Polise rağmen karanfiller

28 Mayıs 2020 Perşembe - 13:30

  • Mücadelelerinin 25. yılında kendilerine yasaklanan Galatasaray Meydanı’na giderek polis engeline rağmen karanfiller bırakan Cumartesi Anneleri, asla vazgeçmeyecekleri mesajı verdi.

Gözaltında kaybedilen ya da ‘faili meçhul’ cinayetlerle katledilen yakınları için 27 Mayıs 1995’te Galatasaray Meydanı’nda “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” diyerek oturmaya başlayan Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi 25. yılına girdi.

Arjantin’de gerçekleşen askeri darbe ardından gözaltında kaybedilen çocuklarının akıbetini sormak isteyen anneler, ilk kez 13 Nisan 1977’de Plaza de Mayo Meydanı’nda oturma eylemi başlattı. 14 kişiyle eyleme başlayan annelerin sayısı kısa sürede yüzleri aştı. Tüm baskılara rağmen yakınlarını aramaktan vazgeçmeyip, her Perşembe günü meydana çıkarak “Plaza de Mayo Anneleri” olarak anılan anneler, mücadeleleri sonucunda diktatör Jorge Rafael Videla’nın yargılanmasını sağladı.

 

Eylem aralıksız sürüyor

 Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da ise kayıp yakınları, 27 Mayıs 1995’ten bu yana Galatasaray Meydan’ında kaybedilen yakınlarının akıbetini soruyor. Dört aile ile başlayıp, iki hafta içinde 30 aileyi bulan eyleme yönelik onlarca kez polis saldırısı oldu. Her hafta Galatasaray Meydanı’na çıkarak evlatlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri’nin sayısı her geçen gün artarken, gözaltı, darp ve müdahalelere maruz kaldı. Karşılaştıkları baskılar nedeniyle eylemlerine 13 Mart 1999’da ara vermek zorunda kalan anneler, yeniden bir araya geldikleri 31 Ocak 2009’dan bu yana eylemlerine aralıksız bir şekilde devam ediyor.

Annelerin eylemi 700. haftasına girdiği 25 Ağustos 2018’de Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı doğrultusunda Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından yasaklandı. Yasağa rağmen Galatasaray Meydanı’nda olacaklarını duyuran Cumartesi Anneleri’ne, polis saldırdı ve çok sayıda kişi gözaltına aldı. 700. oturumunun ardından eylemleri her hafta engellenen Cumartesi Anneleri, eylemlerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde devam etti. Aileler, koronavirisü (Kovid-19) salgınının baş gösterdiği günden bu yana ise eylemlerini sosyal medya hesapları üzerinden sürdürüyor.

 

Kayıplar Haftası kabul edildi

 17-19 Mayıs 1996 tarihleri arasında toplanan Uluslararası Gözaltında Kayıplar Kurultayı, Arjantinli Plaza De Mayo Anneleri ile Cumartesi Anneleri’ni ve dünyanın birçok yerinden kayıp ailelerini bir araya getirdi. Bu kurultayda birleşik mücadelenin sürekliliğini sağlamak amacıyla Gözaltında Kayıplara Karşı Uluslararası Komite’nin (ICAD) kurulmasına karar verildi. Yine Hasan Ocak’ın işkence edilerek öldürülmüş bedeninin bulunduğu tarih olan 17 Mayıs’tan hareketle 17-31 Mayıs tarihleri arası “Gözaltında Kayıplara Karşı Uluslararası Mücadele Haftası” ilan edildi.

Yine polis engeli

Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelmeleri engellenen Cumartesi Anneleri, 25. yılları dolayısıyla meydanda açıklama yapmak istedi. İnsan Hakları Derneği  (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri’nin de eyleme katılarak destek verdiği anneler, yine polis engeliyle karşılaştı.

 

Vazgeçmeyeceğiz

Etrafı bariyerlerle çevrili meydanın girişinde önleri polis tarafından kesilen anneler, bunun üzerine yanlarında getirdikleri karanfilleri bariyerlerin üzerinden meydana attı. Karanfiller atılırken  “Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz”, “Kayıplarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz” sloganları atıldı.

Bu sırada konuşan 21 Mart 1995’te gözaltına alındıktan sonra cenazesine kimsesizler mezarlığında ulaşılan Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak, Galatasaray Meydanı’na ilk olarak 1995’te çıktıklarını hatırlatarak, “Annelerimizi kaybettik bu meydanda, kardeşlerimizi kaybettik. Kayıplarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

 

Yüzlerce insanın ahı var

 Gözaltına alındı 1994’te kaybedilen ve cenazesi kimsesizler mezarlığına defnedilen Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç da Galatasaray Meydanı’nda yüzlerce insanın ahının olduğunu ifade etti. Karakoç, “Gençliğimizi verdik bu meydana. İnsanlar kaybedilmesin, diye geliyoruz bu meydana. Çeyrek asırdır buradayız. Bin yıl da geçse vazgeçmeyeceğiz. Bu ülkenin ayıbı bu. Binlerce insanı vahşice yok ettiler. Torunlar sahip çıkıyor artık buraya. Torunların çocukları artık sahip çıkmaya başladı. Bu sizin ayıbınız” şeklinde konuştu.

 

Annelerimiz alacaklı gitti

 Hayrettin Eren’in 12 Eylül 1980 kayıplarından olduğu İkbal Eren ise şunları söyledi: “Annelerimiz burada evlatlarını aradı. Evlatlarının cesetlerini aradı. Annem devletten alacaklı gitti. Annelerimizin buradan alacağı var. Gözaltında kaybetmek insanlık suçudur. Bu suçu işleyenlerden mutlaka hesabı soracağız. Bizler sizden hesap soruyoruz. Failler ortaya çıkana kadar sizden hesap isteyeceğiz.”

 Mesajlarını bu şekilde veren Cumartesi Anneleri ardından İstiklal Caddesi boyunca yürüyerek İHD İstanbul Şube binasına gitti.

İSTANBUL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.