Şam ve Ankara’yı buluşturan iddia

Dünya Haberleri —

3 Ağustos 2020 Pazartesi - 23:35

  • QSD’nin, Kuzey-Doğu Suriye’deki petrol sahaları için Delta Crescent Energy LLC isimli Amerikan petrol şirketiyle anlaşma imzaladığı iddiası, Şam ve Ankara’da benzer tepkilere neden oldu. Türk ve Suriye dışişleri bakanlıkları, yapıldığı iddia edilen anlaşmayı kınadı.

 

QSD ve Delta Crescent Energy LLC arasında anlaşma yapıldığı ve anlaşmadan konusunda bilgilendirildiği öne sürülen Türkiye, dün resmi bir açıklama yaptı. Türk Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin uluslararası hukuku hiçe sayarak anlaşma yaptığını ileri sürdü ve ”kabule edilemez” bulduğunu belirtti. Suriye Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, Suriye’nin egemenliğinin ihlal edildiğini ve anlaşmanın hiçbir geçerliliğinin olmadığını iddia etti. Reuters’e göre QSD bu konudaki soruları yanıtsız bıraktı. Konuyla ilgili haberler dolaşıma girdiğinden beri QSD veya Özerk Yönetim’den teyit eden ve yalanlayan bir açıklama yapılmadı.

Uluslararası Koalisyon, ABD Dışişleri ve QSD ile ilgili haberleriyle de bilinen Al-Monitor’den Amberin Zaman, Delta Crescent Energy LLC isimli petrol şirketinin QSD ile Kuzey-Doğu Suriye petrolü için anlaşma yaptığını öne sürdü. Zaman’a konuşan kaynaklar, anlaşmanın uzun süredir gündemde olduğunu ve şirketin Suriye’de faaliyet göstermesi için ABD Hazine Departmanı’na bağlı Dış Varlıklar Kontrol Ofisi’nden (OFAC) lisans aldığını dile getirdi. Zaman, Özerk Yönetim’in ABD temsilcisi Sinem Muhammed’in Whatsapp aracılığıyla Delta Crescent şirketinin QSD ile anlaşmasını doğruladığını aktardı, ancak Muhammed, herhangi bir resmi açıklama yapmış değil.

Jeffrey Türkiye’yi bilgilendirdi

Al-Monitor’e konuşan kaynaklar, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin QSD ile yapılan petrol anlaşmasıyla ilgili Ankara’yı bilgilendirdiğini; başka bir kaynak Rusya’nın da bilgilendirildiğini aktardı.

Graham da konuştu

Trump’ın çekilme kararını değiştirmesinde etkili olan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 29 Temmuz’da Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nda, QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî’nin kendisine telefonda ABD’li şirketle anlaşmayı imzaladıklarını söylediğini öne sürdü. Memnuniyetini “Bu, bölgedeki herkese yardım etmek için en iyi yol” sözleriyle dile getiren Graham, oturuma katılan Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya, “Bunu destekliyor musunuz?” diye sordu. Pompeo da, “Anlaşma beklenenden daha fazla zaman aldı. Uygulama aşamasındayız” yanıtını verdi. CBS muhabiri Christina Ruffini de Graham’ın anlaşmayı doğruladığını paylaştı.

Türkiye: Kabul edilemez

Gazeteci Amberin Zaman’ın, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin bilgi verdiği ve olumsuz tepki göstermediğini iddia ettiği Türkiye, dün resmi bir kınama açıklaması yaptı. Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “PKK/YPG terör örgütü, bu adımla Suriye halkının doğal kaynaklarına el koyarak bölücü gündemini ilerletme emelini açıkça gözler önüne sermiştir. Suriye’nin doğal kaynakları Suriye halkına aittir. ABD’nin uluslararası hukuku hiçe sayan, Suriye’nin toprak bütünlüğüne, birliğine ve egemenliğine kasteden ve terörizmin finansmanı kapsamına giren bu adıma destek vermesini esefle karşılıyoruz. Hiçbir meşru saikle gerekçelendirilemeyecek olan bu tasarruf asla kabul edilemez” denildi.

Suriye Dışişleri: Anlaşma geçersiz

Suriye Dışişleri Bakanlığı da hem ABD’yi kınayan hem de tarafları suçlayan bir açıklama yaptı. SANA’da yer alan açıklamada, ”Suriye, ABD’nin desteğiyle ve gözetiminde Suriye petrolünü çalmak için DSG ile ABD’li bir petrol şirketi arasında imzalanan anlaşmayı kararlılıkla kınıyor. Suriye yönetimi, bu anlaşmanın geçersiz olduğunu ve yasal hükmü bulunmadığını düşünüyor” denildi. Bu açıklamayı paylaşan Reuters, QSD’nin konuyla ilgili soruları yanıtsız bıraktığını yazdı.

Savaştan önce 300 bin varil

Esad yönetimindeki Suriye’de savaşın başlamasından önce günlük 300 bin varil petrol üretiliyordu. QSD’nin özgürleştirdiği ve Özerk Yönetim’in kontrolünde bulunan Dêrazor ve Hesekê bölgesi, hidrokarbon zenginliğinin yüzde 90’ını barındırıyor. Bugün petrolün onda biri dahi çıkarılamıyor. Nihayetinde petrol rezervlerinin işletilmesi ve satışı için yapıldığı iddia edilen anlaşma çerçevesinde Kuzey-Doğu Suriye’de iki modüler rafineri kurulacak. Bunlar, rafineri ihtiyacının yalnızca yüzde 20’sini karşılayacak.  HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.