- DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, savaş sürdükçe dışarıdan yatırımın gelmeyeceğini, içeride de adaletin sağlanamayacağını söyledi.
Türkiye Meclisi Genel Kurulu’na 11 Aralık’ta gelen 2024 bütçesinin görüşmeleri, iki hafta sürdü. Bütçe, 25 Aralık’ta AKP-MHP oylarıyla Meclis’ten geçti. Savaşa bütçenin onda biri ayrılırken, Halkların Eşitlik Partisi (DEM Parti) sık sık bütçenin savaş bütçesi olduğunu ve toplumun çıkarlarını gözetmediğini anlattı. Bunları duymazdan gelen AKP Grubu ise DEM Parti’yi hedef göstermekle yetindi. DEM Parti Riha (Urfa) Milletvekili Dilan Kunt Ayan, bütçe görüşmelerini JINNEWS’e değerlendirdi. Bu bütçede de kadına, halka, emekçiye, azınlıklara dair hiçbir politika üretilmediğini belirten Kunt, “Bunu ortaya koyan, teşhir eden, eleştiren ve öneri sunan bir yerde durduk” dedi. Yüzyıllık cumhuriyet aklının devamını Meclis’te gördüklerini dile getiren Kunt, “Her kürsüye çıkan iki üç cümlesinden sonra DEM Parti’ye saldırıyor. Bizim irademize dokunabilecek kadar haddi ve cüreti kendilerinde bulabiliyorlar. Bunun cevabını da aldılar. AKP’li bir vekil kalkıp, ‘çocuklarınıza Kürtçe isim takamıyordunuz bunu biz getirdik’ dedi. ‘89 doğumluyum adım Dilan’, AKP’nin ‘a’sının bile olmadığı bir dönemden bahsediyoruz. Onların yalanlarını boşa çıkaran teşhir eden bir politika izledik” diye konuştu.
Kürtlerin dilinin yok sayılması
Meclis’te sık sık Kürtçe selamlamanın hedef gösterilmesine de değinen Kunt, şöyle devam etti: “Kürtçe yapılan her konuşmada Anayasa’nın 3. Maddesi hatırlatılıyor. Biz de her defasından bundan vazgeçmeyeceğimizi; dillerin yaşatılması gerektiğini, bu toplumda bin yıllardır yaşayan halkların olduğunu söyledik. Orada mevzu anlamamak değil, Kürtlerin dilinin ve kimliğinin yok sayılmasıdır.”
Cezaevlerinde açlık grevleri olduğunu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde 34 aydır mutlak bir iletişimsizlik halinin devam ettiğini hatırlatan Kunt, “iktidar ve bakanlıkları ise çok farklı bir tablo çizdi. Haliyle biz de o tabloyu yıkan, gerçekçi verilerle ortaya çıkan bir tablo çizdik” şeklinde konuştu.
Kadınlar evinde otursun mantığı
İktidarın, kadını eve kapatan, üretimden geri çeken ve aile içinde varlığını sürdürmeye mahkum eden zihniyetine uygun bir bütçe ve Meclis performansı gösterdiğini belirten Kuntu, şunları söyledi: “Bizim de inandığımız şey; kadın güçlendiğinde toplumun güçleneceği. Her gün kadınlar öldürülmesine rağmen sadece yardım ve teşviklerden söz edildi. Bunun altında kadınlar siz evinizde oturun, bilincinizi yükseltmeyin, kendi tabanına da bu mesajı veriyor. İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden zihniyet 6284’ü övüyor ama önümüzdeki günlerde onu da tartışmaya açacaklarını biliyoruz.”
Savaşı derinleştiren akıl
Savaş sürdükçe ne yatırım gelir ne de adaletin geleceğini belirten Kunt, şöyle konuştu: “Bunun tek yolu, Kürt sorununun demokratik yollarla çözümüdür. Savaş ve çatışmanın bitmesiyle ekonomi de insan hakları da düzelir. Çocuğu aç diye intihar eden bir annenin/babanın yaşadığı ülkede savaş bitirilmediği sürece yoksulluk devam edecek. Bu savaşı ve çatışmayı derinleştiren bir devlet aklı var. Biz savaş istemiyoruz, kalıcı bir barış istiyoruz. Tüm ezilen kesim için eşit bir yaşam istiyoruz. Kalıcı ve onurlu bir barışı anlatmaya devam edeceğiz.” ANKARA