir. Öcalan’ın eserlerinin çok önemli mesajlar içerdiğini söyleyebilirim. Anlamak isteyen herkesi bu toplantılara çağırdık ve paradigmasını anlattık. Aslında bu tarz bir çalışmayı uzun yıllardır yapıyoruz. Şimdiye kadar 100’ü aşkın ülke, şehir ve kasabada Öcalan’ın kitaplarını okuttuk. Fakat 10 Ekim özgürlük hamlesi kapsamında yeni bir süreç başlatıldı. Son okuma günleri de bu kapsamda planlandı” diye ekledi.
O çağımızın filozofu
Heider’in Öcalan’a ilgisi aslında Kürt sorununu araştırırken, Kürt Özgürlük Hareketi’ni tanımasıyla başlamış. Öcalan için “çağımızın filozofu” ifadesini kullanan Heider şöyle devam etti: “Tabii ki herkes şunu çok iyi biliyor, Öcalan fikir, düşünceleri ve öngörüleriyle oldukça açıklayıcı biri. Bana göre Öcalan dünyada birçok soruna demokratik çözüm getirebilen ve bu doğrultuda da kimi önemli çözüm önerilerini öngören çağımızın filozofudur. Güncel sorunlara devrimci çözüm getirebiliyor. Yine dünyadaki devrimci ve ilerici hareketler, sosyalistlerin sorununa katkı sunabiliyor. Bu anlamda ben onun eserlerini tanıtmayı önemli buluyorum.”
Fikirleri etkiliyor
Küresel Öcalan Kitaplarını Okuma Günü vesilesiyle yaptıkları etkinliklerin başarılı geçtiğini söyleyen Heider şunları aktardı: “Örneğin kitap okuma programlarında çoğu kez Öcalan’ı anlatırken birçok kimlikten insan 'Biz Öcalan’ı böyle bilmiyorduk' diyorlar. Bu konular daha çok ekonomi, kadın sorunu, Demokratik Konfederalizm, ulus-devletlere karşı alternatif modeller gibi konular oluyor. İnsanlar çok etkileniyor. Özellikle de ulus-devlet çatışmalarına alternatif fikirleri çoğu kez merakla tartışılan konular oluyor. Bu tarz çözüm önerileri herkesin ilgi odağı olabiliyor. İnsanların yeni bir düşünceye doğru arayışları var. Mesela gittiğim birçok toplantıda İsrail-Filistin sorunu soru olarak soruluyor ve bu sorun büyük bir çıkmazda. Halbuki, Öcalan bu sorunun çözümü için yıllar öncesinde farklı alternatif çözümler ortaya koyuyor. Bunun en makul çözümü Demokratik Konfederalizmdir. Yani eski klasik tarzda çözülemeyen sorunların bu tarzda çözülebileceğine inanıyorum.”
Zevkli ve heyecan verici
Öcalan’ın eserlerini çevirmenin kolay olmadığının altını çizen Heider çeviri sürecini şu sözlerle anlatı: ''Kitapların çevirisi elbette kolay olmuyor. Çünkü çeviri esnasında çok politik ya da yabancı olduğumuz konulara indiğini görüyoruz. Bu da bizi başka kaynaklara götürüyor. Elbetteki zorlukları oluyor. Fakat mümkün olduğunca da titizlikle yapmaya çalışıyoruz. Çünkü bazı konular gerçekten çok ağır ve kolay kolay anlaşılmıyor. Anlaşılmama sebebi ise çok derinlikli olması. Çeviriyle beraber yeni şeyler öğreniyor insan. Ama zevkli ve heyecan verici bir çalışma.”
Öcalan biyografisi hazırlanıyor
Bunun yanı sıra Öcalan’ı anlatan bir biyografi çalışmalarının da olduğunu ifade eden Heider, “Yine sıklıkla afiş çalışmaları oluyor. Örneğin biyografi çalışmamızda 'Özgürlük Kazanacak' gibi konulardan tutalım gençlik yılarından bazı kesitler, parti kuruluşundan bazı kareler ve İmralı esaretine kadar bir kitapçık çalışmasını yaptık ki kolay anlaşılsın. Bunu çok bilmeyen insanlara kısa yoldan ve pratik bir genel bilgi şeklinde tasarladık” diye ekledi.















