Prosfygika'da ortak direniş

Dünya Haberleri —

Prosfygika eylem/foto:AFP

Prosfygika eylem/foto:AFP

  • Atina hükümeti, mültecilerin, Kürdistanlı siyasi sürgünlerin ve anarşistlerin sığınağına dönüşen Prosfygika’yı yıkmaya çalışıyor. Yıkıma karşı 78 gündür açlık grevinde olan Yunan devrimci Aristotelis Chantzis (Aristos), “Buranın tarihi hafızasını korumaya karar verdik” diyor.
  • Prosfygika’yı ziyaret eden gazeteci Lorena Saraniero ise, “Evlerin duvarlarında şehitlerin isimleri yazıyor. Binaların cepheleri Kürtlerin direniş sloganlarıyla süslenmiş ve evlerde Kürt hareketinin şehit savaşçılarının fotoğrafları asılı” diye ekliyor.

TİJDA YAĞMUR

Atina’daki “Prosfygika” binasının duvarlarını “Ortak dilimiz direniştir” sloganı süslüyor. Farklı ülkelerden şehitlerin isimleri, kurşun izleri… 2014 yılında Türk polisi tarafından Gezi Parkı eylemleri sırasında katledilen 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın adını taşıyan fırın, her sabah kapılarını Prosfygika’da kalanlar için açıyor.

Prosfygika, Yunanca “mülteci yerleşimi” anlamına geliyor. Yunan hükümeti 1933 yılında, 1919-1922 arasında Türk devleti-Yunanistan savaşından kaçan mültecilerin barınması için, 3,5 hektarlık alanda 8 bloktan oluşan evler inşa etti. Bu evler, ilk olarak 1944’teki Alman işgali döneminde devrimci direnişçilere kapılarını açtı. Yunanistan Komünist Partisi (KKE) burada mücadele etti.

Sıradan evler değil, devrimci bir anıt

İngiliz destekli Yunan hükümet güçleri, Aralık 1944’ten Ocak 1945’e kadar Yunan Halk Kurtuluş Ordusu’na (ELAS) saldırdığında, Prosfygika’daki sakinler ve devrimciler birlikte direndi. Yunanca "Dekemvriana" (Aralık Olayları) olarak adlandırılan bu süreçte Prosfygika, devrimciler için stratejik bir kale haline geldi. Bugün bile birçok evin cephesinde çatışmalardan kalan kurşun izleri görülüyor. Böylece 228 daireden oluşan 8 blok, devletin yaptığı sıradan bir konut projesinden devrimci bir anıt alanına dönüştü.

 Avlularda kolektif yaşam

Alexandras Bulvarı üzerinde inşa edilen evlerin mimarı Kimon Laskaris ve inşaat mühendisi Dimitris Kyriakou, binaların tasarımında estetik süslemeler, dekoratif eklemeler veya pahalı malzemeler kullanmamıştı. Sadece mültecilerin sığınması düşük maliyetli, geniş avlu ve ortak alanlar inşa etmişti. Ancak burada kalanlar evlerinde izole olmak yerine, avlularda ve balkonlarda bir araya geldi, kolektif bir yaşam kurdu ve mahalleyi canlandırdı.

Prosfygika sakinleri 2010 yılında, tam anlamıyla bir kolektif ruhu oluşturmak için yeniden yapılanma sürecine başladı. 2012’de İşgal Edilmiş Prosfygika Topluluğu'nu (SY.KA.PRO) kurdu. Bugün, 27 farklı ülkeden 400'den fazla kişiye ev sahipliği yapan Prosfygika, savaşlardan kaçan mültecilere, Kürdistanlı siyasi sürgünlere, anarşistlere, komünistlere, yaşlılara ve çocuklara kalacak yer sağlıyor. Ancak, en az 30 yılı aşkın bir süredir iktidara gelen tüm hükümetler tarafından sürekli “tahliye” saldırılarına maruz kalıyor.

foto:AFP

 400 kişiyi sokağa atma planı

Hükümet ve Attika Bölge Yönetimi, 2025 yılında kapalı kapılar ardında “kentsel dönüşüm” bahanesiyle Prosfygika'nın ilk dört bloğunun “tahliyesine” karar verdi. Kamuoyuna, binaların Avrupa Birliği'nin (AB) “bölgesel kalkınma fonlarından ayrılan 15 milyon euro ile sosyal konut ve hasta yakınları için bir misafirhane oluşturularak restore edileceğini” duyurdu. Ancak Prosfygika sakinleri, hükümetin ikiyüzlülüğünü anında ortaya çıkardı. Hükümet, sosyal konut bahanesiyle Prosfygika'da yaşayan 400 kişiyi sokağa atmayı, yerine yandaş inşaat şirketlerine ihale peşkeş çekerek lüks binalar inşa etmeyi planlıyor. Bu da 2028 yılına kadar tamamlamayı hedefliyor.

 Avrupa'nın en büyük işgal evi

Prosfygika, bir futbol sahasının hemen yanında, bir kanser hastanesi, bir karakol ve Yüksek Mahkeme arasında yer alıyor. Burası Avrupa'nın en büyük işgal evi… Sağlık, kadın, çocuk ve halkla ilişkiler gibi alanlardan sorumlu 22 özerk birliğin yardımıyla burada örgütlü bir yaşam örülüyor. Genel Kurul ve Kadın Konseyi, SY.KA.PRO’nun iki merkezi karar organıdır.

Neo-Nazilerle işbirliği

 Hükümet, Avrupa’da konut krizinin büyüdüğü bu süreçte tahliye planını devreye koyarken, halk büyük kararlılıkla direnmeye devam edeceğini belirtiyor. Geçtiğimiz yıllarda da mahalleyi boşaltmak için defalarca saldırı düzenlenmiş, halk 2016 sonbaharında bir “tahliye” girişimini engelleyebilmişti. O dönemde polis, halka saldırmak için “Altın Şafak” örgütünün Neo-Nazileriyle işbirliği yapmıştı.

foto:AFP

Aristos, 78 gündür direniyor

Şimdiki direniş ise daha büyük ve örgütlü. Herkesin sevgiyle “Aristos” olarak adlandırdığı Aristotelis Chantzis adlı devrimci, 5 Şubat’ta “ölüm orucuna” başladı. “Prosfygika'nın tarihi hafızasını sonuna kadar savunmaya karar verdik. Hayatın devamı için canımızı bile feda etmek, bizim açık tercihimiz ve sorumluluğumuzdur. Eğer Prosfygika tahliye edilirse, büyük bir kısmımız sokakta kalacak. "Yaşlılar ve hastalar sokaklarda ölecek, çocuklar evlerini ve okullarını kaybedecek” sözleriyle açlık grevi eyleminin amacını duyuran Chantzis, 23 Nisan itibariyle direnişini 78’inci gününde sürdürüyor.

Chantzis’in talepleri ise şöyle:*Attika Bölgesi, sözleşmeyi derhal feshedecek.

*Prosfygika'nın tüm sakinleri, yaşadıkları ve sosyal, kültürel ve organik bağlar kurdukları yer ve bölgede, evlerinde kalmaya devam edecek.

*Katoikoi kai Filoi Prosfygikon L. Alexandras adlı hukuk firmasına Prosfygika için somut garantiler verilecek. Prosfygika'nın "yeniden geliştirilmesi" için kamu fonlarından hiçbir kaynak kullanılmayacak!

‘Kolektivizm tüm topluma yayılmalı’

Chantzis dışında, burada kalanlar da evleri savunmayı görevi olarak görüyor. Prosfygika’yı korumak için bir kampanya yürütülüyor. Şu ana kadar, her birine bin ila 5 bin kişinin katıldığı üç büyük gösteri düzenlendi. Açlık grevi çadırının önünde de broşür dağıtımı, dayanışma amaçlı açlık grevleri, akşamları afiş asmak gibi etkinlikler, günlük olarak gerçekleştiriliyor. Ayrıca, toplumsal katılımı güçlendirmek için etkinliklerin daha açık bir yapıya kavuşması gerektiğine karar verildi. Chantzis, bu konu için, “Kolektivizm sadece bir arada yaşama meselesi değil, geliştirilmesi ve tüm topluma yayılması gereken bir ideolojidir” diyor.

Duvarlarda Kürt şehitleri

Prosfygika’yı ziyaret eden Junge Welt gazetesinden Lorena Saraniero ise tanıklığını şu sözlerle dile getiriyor: “Bu yerin önemi, orada bulunan herkes tarafından hissedilebiliyor. Evlerin duvarlarında şehitlerin isimleri yazıyor. Binaların cepheleri Kürtlerin direniş sloganlarıyla süslenmiş ve evlerin duvarlarında Kürt hareketinin şehit savaşçılarının fotoğrafları asılı. Burada çok sayıda enternasyonalist de yaşıyor. Buradaki herkes yeni bir yaşam biçimi yaratmak istiyor.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.