Ormana, börtü böceğe her şeye düşman
Kadın Haberleri —

Akbelen Direnişi
- Ormancılar Derneği’nin açıkladığı verilere göre İkizköy’de bugüne kadar 65 bin ağaç kesildi. Işıkdere mahallesini içine alan 220 bin dönümlük alanda kömür madeni yapılıyor. Bölgede yaşayan köylüler madenden kaynaklı köylerini terk edip, yakın tarlaların içinde kendilerine yaşam alanları kurmak zorunda kalıyor.
Ormancılar Derneği’nin açıkladığı verilere göre İkizköy’de bugüne kadar 65 bin ağaç kesildi. Işıkdere mahallesini içine alan 220 bin dönümlük alanda kömür madeni yapılıyor. Bölgede yaşayan köylüler madenden kaynaklı köylerini terk edip, yakın tarlaların içinde kendilerine yaşam alanları kurmak zorunda kalıyor. Limak Holding tarafından köyleri gasp edilen köylülere yüz metrekare alanı bile çok gören holding, köy boşaltıldıktan 6 ay sonra köylülere yeni bir ihtarname yollayarak elde kalan arazilerini de satın almak istediğini beyan etti.
15 yıl önce Milas merkezden İkizköy’e yerleşen 63 yaşındaki Melehat Çulha, “Bu ormanda her çeşit meyve ve her türlü mantar çeşidimiz vardı. Köyümüzde her şeyimiz vardı ama yok oldu. Bir tane zeytin ağacından 2 ton zeytin hasat ederdik. Tek bir çam ağacı 50 teneke bal verirdi. Şimdi yok” diyor. “Ormanın dili olsa da konuşsa” diyen Çulha, “Biz kömür istemiyoruz. Termik santraller kapatılsın. Biz ektiğimizi yiyerek rahat bir şekilde geçinebiliyoruz. Çam ağaçları artık yok. Yaban hayvanları artık köylere iniyor. Bu şirket hayvana, börtü böceğe, ormana, insana her şeye düşman. Burada en zehirli yılan kuyruklu yılandır bu şirket ondan bile zehirli” ifadelerini kullanıyor.
Burada doğdum burada öleceğim
70 yaşındaki Filiz Özdemir ise, “Bu köyde doğdum bu köyde öleceğim. Tarlamızı, evimizi aldılar. Bizi buradan kovmak istiyorlar. Şimdi de ormanımızı almak istiyorlar. Burada kömür var dediler evlerimizi elimizden aldılar. Biz kömürü ne yapalım. Çam kokusu bizi yaşatıyor ama kömür kokusu bizi öldürür. Bize tarlamız, bağımız bahçemiz ve ormanımız lazım" diyor. 54 Yaşındaki Aytaç Yakar, “Ben bu köyde 35 yıl yaşadım. 35 yıl sonra oradan sürdüler bizi. Evimizin ve tarlamıza bedel olarak gülünç bir para verdiler ve köyümüzü yıktılar. Bu yapılanlar suç değil mi? Kanun nerede" diye soruyor. 43 yaşındaki Necla Işık da, “Hayallerimiz elimizden kayıp gitmesin diye 4 yıldır mücadele ediyoruz” diyor. MUĞLA













