Ömrünü özgürlüğe hizmete adadı

Kadın Haberleri —

❏

  • Uwêş ana, özgürlük hareketi güvenini kazandıktan sonra evini hareketin bir merkezi haline getirdi. Hayallerinin peşinden giden kızının üniformasını kendi elleriyle dikti ve uğurladı.

NECBÎR OSMAN/SILAVA EBDURAHMAN
ANHA/QAMIŞLO

Uwêş Ana, Kürt Özgürlük Hareketiyle tanıştığı 1986’dan beri varlığını, enerjisini mücadeleye adayan bir devrimci.
Arap bir ailenin kızı olarak 1935’te dünyaya gelen Uwêş ana, Dêrik’in Mîrka Mîra köyüne gelin olarak gelir. Eşinin 1979’da vefat etmesiyle 6 çocuğunun sorumluluğunu tek başına üstlenir.
Daha 1984’teyken hareketle tanışan çocuklarının faaliyet yürütmelerine sıcak bakmaz, okuyup devlet dairelerinde memur olmalarından yanadır.

29 Haziran’da yaşamını yitirmeden önceki vasiyeti şu oldu: “Ölürsem beni şehitlerin yanına gömün. Onlar için yaşadım ve ölürken de onların yanında olmak istiyorum.”

Evinden binlerce kadro geçti

Hareketin kadroları 1986’da ilk kez evini ziyaret ettiğinde bakış açısı değişir. Evini, binlerce kadronun toplantı ve eğitimlerini gerçekleştirdiği bir mekan olarak açar. Kadrolar evdeyken, o Suriye kolluk güçlerine karşı sabahlara kadar nöbet tutar. Defalarca evine baskın düzenlenir.

Kızını dağlara uğurladı

En küçük kızı Canda Temê, 1990’da Mahsum Korkmaz Akademisi’nde gördüğü eğitimin ardından gerillaya katılma kararı alır. Dağlara gitmeden önce vedalaşmak için gelen kızının gerilla üniformasını kendi elleriyle diker ve uğurlar.
Canda, 1995’te işgalci Türk ordusu ile girdiği bir çatışmada şehadete ulaşır. Bunun üzerine Suriye hükümetinin baskılarına aldırış etmeden Canda ile beraberinde şehit olan özgürlük savaşçıları için Koçerat’ta taziye çadırı açar.

Öcalan’la görüştü

Yıllardır özveriyle emek verdiği hareketin önderliği ile tanışmayı hep arzular. 15 Ağustos 1991’de, oğluyla beraber Lübnan’a, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın gerçekleştireceği halk toplantısına katılma fırsatı doğar. Öcalan’la yaptığı görüşme, onda büyük etkiler yaratır. Harekete bağlılığı, mücadeledeki ısrarı daha da artar.
İlerleyen yaşına, geçirdiği kalp krizleri ve ses tellerindeki yırtılmaya rağmen vefat ettiği 29 Haziran 2020’ye kadar, ardında halkların kardeşliğini ve Arap-Kürt halklarının ortak mücadelesini bir miras olarak bırakır. Cenazesi Mîrka Mîra’da defnedilir.

 

 

Hiç yılmadı

Annesinin her bir çocuğunu Öcalan’ın felsefesine bağlı olarak yetiştirdiğini anlatan Cemile Temê, şu ifadeleri kullandı: “Annem ülkesine bağlı, yurtseverlik ruhu güçlüydü. Öyle ki bütün aileyi Önder Öcalan’ın düşünce ve felsefesine bağlı bireyler olarak yetiştirdi. Ailemizin güç kaynağıydı. Baas rejiminin ağır baskısına rağmen mücadelesini yılmadan sürdürdü. Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne ömrünü adayan annemin izinde olacağım.”

Binlerce genci saflara kattı

Oğlu Mihemed Zekî Temê ise şunları belirtti: “Annem, hem ülkesini hem evlatlarını koruyan bir direnişçi yönüyle diğer annelere örnek oldu. Onun sayesinde binlerce genç özgürlük saflarına katıldı. Örgütün her kadrosuna kendi çocuğuymuş gibi yaklaşırdı. Bir arkadaşın şehit olduğunu duyduğunda çok etkilenirdi. Sınır üzerinden Kürdistan dağlarına geçmeye çalışırken şehit olan Mihyedîn, Ehmed, Haşim ve Zinar arkadaşlar ile kardeşim Canda’nın şehadeti annemi çok etkilemişti.

‘Şehitler için yaşadım’

Vefat etmeden önce son vasiyetinde, ‘Ölürsem beni şehitlerin yanına gömün. Onlar için yaşadım ve ölürken de onların yanında olmak istiyorum’ demişti.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.