• Açlık grevindeki tutsak Dilgeş Yaşar, "Tecridi normal karşılamamız mümkün değil. Sadece sessiz kalmamak değil, aynı zamanda sessiz kalmayı tercih edenleri de uyarmamız gerekiyor” dedi. 
  • Tutsak Mustafa Acet'in annesi Taybet Acet ise şunları söyledi: “Bizler üstümüze düşen sorumluluğu yerine getirseydik belki bugün cezaevleri yine bu yükü almazdı. Sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz.”

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsakların  "Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm" kampanyası kapsamında 27 Kasım’da başlattığı dönüşümlü açlık grevi sürüyor. Tutsak yakınlarının Amed, Wan, Mersin, Adana ve İstanbul’daki Adalet Nöbeti de yeni katılımlarla büyüyor.

Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 8 yıldır tutuklu bulunan ve açlık grevi eylemine katılan Dilgeş Yaşar, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde eylemine dair konuştu. Yaşar, tecride paralel olarak cezaevlerindeki koşulların daha da kötüleştiğine işaret ederek, "Tecridi normal karşılamamız mümkün değil. Son üç yıldır Önderimizden hiçbir şekilde haber alamıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böylesi bir tecrit uygulamasına rastlayamazsınız" dedi. Tecridin suç olduğunu, devletin bu suçu aralıksız bir şekilde işlemeye devam ettiğini belirten Yaşar, şunları kaydetti: “İşlenen insanlık suçuna karşı dönüşümlü olarak açlık grevi eylemlerindeyiz. Hakikat karşısında en büyük eylem ses çıkarmaktır. Halkımız her zamankinden daha çok harekete geçmeli ve bu eylemi sahiplenmelidir. Sadece sessiz kalmamak değil, aynı zamanda sessiz kalmayı tercih edenleri de uyarmamız gerekiyor.”

 

 

Çocuklarının yanındalar

Açlık grevindeki tutsak çocuklarının yanında olan aileler de  "Onlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiz gerekiyor" diyor. Antalya S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mustafa Acet'in annesi Taybet Acet, tecride karşı tavır geliştirmenin her bireyin sorumluluğu olduğunu söyledi. Acet, “Yeter artık çocuklarımızı tecrit altında tuttukları. Artık bu zulme son versinler. Çocuklarımızın talepleri bizlerin de talepleridir. Biz onların taleplerinin ve davalarının takipçileriyiz. Biz dışarıdakiler üstümüze düşen sorumluluğu yerine getirseydik belki bugün cezaevleri yine bu yükü almazdı. Cezaevlerinin koşulları zaten ağır ama yine de sürece daha sorumlu yaklaşıyorlar. Bizlerin de onlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiz gerekir" dedi. 

 

 

Eylemlerini kutluyorum

Ahlat T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki hasta tutsak Naif İşçi'nin annesi Nebahat İşçi de “Cezaevlerinde direnen tutsakları selamlıyorum ve eylemlerini kutluyorum. Barışın, özgürlüğün anahtarı İmralı'da. Sayın Öcalan da artık özgürlüğüne kavuşmalıdır. Hepimizin el ele verip ayağa kalkmamız ve sesimizi bütün dünyaya duyurmamız gerekir. Ancak bu şekilde çocuklarımız ve Sayın Öcalan üzerindeki tecridi kırabiliriz. Gerekirse hepimizin cezaevleri önüne gidip bu sesi duyurmalıyız” diye konuştu.

 

 

Ayakta olacağız

Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Celallettin Demir'in annesi Şirin Demir, tutsak aileleri olarak talepler karşılanana kadar sokaklarda olacaklarını söyleyerek, şunları ifade etti: “Çocuklarımız bugün dönüşümlü açlık grevindeler ancak bir sonuç alınmazsa ölüm orucuna başlayabilirler. Bu da cezaevlerinde cenazelerin çıkması demektir. Tecrit kırılana kadar ayakta olacağız.”

 

 

Oğlum bana da güç veriyor

Amed, Wan, Mersin ve Adana’da devam eden Adalet Nöbeti eylemlerine önceki gün itibarıyla İstanbul da dahil oldu. Marmara Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (MATUHAYDER) öncülüğünde Halkların DEM Parti Bağcılar İlçe Örgütü’nde düzenlenen basın toplantısı ile Adalet Nöbeti başlatıldı. Afyon Bolvadin T Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinde olan Hamgin Karakaş’ın annesi Cemile Karakaş, “Oğlum açlık grevinde ve tekli hücrede tutuluyor. Şu anda ayakta durmamız oğlumun, ‘Tek senin için değil bütün anneler için yapıyorum bunu’ sözlerinden kaynaklı. Bütün anneler bunu duysun. Kiminin böbreği yok, kiminin gözü görmüyor, kiminin şekeri, tansiyonu var. Benim oğlum da anemi hastası ve bedeni çok çok zayıf ama çok güçlü. Bana da güç veriyor” dedi. AMED/İSTANBUL