• Korucular tarafından katledilen DEM Parti yöneticisi Ahmet Gün'ün mücadele arkadaşları, Gün'ün özel olarak hedef alındığını söyledi:
  • "Partizandı ve hiçbir zaman boyun eğmez, doğrudan şaşmazdı. Tutuklandı, işkenceden geçirildi. Kardeşini, yeğenini ve kuzenlerini kaybetti."

Şirnex’ın Qileban (Uludere) ilçesine bağlı Sêgirk (Şenoba) beldesinin Taloka köyünde, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sêgirk Belde Belediye Meclis Üyesi Ahmet Gün ile oğlu Abdurrahim Gün, 11 Aralık'ta silahlı saldırıya uğradı. Baba Gün, katledildi. Oğlu Abdurrahim Gün yaralandı. Ahmet Gün'ün yeğeni Mahmut Gün ise saldırıdan yara almadan kurtuldu. Oğul Gün ile yeğen Gün, saldırının sorumlusu olarak Enver Babat, Ömer Yarar, Sıddık Babat ve oğlu Ebubekir Babat’a işaret etti. Soruşturma devam ederken, Enver Babat (60) olay günü teslim oldu. Diğer isimlere dair herhangi bir gelişme olup olmadığı bilinmiyor. Katledilen Ahmet Gün, yıllardır beldede korucu baskısına rağmen siyasi faaliyetler içerisinde yer isimlerden birisiydi. Gün’ün mücadele arkadaşları, korucu silahlıyla yaşanan saldırıyı değerlendirdi. 

 

 

Qileban'da yaşayan İsmail Tong (43), Gün’ün halkçı, toplumda sayılan ve sevilen biri olduğunu söyledi. Tong, saldırıyı “vahşet” olarak niteleyerek, "Sorumlusu devlettir. Devlet halkın arasına silah koydu. Yüzlerce kişi korucu silahlarıyla öldü. Bazılarının çocukları bu silahla intihar etti. Bu silah bizler için her zaman tehlike oluşturuyor” dedi. Ahmet Gün’ün katledilmesinin ilk olmadığına dikkat çeken Tong, “Bu köyde daha önce tek bir silahla 5 insan öldürüldü. 20 bin TL parasını veren herkese silah verip korucu yapıyorlar. Daha sonra tehlike olarak toplumun arasına giriyorlar. Devletten silahı alanlar, ‘nasıl olsa devlet arkamdadır, ben de devlet görevlisiyim’ diyor. Her şeyi yapıyorlar. Bu insanlar bölge için her zaman tehlikelidir. Bu silahların kaldırılmasını istiyoruz” diye konuştu.

 

 

Çok değerliydi

Gün ile aynı mahallede yaşayan Mesut Gün de şunları söyledi: "Onunla yoldaşlık eden insanlar çok iyi bilir; çok değerli ve mert bir arkadaştı. Partizan bir insandı ve hiçbir zaman boyun eğmezdi. Doğrudan şaşmayan biriydi. Bunun için çok büyük bedeller ödedi. 90’lı yıllardan bugüne kardeşini, yeğenini ve kuzenlerini bu mücadelede kaybetti. O da onların yolunda gidiyordu. Çok üzgünüz. Sêgirk gibi bir beldede 600-700 korucu var. Özellikle Babatlar olarak bilinen ailenin yüzde 90’ı korucudur. Kendileri gibi olmayan herkesi düşman olarak görüyor ve zulüm ediyorlar. Devleti de arkalarına aldıkları için bunu rahatlıkla yapıyorlar. Ahmet arkadaş da bu kirli sistemi kabul etmiyordu."

 

 

40 yıldır mücadele ediyordu

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Qileban İlçe Eşbaşkanı Abdullah Yaman, Gün’ün merhametli, alçakgönüllü ve örnek bir kişilik olduğunu söyledi. Yaman, "Ahmet arkadaş, 40 yıldır özgürlük mücadelesi için emek veren bir insandı. Sistem tarafından tutuklandı, işkenceden geçirildi. Faili meçhul dönemlerinde birkaç defa ölümden kurtuldu. Hiçbir zaman yurtsever duruşundan taviz vermedi. Katledildiği güne kadar da mücadele içerisinde yer alıyordu. Bütün çevresine moral motivasyon kaynağıydı” dedi. Gün'ün özel olarak seçildiğinin altını çizen Yaman, "İnsanların gözlerinin korkutulması, inançlarını kırılması için bilinçli seçilen bir hedefti. Bu saldırı hem devletin hem de devletin paramiliter güçlerinin özel bir mesajıdır. Ahmet arkadaşın hedef alınması sadece iki aile arasında bir kavga olarak görülecek bir olay değildir. Bu direkt siyasi bir mesajdır. Politik bir saldırıdır” şeklinde konuştu.

Onlarca kişi kateldildi

Silah verilen korucularla toplumun karşı karşıya getirildiğini ifade eden Yaman, şunları dile getirdi: "Bununla Kürt halkının mücadelesinde başarıya ulaşmamasını hedefliyorlar. Bunun için yaşanan bu olayların sorumlusu devlettir. Örneğin Sêgirk koruculuğun merkezi olarak seçilmiş ve şimdiye kadar onlarca kişi bu güçler tarafından katledilmiş. Saldırganlar, devleti arkalarında görmeseler asla böyle bir şey yapma cüretini kendilerinde bulamaz. Bu korucular daha önce taciz, tecavüz ve katletme yaptılar. Bunun sorumluluğunu devlet üzerine aldı. Cezasızlık politikasıyla üzerini örttü. Onun için bu kişiler bu cüreti devletten alıyor."

 

 

Katledilmesini kabullenemiyoruz

Gün'ün "değerli bir mücadele arkadaşı" olduğunu dile getiren Feride Ender ise şöyle konuştu: "Her zaman çalışmaya içtenlikle katılan ve hazır olan biriydi. Ahmet arkadaş denildiği zaman merhamet, iyilik ve yoldaşlık aklımıza geliyor. Her zaman yapıcı bir insandı. Barış sevdalısı biriydi. Ahmet arkadaşın katledilmesini kabullenemiyoruz. Onu katledenleri lanetliyoruz. Ahmet arkadaşımız devlet tarafından ve devlet eliyle katledildi. Bu sıradan bir saldırı değildi. Ahmet arkadaş öncü bir kişiydi. Bunun için bilinçli bir şekilde katledildi." ŞIRNAK