- Roboskî Katliamı'nda kardeşi ve 27 yakınını kaybeden Veli Encü, çocuklarının parçalanmış bedenini dağlarda toplayan anne ve babaların, barış isteyip sürece sahip çıkmasının anlaşılmasını istedi.
- Roboskî'nin turnosol olduğunu vurgulayan Encü, hassasiyetten dem vuranlara, "Bedenleri paramparça edilmiş o 34 insanın ailelerinin, Roboskîli annelerin hassasiyetlerini ne yapacaklar?" diye sordu.
Yüzleşme olmadan toplumsal barışın zorluğuna dikkat çeken Veli Encü, Roboskî Katliamı'nın "faili meçhul" değil, "faili meşhur" olduğunu, ancak katliamın üzerinin örtülmeye çalışıldığını söyledi. Encü, “Kürt halkının yaşadığı acıları, mağduriyetleri ve zulümleri göz ardı edemezler. Roboskî, Kürt halkının derin acısının önemli bir sembolüdür" dedi.
Türk ordusu 28 Aralık 2011'de Şirnex'in Qileban (Uludere) ilçesine bağlı Roboskî köyünde, 19'u çocuk toplam 34 Kürt'ü savaş uçaklarının bombardımanı sonucu katletti. Veli Encü, katledilen 34 kişi için verilen adalet mücadelesinin sembol isimlerinden biri. Encü, katliamda kardeşi Serhat ile 27 yakınını yitirdi. Katliamdan sonra her hafta "Roboskî için, adalet için, failler yargılansın" talebiyle mezarlıkta yapılan eyleme öncülük etti. Köyde kurulan Roboskî-Der'in başkanlığını ve sözcülüğünü yaptı. Dernek, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılırken, hakkında çok sayıda dava açıldı ve baskılara maruz kaldı. En son 24 Mayıs 2019'da "Örgüt üyesi olmak" iddiasıyla tutuklandı ve dört yıl cezaevinde kaldı. Encü, tahliye edildikten sonra da mücadelesini sürdürdü; şimdi de DEM Parti Qileban İlçe Eşbaşkanlığı görevini yürütüyor.
MA'dan Azad Altay ve Berivan Altan'a konuşan Encü, 14 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen Roboskî'ye halen adaletin gelmediğini hatırlatarak, "Roboskî dosyası şu an raflarda çürütülmeye bırakılmış. Bunu kabul etmediğimizi söylemeye devam edeceğiz, çünkü 34 insan vahşice katledildi. Bu insanlık suçuna karşı devletin hukuksuzluğunu ve adaletsizliğini asla kabul etmedik" dedi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi'nin vereceği kararı beklediklerini ve umutlu olduklarını söyleyen Encü, "Bu katliam üzerine ne kadar zaman geçerse geçsin, değil 14 yıl, 140 yıl da geçse bu katliam asla zaman aşamasına uğramayacak. Elbet bir gün katliamın sorumlularından hesap sorulacaktır" diye konuştu. Roboskî Katliamı'nın "faili meçhul" değil, "faili meşhur" olduğunu, ancak dosyanın meçhullaştırılmak istendiğini vurgulayan Encü, katliamın üzerini örtme çabalarının altını çizdi.
Yüzleşme olmazsa olmaz
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni destekleyip sahiplendiklerini belirten Encü, şunları söyledi: "Devlet Kürt halkıyla gerçekten barışmak istiyorsa Roboskî benzeri dosyaların üzerine gitmesi lazım. Yüzleşme olmazsa toplumsal barış olmaz. Roboskî gibi bir katliamın üzerini örteceksin, sorumlularını koruyacaksın, aklayacaksın ama diğer yandan ben Kürt halkı ile barışacağım, diyeceksin. Bu çelişkiden vazgeçilmesi lazım. Roboskî dosyası turnusol kağıdıdır, samimiyetlerini göstermek istiyorlarsa Roboskî'nin üzerine gidecekler. Dosyayı o tozlu raflardan çıkartacaklar. Bizim talebimiz olan bu adaleti sağlayacaklar. Kürt halkının yaşadığı acıları, mağduriyetleri ve zulümleri göz ardı edemezler. Roboskî, Kürt halkının derin acısının önemli bir sembolüdür."
O günü asla unutmadık
Kimi çevrelerin "hassasiyetler gözetilmeli, hassasiyetlerimiz göz ardı edilmemeli" söylemlerine işaret eden Encü, şunları dile getirdi: "Katliamın yaşandığı o günü asla unutmadık. O gece insan ve katır parçaları birbirine yapışmıştı. O cansız bedenler katırların sırtında buraya getirildi. Çocuklarının kemiklerini, kolunu, bacağını ve parçalanmış bedenini o dağlarda toplamaya giden anneler ve babalar, bugün o acıya rağmen halen barışmak istiyor. 'Bizim canımız yandı, başka canlar yanmasın' diyorlarsa bu çok önemli. Konforlu bir hayat içerisinde hassasiyetten dem vuranlar var. Peki onlara sormak istiyoruz; bedenleri paramparça edilmiş o 34 insanın ailelerinin hassasiyetlerini ne yapacaklar? Biz bu büyük acıya rağmen barışı sahiplenmeye çalışırken, çözüm sürecini savunurken, onlar tamamen konforlu hayatlarında halen hassasiyetlerinden dem vuruyor. Büyük acıları yaşamış Kürt halkının hassasiyetlerine önce bir baksınlar. Roboskîli annelerin bu hassasiyetlerini ne yapacaklar peki? Kürt halkının yaşadığı acıları bir görsünler. O şekilde kendi hassasiyetlerini dem vursunlar." ŞIRNEX