- Şu anda dünyanın en kritik boru hattı Suudi Arabistan'ın üzerinden geçiyor. Doğu-Batı Boru Hattı 1980'lerde, İran-Irak Savaşı sırasında inşa edildi. Hattın kapasitesi 2019'da acil durumlar için günde 7 milyon varil seviyesine çıkarıldı. Fakat Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu yükleme terminalleri bu kadar yüksek hacmi bu hızla kaldırmak üzere tasarlanmamıştı.
- Irak için tablo daha kötü. Savaş öncesi günde 3,4 milyon varil olan ham petrol ihracatının neredeyse tamamı Basra üzerinden Hürmüz'e gidiyordu. Kerkük'ü Türkiye'deki Ceyhan'a bağlayan kuzey hattı, iki buçuk yıllık aradan sonra Eylül 2025'te yeniden açıldı ve Mart'ta akış günde 250 bin varile çıkarıldı. Bu miktar, Irak'ın kaybettiklerinin yanında devede kulak kalıyor.
David B Roberts* -Çeviri: Yeni Özgür Politika
Körfez ülkeleri, yıllar içinde Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakmak için çeşitli acil durum boru hatları inşa etti.
İran savaşı başlayalı iki ay oldu ve Hürmüz Boğazı hâlâ büyük ölçüde kapalı. Gemi trafiği savaş öncesi seviyelerin çok altında seyrediyor. 28 Şubat'tan beri yaşanan ateşkesler, ablukalar ve yeniden kapanmalar, hiçbir tankerin kaptan köşkünde güven duygusu yaratamadı.
Hürmüz, uzun zamandır dünyanın en kritik ticaret darboğazlarından biri olarak biliniyor. Normal şartlarda günde yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü ile küresel likit doğal gaz (LNG) ihracatının yaklaşık beşte biri buradan geçiyor. Dünyadaki helyumun üçte biri ve gübre olarak kullanılan ürenin de yaklaşık üçte biri bu boğazdan taşınıyor.
Hürmüz'e alternatif planlar on yıllardır masada olsa da, bu çözümler şimdi hiç olmadığı kadar ağır bir sınavdan geçiyor. Mevcut alternatif altyapı, tasarlandığı gibi çalışarak günde yaklaşık 3,5-5,5 milyon varil ham petrol kapasitesi sağlıyor. Ancak bu rakam hâlâ yetersiz kalıyor.
Hürmüz'e alternatif boru hatları
Şu anda dünyanın en kritik boru hattı Suudi Arabistan'ın üzerinden geçiyor. Doğu-Batı Boru Hattı (Petroline) 1980'lerde, İran-Irak Savaşı sırasında (Tanker Savaşı) inşa edildi.
Hattın kapasitesi 2019'da acil durumlar için günde 7 milyon varil seviyesine çıkarıldı. Fakat Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu yükleme terminalleri bu kadar yüksek hacmi bu hızla kaldırmak üzere tasarlanmamıştı. Tanker trafiğini takip eden analistler, hattaki gerçek akışın teorik kapasitenin altında olduğunu belirtiyor.
Yanbu'dan Avrupa'ya gidecek petrolün bir de Mısır üzerinden Sumed Boru Hattı'ndan geçmesi gerekiyor. Bu hattın kapasitesi ise günde sadece 2,5 milyon varil. Savaşın başından beri akış %150 artmasına rağmen, Sumed'in sınırlı kapasitesi Avrupa arzı açısından ciddi bir darboğaz olmaya devam ediyor.
İran, Petroline'ın jeoekonomik önemini fark ederek hedef aldı. Nisan ayında bir pompa istasyonuna yapılan dron saldırısı günde 700 bin varillik akışı durdurdu. Ancak Suudi Aramco, hattı üç günde yeniden tam kapasiteye ulaştırdı. Tamir hızı güven verici olsa da, saldırının gerçekleşmiş olması endişe verici.
Körfez'deki diğer önemli alternatif ise Birleşik Arap Emirlikleri'nde. Abu Dhabi Ham Petrol Boru Hattı (ADCOP), Habshan'dan Umman Körfezi kıyısındaki Füceyre'ye uzanıyor. Günde 2 milyon varile yakın kapasitesiyle, Körfez'den doğrudan Hint Okyanusu'na çıkan tek büyük alternatif hat bu.
Fakat ADCOP da savaş sırasında hedef alındı. Mart ayının 3, 14 ve 16'sında Füceyre'ye düzenlenen İran dron saldırıları depolama tanklarını ateşe verdi ve yüklemeleri durdurdu. ADCOP, BAE'ye belirli bir alternatif sunsa da hedef olma sorununu çözmüyor.
Diğer ülkelerin durumu
Irak için tablo daha kötü. Savaş öncesi günde 3,4 milyon varil olan ham petrol ihracatının neredeyse tamamı Basra üzerinden Hürmüz'e gidiyordu. Kerkük'ü Türkiye'deki Ceyhan'a bağlayan kuzey hattı, iki buçuk yıllık aradan sonra Eylül 2025'te yeniden açıldı ve Mart'ta akış günde 250 bin varile çıkarıldı. Bu miktar, Irak'ın kaybettiklerinin yanında devede kulak kalıyor.
Kuveyt'in durumu ise daha vahim. Savaş öncesi günde yaklaşık 2 milyon varil ihracatın tamamı Hürmüz üzerinden gerçekleşiyordu ve hiçbir boru hattı alternatifi yok. Kuveyt Petrol Şirketi Mart'ta mücbir sebep ilan ederek sözleşmelerini askıya aldı. Bu karar 20 Nisan'da uzatıldı. Şirket, Hürmüz açılsa bile yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini açıkladı. Hasarı onarmak ve üretimi yeniden artırmak aylar sürecek.
Katar'ın sorunu biraz farklı. Ham petrol ihracatı nispeten düşük (günde 0,6 milyon varil) olsa da asıl mesele doğalgaz. Ras Laffan'daki 77 milyon tonluk LNG kapasitesi dünyanın en büyüğü ve küresel LNG ticaretinin yaklaşık %19'unu karşılıyor. Bu gazı Hürmüz dışından taşımak için herhangi bir alternatif yok.
Bu arada İran da kendi alternatif hattını üretti: Goreh'ten Cask'a uzanan 1000 km'lik boru hattı. Günde 1 milyon varil kapasiteyle tasarlandı ancak yaptırımlar ve tamamlanmamış terminal altyapısı nedeniyle gerçek akış çok düşük kaldı. Savaş döneminde Cask'tan sadece tek bir tanker (yaklaşık 2 milyon varil) yükleme yapabildi.
Savaşın başından beri "daha fazla boru hattı" çağrıları yapılıyor. Bu anlaşılır bir tepki ama kalıcı bir çözüm değil. Hürmüz'ün kapasitesini karadan giden boru hatlarıyla ikame etmek yüzlerce milyar dolar ve en az on yıllık inşaat demek. Üstelik Yanbu, Füceyre ya da başka bir yerde kurulan yeni tesisler, dronlara eskilerinden daha az hedef olmayacak.
* David B Roberts, King's College London bünyesindeki Güvenlik Çalışmaları Okulu'nda (School of Security Studies) Doçent olarak görev yapmakta.
Kaynak: The Conversation
Kaynak Link: https://theconversation.com/what-alternatives-do-gulf-states-have-to-the-strait-of-hormuz-281805