Paranın da hayatın da değeri yok

Toplum/Yaşam Haberleri —

30 Kasım 2021 Salı - 18:25

Türkiye’de ekonomik kriz ve yoksulluk gün geçtikçe derinleşiyor.

Türkiye’de ekonomik kriz ve yoksulluk gün geçtikçe derinleşiyor.

  • Ankara Ulus’ta 150 TL yevmiyeye çalışan esnaf Emrah Keser: "Günlük 11 dolar için çalışıyoruz. Akşam iş çıkışı yevmiyemi alıyorum, sabah işe gidecek yol parası bulamıyorum. Paranın da, insanlığın da, yaşantının da bir kıymeti yok."
  • Balıkçı Murat Demir: "İşler hiç ama hiç iyi değil. Ülkede taştan çok işsiz insan var, sıkıntı büyük. Müşteri 15 liralık balığa '10 lira olmaz mı?' diye soruyor. 'Kurtarmıyor' diyince evine eli boş dönüyor. Yazık günah değil mi?"

 

MASİS HESKİF/ANKARA

Türkiye’de ekonomik kriz gün geçtikçe derinleşiyor. Türk lirasının değer kaybı ve işsizlik ekonomik krizi ciddi bir boyuta getirmiş durumda. Hemen hemen her gün gıdadan giyime, teknolojiye kadar birçok ürüne zam geliyor. Marketlerde bazı ürünlere stok sınırlaması getirilirken, özellikle teknoloji ürünü satan firmalar kur artışından kaynaklı ürün satışını aralıklarla durduruyor. Asgari ücretin döviz karşısında giderek yok olması insanların alım gücüne darbe vururken esnaflar da artan kira, doğalgaz, elektrik faturalarını ödeyememekten, satış yapamamaktan şikayetçi.

20 yıldır balıkçı, 150 lira yevmiye alıyor

Ankara'nın kalbi niteliğinde olan Ulus'ta çeyrek asırdır esnaflık yapanlar ile krizi konuştuk. 35 yaşındaki Emrah Keser 20 yıldır Ulus'ta balıkçılık yapıyor. Haymana Kürtlerinden olan Keser, Haymanalı Kürtlerin Ankara'daki balık, kasap, manav, taksi, hamallık gibi insanlığın en zor işlerini yaptığını söyleyerek sözlerine başlıyor ve "Emeğin bel kemiğini Haymanalılar oluşturuyor" diyor. Son dönemde işsizlikten kaynaklı balık kılçığı temizleme işi yaptığının belirten Keser, 150 lira yevmiye alıyor. Keser, "Normalde bu iş kasa başı yapılıyor. Ama artık kasa başı yapmıyorum dükkana çalışıyorum ve dükkan sigortamızı da yatırıyor. Balıkçılık işi ortalama 6-7 ay devam ediyor. 7 ayın sonunda bir süre boşta kalıyoruz, boşta kaldığımız dönemde de taze mısır, taze nohut satarak geçimimi sağlıyorum. Hayatta kalabilmek için boşta kalmamamız gerekiyor" diyerek hayatını yıllardır 'boşta kalmamak' üzerine kurulduğunu anlatıyor.

Emrah Keser

Sabah işe gidecek yol parası yok

Ülkedeki ekonomik krizin en çok kendileri gibi fakir fukarayı etkilediğine vurgu yapan Keser, Dolar ve Euro'nun artışına ilişkin "Türk parasının değeri hiç yok ama bedeli çok" diyor. Keser, "Günlük 11 dolar için çalışıyoruz. Bu rakam gün geçtikçe de düşüyor. Paranın değeri düştükçe de nereye gittiğini bilmiyorum. Akşam iş çıkışı yevmiyemi alıyorum, sabah işe gidecek yol parası bulamıyorum. Para nereye gidiyor, ne oluyor bilmiyorum. Paranın da, insanlığın da, yaşantının da bir kıymeti yok" diyor.

Telefon dahi kullanmıyor

Fiyatlardaki artışı sorduğum Keser, "Dışarı çıkıp kendime yaşamsal şeyler dışında ekstra hiçbir şey alamıyorum. Teknoloji hızla büyüyor ama biz bundan faydalanamıyoruz. Benim telefonum dahi yok. 20-25 senedir bu işi yapıyorum başka da bir yeteneğim yok. Biz kendimize sahip çıkmadıktan sonra kimse bize sahip çıkmaz" diyor.

Balık almak lüks

Balığın eskiden lüks bir gıda olmadığını şimdilerde ise lüks kategorisine girdiğine dikkat çeken Keser, "İnsanlar eskiden daha çok balık alıyorlardı ama şimdi çok az alıyorlar çünkü paranın kıymeti yok" diyor.

Eski dostluk, arkadaşlık, dayanışmadan eser kalmadığını ifade eden Keser, şimdilerde herkesin kendi kabuğunda, yaşam telaşında olduğunu ifade ediyor: "Eskiden verilen selam ile şu an verilen selam arasında da çok fark var. Şu an selam verdiğin birisi 'Acaba neden bana selam verdi, para mı ister başka bir şey mi ister diye düşünüyor?' Eskiden selam vermek farzdı, alırken sünnetti. Şimdi ikisi de yok."