- Hacı Esvet Şenyaşar ve iki oğlunun katledilmesiyle ilgili 4 yıl 4 ay sonra iddianame hazırlandığı devletin ajansı tarafından duyuruldu. Asıl müsebbip AKP'lı Yıldız, iddianamede yok. Kısıtlılık devam ediyor, iddianame avukatlara iletilmedi, hala herhangi bir bilgi ve belgeye de ulaşılamıyor.
- Dosyanın 4 yıl 4 ay sonra davaya dönüşmesinde, anne Emine Şenyaşar ve Ferit Şenyaşar’ın Urfa Adliyesi önünde tuttukları Adalet Nöbeti’nin büyük bir katkısı oldu. Avukat Hidayet Enmek, "Savcılar bu mücadele karşısında iddianame hazırlamak zorunda kaldı" dedi.
Şenyaşar Ailesi'nin avukatı Hidayet Enmek, AKP’li İbrahim Halil Yıldız’ın dosyada sanık olarak yer alması gerektiğini söyledi. AKP'li Yıldız'ın yer almamasına tepki gösteren Emine Şenyaşar da haksız yere dört yıldır bir hücerede tutulan oğlu bırakılana kadar nöbeti sürdüreceğini açıkladı.
Urfa'nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018'de Şenyaşar Ailesi'nin işyerini “ziyaret” eden AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız ile koruma ve yakınları, aileye saldırdı, bu saldırılar yaralıların kaldırıldığı Suruç Devlet Hastanesi’nde de devam etti. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan çocuklarını görmek için hastaneye giden baba Hacı Esvet Şenyaşar, oğulları Adil ve Celal Şenyaşar, anne Emine Şenyaşar’ın gözü önünde katledildi. Soruşturma, aynı gün olmasına rağmen “işyeri” ve “hastane” olarak iki ayrı dosyaya ayrıldı. İşyeri dosyasıyla ilgili açılan davada, Fadıl Şenyaşar'a 37 yıl 9 ay, AKP’li vekilin ağabeyi Enver Yıldız'a ise 18 yıl ile hapis cezası verildi. Asıl katliamın yaşandığı “hastane” dosyasında soruşturma 4 yıl 4 ay sonra bitirilerek, katliama dair iddianame hazırlandı. İddianamede, AKP’li İbrahim Yıldız’ın ağabeyi Celal Yıldız’ın da aralarında olduğu 14 kişiye baba hacı Esvet Şenyaşar ve oğlu Adil Şenyaşar’ı katletmekten ikişer kez müebbet; Ferit ve Mehmet Şenyaşar’a karşı işledikleri öldürmeye teşebbüs suçundan 336 yıla kadar hapis istendi. İddianamede 5 kişi için ise hastane kamera kayıtlarını çaldıkları iddiasıyla toplamda 125 yıla kadar hapis cezası istendi.
AKP'li Yıldız muaf tutuldu
İddianamede, tanık ve sanıkların ifadelerinde katliam esnasında hastanede olduğunu belirttikleri AKP’li İbrahim Halil Yıldız’a herhangi bir suçlama yöneltilmedi. Yıldız’ın soruşturma kapsamında ifadesinin alınıp alınmadığı, hakkında herhangi bir fezlekenin hazırlanıp hazırlanmadığı bilinmiyor.
Devletin ajansı duyurdu
Şenyaşar Ailesi'nin avukatı Hidayet Enmek, MA'dan Emrullah Acar'a yaptığı açıklamada, hastane dosyasıyla ilgili 4 yıl 4 aydır gizlilik kararının korunduğunu hatırlatarak, ailenin avukatları olarak yaptıkları itirazların reddedildiğini belirtti. Gizlilik kararının korunmasına karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaptıklarını kaydeden Enmek, “Adil yargılama hakkı ihlalinden Anayasa Mahkemesi’ne yaptığımız başvuruya dair karar açıklanmadan dosyada gizlilik kalktı. Ancak dosyanın açıldığını, iddianamenin hazırlandığını biz Anadolu Ajansı’ndan (AA) öğrendik. Bize henüz tebliğ edilen bir iddianame yok. Biz gelişmeleri medyadan takip ediyoruz. Adil yargılama hakkı ihlali hala devam ediyor. Dosyada bizim erişmememiz için getirilen kısıtlılık hala devam etmekte. Dosyanın mağdurları ve biz onların avukatları bugüne kadar herhangi bir belge, bilgiye ulaşamadık” şeklinde konuştu.
Yanındaki danışman var
İddianamede olayda baş aktör olan AKP’li İbrahim Halil Yıldız ile ilgili bir bilgi ve belgeye yer verilmediğine dikkat çeken Enmek, şunları söyledi: “İddianamede AKP’li Yıldız sanık olarak değerlendirilmemiş. Olayın başlangıcında işyerinde ve devamında hastanede Yıldız bulunuyordu. İddianamede bazı sanık ve tanıkların olaylar yaşandığında AKP’li Yıldız’ın da hazır bulunduğuna dair beyanları var. Yıldız bu dosyada sanık olarak değerlendirilmesi gerekirdi. Yıldız’ın danışmanı Mustafa Amaç, şüpheli olarak verdiği ifadede olayın başından sonuna kadar beraber olduklarını belirtmiştir. Yıldız’ın danışmanı için savcı ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla iki kez müebbet talep ederken, vekil hakkında herhangi bir işlem yapılmaması düşündürücüdür. Yıldız’ın vekil olmasından kaynaklı dokunulmazlığı var. Aradan geçen dört yılda yargılanmasının önünün açılması için herhangi bir fezleke düzenlenmiş mi bilmiyoruz. İlerleyen günlerde bunun cevabını öğreneceğiz. Eğer bir girişimde bulunulmadıysa mahkeme salonlarından ısrarlı bir şekilde girişimde bulunulması için çaba sarf edeceğiz.”
Devlet desteği olmadan zor
İddianamede yüzlerce kolluk gücünün olduğu devlet hastanesinde saatlerce teknik bilgi isteyen bir işlem ile kamera kayıt serverlerinin çalındığı bilgisinin yer aldığına dikkat çeken Enmek, şöyle devam etti: “Daha önce Nisan 2022'de yapılan gözaltılar da şüphelilere yöneltilen sorularla kamera kayıt cihazlarının çalındığını öğrenmiştik. İddianamede de çalındığı yönünde bilgiler mevcut. Kamera serverlerini sökmek, saatler alan ve teknik bilgi gerektiren bir işlem. Sanıkların o teknik bilgiye hakim olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda bir destek aldıkları alenen ortada. Bu cihazların sökülmesi ve devamında hastane dışına çıkarılması şu anlama geliyor; birileri buna ya göz yumdu ya da direk bunlara yardım etti. Biz iddianamede delilleri karartma iddiasıyla 5 kişi hakkında ceza talep edildiğini görüyoruz, ancak bu kişilere yardım eden, göz yuman, bilgi veren kişilerle ilgili herhangi bir bilgi araştırma göremedik. Yüzlerce kolluk gücünün olduğu bir ortamda, rahat bir şekilde bu işlemeleri yapmaları yardım almadan mümkün gözükmüyor.”
Bu süreye ihtiyaç yoktu
İddianamede yer alan bilgi ve belgelerin 14 Haziran 2018'de dönemin Urfa Cumhuriyet Başsavcısı tarafından toplanan bilgi ve belgeler olduğunu belirten Enmek, şunları söyledi: “Katliamın üzerinden 4 yıl 4 ay geçti. O dönem elde edilen bilgi ve belgeler dışında sadece 23 Nisan ve 17 Mayıs 2022 tarihlerinde sanıklardan alınan ifadeler var. Bunun dışında herhangi bir belge yok. Bu soruşturmanın bu denli uzun yürütülmesine herhangi bir anlam veremedik. Keyfi olarak uzatılan bir soruşturma oldu. Elle tutulur ciddi bir delil dosyaya konulmamış. Çok kısa bir sürede tamamlanması gereken bir dosyanın bu denli uzun gizli soruşturulması, adil ve etkin bir yargılama yapılmadığını gösteriyor. Dosyanın 4 yıl 4 ay sonra davaya dönüşmesinde, anne Emine Şenyaşar ve Ferit Şenyaşar’ın Urfa Adliyesi önünde tuttukları Adalet Nöbeti’nin büyük bir katkısı oldu. Anne ve Ferit engellemelere rağmen mücadelelerinden vazgeçmeyerek, seslerini bütün kamuoyuna duyurdu. Savcılar bu mücadele karşısında iddianame hazırlamak zorunda kaldılar.”
Adalet mücadelesi sürüyor
Katliamda eşi ve iki çocuğunu kaybeden Emine Şenyaşar ile saldırıda yaralı kurtulan Ferit Şenyaşar’ın Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti’nin 589. gününde devam ettiğine vurgu yapan Enmek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aile 9 Mart 2021'de Adalet Nöbeti’ne başlarken, iki talep açıkladı. Hastanede yaşanan katliama karışan kişilerin yargılanması ve Elazığ Cezaevi’nde 4 yıl 4 aydır tek kişilik hücrede hukuksuz bir şekilde tutulan Fadıl Şenyaşar’ın serbest bırakılmasıydı. Birincisi kısmen de olsa gerçekleşmiş gibi görünüyor. Ancak Fadıl Şenyaşar hala tutuklu. Aile defalarca Fadıl Şenyaşar serbest bırakılmadan Adalet Nöbeti’ni bitirmeyeceklerini deklare etti. Aile adalet mücadelesinde kararlı. İnsan haklarından bahseden tüm duyarlı kamuoyunun bu gelişmelerden sonrada aileye desteklerini sunmaları ve seslerine ses olmaları önemlidir.”
Oğlum gelmeden bırakmayacağım
Adalet Nöbeti’ni Urfa Adliyesi önünde bütün engellemelere rağmen kesintisiz sürdüren Emine Şenyaşar da hazırlanan iddianame ve süren Adalet Nöbeti’ni değerlendirdi. Adalet Nöbeti taleplerinden biri olan “hastane” dosyasının açılmasının kısmi olarak karşılandığını belirten Şenyaşar, bir diğer talep olan, dört yılı aşkın süredir Elazığ Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulan oğlu Fadıl Şenyaşar’ın serbest bırakılma talebinin henüz karşılanmadığını belirtti. Fadıl Şenyaşar’ın meşru müdafaa kapsamında yargılanması gerektiğini kaydeden Şenyaşar, “Adalet istiyorum. Oğlum dört yılı aşkın süredir tek kişilik hücrede tutuluyor. Oğlumu serbest bıraksınlar. İki oğlumu babaları ile birlikte katlettiler. Bütün çocuklarımı öldürmek istediler. Oğlum (Fadıl Şenyaşar) eve gelmeden ben nöbeti sonlandırmayacağım. Oğlum eve gelirse, biz de evimize gideriz” dedi.
AKP'li Yıldız oradaydı
Hazırlanan iddianamede AKP’li İbrahim Halil Yıldız’ın sanık ya da tanık olarak yer almamasına tepki gösteren Şenyaşar, devamında şunları söyledi: “Çocuklarımın saldırıya uğradığı iş yeri ve hastanede Yıldız vardı. Çocuklarımı hastanede öldürdüklerinde Yıldız’ın alkış çaldığını görenler var. Kamera kayıtlarının çalındığını söylüyorlar, inanmıyorum. Kamera kayıtlarını çıkarsınlar. Eğer benim çocuklarımın bir suçu varsa o da ortaya çıkarılsın. İşyeri davasında da her şeyi doğru ortaya çıkarmadılar. Çocuklarım haksız hukuksuz yere katledildiler. Bize yapılan zulüm dünyada kimseye yapılmadı. Adalet Nöbeti oğlum serbest kalana kadar sürecek. Öleceksem burada nöbette öleyim.” URFA