Şeva Reş

Toplum/Yaşam Haberleri —

7 Eylül 2021 Salı - 11:47

  • 12 Aralık 1980'de Türk devleti Qamişlo'da Kawa örgütü üst düzey yöneticilerine operasyon gerçekleştirir. Bu saldırıda 7'si Kawa kadrosu 16 kişi katledilir. Yönetmen Kerem Tekoğlu, katliamın belgeselini yaptı.

VEDAT YELER

 

Yönetmen Keremo (Kerem Tekoğlu) bu kez Şeva Reş (Kara Gece) belgeseli ile Türkiye devletinin 12 Aralık 1980'de Qamişlo'ya düzenlediği bir sınır dışı operasyonla gerçekleştirdiği Kürt katliamını anlatıyor.

Keremo, bugüne kadar Geliyê Zîlan (Zilan Katliamı), Dersim, Halepçe ve Enfal katliamları gibi birçok Kürt katliamı üzerine çalışmış ve bu katliamlar hakkında çok sayıda araştırma, röportaj ve arşiv çalışması hazırladı. Bu kez de Şeva Reş belgeseli için yönünü 1980 ve Qamişlo’ya çeviren Keremo, "Kürdistan'da hangi taşı, hangi kayayı kardırırsan kaldır, her çiçeğin, ağacın, bitkinin gölgesinde bir katliam, çile ve acı vardır" diyor.

 

12 Eylül 1980 askeri darbesinden 3 ay sonra, 12 Aralık 1980'de Suriye İstihbarat Teşkilatı’nın desteğiyle Qamişlo kentinde Kawa örgütünün üst düzey yöneticilerine operasyon gerçekleştirir. Bu saldırıda 7'si Kawa kadrosu toplam 16 kişi katledildi. Bu saldırı, 1930 Ağrı ayaklanmasından sonra Türk devletinin Kürtlere karşı gerçekleştirdiği ilk 'sınır dışı harekât’ıdır.

 

Şeva Reş, katliam anlatımlarından doğdu

Keremo, 2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli'nde yakılarak katledilen Kürt ve Alevi aydınlardan biri olan Kırşehir Kürtlerinden Dîno’nun (Asaf Koçak) hayatını anlatan Dîno adında bir belgesel yaptıktan sonra belgeselin gösterimi için Almanya’ya gidiyor. Burada Qamişlo’da katledilen Kawacıların bazı yoldaşları sohbet ederken Qaşmilo katliamını öğrenir. Şeva Reş belgeselinin hikayesi bu biçimde ortaya çıkar ve Keremo bu sohbeti şöyle ifade etti: "Birisi, Qamişlo'daki katliamla ilgili bir kitabın olduğunu söyledi. Ben de merak edip sordum. 'Bizim bildiğimiz, 2000'den sonra Qamişlo’da gerçekleşen katliam hakkında mı?' dedim. O da, 'Hayır, 12 Eylül darbesinden üç ay sonra 12 Aralık 1980'de Kawa örgütü üyelerini ve bir aileyi orada katlediyorlar’ dedi.

Bu da dikkatimi çekti. Çünkü arşivlerde, araştırmalarda, sohbetlerde böyle bir katliam denk gelmemiştim. Daha sonra Mahmud Baksi'nin Qamişlo katliamı hakkında bir kitap yayınladığını öğrendim. O kitabı çok aradım ama hiçbir yerde bulamadım. En son sosyal medyada bu kitaba ihtiyacım olduğunu ve bu alanda bir araştırma yapmak istediğimi yazdım. Sonunda o kitabı buldum. Kitabı okurken bu olay benim için bir merak konusu oldu ve daha çok dikkatimi çekti. Bunun üzerine Şeva Şeş belgeselini çekmeye karar verdim.

Ondan sonra yaklaşık bir buçuk yıl bu konu hakkında araştırma yaptım. Şeva Reşî belgesinin hikâyesi buradan başladı.

Başka bir deyişle, bir katliam, acı üzerine çalıştığımız zaman o acının altından onlarca başka acılar önümüze çıkıyor. Dino belgeseli, kendi kendine Qamişlo katliamını yeniden ayrıntılarıyla çıkardı. Qamişlo katliamı da önüme başka birçok şey çıkardı.”

 

Karanlık bir gece

Belgeselin adının katliam gecesinden geldiğini belirten Keremo, "O katliam gecesi, katliam gününün gerçeğinden geliyor. Katliama giden kişiler karlı, fırtınalı ve çok yağışlı karanlık bir geceyi seçmişler. Belgeselin adı da olayın realitesinden geliyor. Misal, katledilenlerin aileleri ve arkadaşlarıyla çok fazla söyleşi yaptım. Ve katliam gününden, "Karanlık bir geceydi, saat 8-9 gibi katiller telleri parçalayıp gidip öldürüyorlar…" sözleri ile bahsederlerdi.

Vahşice katledilen 16 kişi arasında Kawa örgütünün kadın kolu başkanı Necla Baksi de var. Necla Baksi öldürüldüğünde 7 aylık hamile ve bebek bekliyor. Bu projede beni en çok etkileyen en büyük acılardan birinin bu olduğunu dile getiren Keremo,  "Tarihsel olarak  Geliyê Zîlan’da, Dersim'de ve Halepçe'de ve Enfal'de hamile Kürt kadınları öldürüldü. Bu aynı zamanda soykırım anlamına da gelir. Düşman, 'Kürtlerin ana rahminden çıkmasına izin vermeyeceğiz' diyor. Bu mantıkla ve zihniyetle yıllardır Kürtleri katletmektedirler.”

 

Suriye'nin desteğiyle

Qamişlo'daki katliamın Suriye devletinin izni ve desteğiyle gerçekleştirildiği açık bir şekilde ortadadır. Türk askeri cuntası, operasyonu Suriye devleti ile işbirliği içinde planlayarak gerçekleştirmiş. Keremo, "Bu katliamın en önemli kanıtı, bir insanın bu katliamdan yaralı kurtulmuş olmasıdır. Vücuduna 16 kurşun sıkılan bu kişi aylarca bölgedeki Hesekê ve Qamişlo hastanelerinde yattıktan sonra iyileşir. Bu kişi şu anda hayatta ve Şeva Reş belgeselinde her şeyi kendisi anlatıyor.

Öte yandan Soner Yalçın'ın 'Binbaşı Cem Ersever'in İtirafları' adlı kitabı bu katliamı itiraf ediyor. Cem Ersever'in itiraflarına dayandırılan kitapta, 'Dönemin Mardin belediye başkanı Albay Aytekin Özen'in yönetiminde Qamişlo'ya gittik, 15 Kawacı'yı öldürüp geldik' diyor. Ancak orada toplam 16 kişi katledildi. Bu da onların işbirliğinin bir kanıtıdır. Kürtlerin yok edilmesinden sonra bu dört devlet her zaman dost olmuştur. Belgeselde de bu konu nettir” diyor.

 

"Bir gözyaşı selinden geçiyorduk"

Keremo bu belgesel için yaklaşık 20 kişiyle röportaj yaptı ve bu kişilerin 10'dan fazlası katledilenlerin akrabaları, geri kalanı ise katliamda öldürülen Kawa örgütü üyelerinin yoldaşları, arkadaşları. Keremo, “Ailelerle görüştüğümde aile o duyguyu, o acıyı yeniden yaşıyor gibiydi. Belgesel onlar için hem güzel hem de acı bir şeydi. Çünkü diyorlar ki, ‘Hiç olmazsa insanlarımız o insanların emeğini bilsinler.’ Öte yandan katliamı ve kendilerine yapılan zulmün anlattıklarında birçok kişi ağlıyordu. Sık sık kameraları kapatıyordum, sakinleşiyorlardı ve yeniden röportaj yapıyorduk. Çoğu zaman katliamdan ve acılarından bahsettiklerinde ağlamamak için dudaklarımı ısırırdım. Onlar konuşurken, üzgün yüzümü görmesinler diye onlara sırtımı dönerdim. Hamile bir kadın katledilir ve eşi, çocuğu ile onlara bir şey olmasın diye kendini üzerlerine atar. Bu adamın sırtına yüzlerce kurşun sıkılır. Bu insanlar bu biçimde öldürülür. Bu olaylar anlatılırken hem aile hem de ben gözyaşı selinden geçiyorduk."

 

Şeva Reş belgeselinin araştırma sonuçları

Şeva Reş belgeselinin araştırma sonuçları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Keremo, “Bir sonuç şudur ki, 16 kişiden 3 kişinin mezar yeri belirsizdi. Bu bağlamda biz de bu 3 kişinin mezarları hakkında bir araştırma yaptık ve mezarlarını Nusaybin'de bulduk. Bir kişi tek başına, iki kişi ise aynı mezarda gömülüydü.

Bir de, çoğunlukla, birçok insan bu katliamdan habersizdi. Katliamı duyanlar veya bilenler de unutmuştu. Bir yerde bu katliamdan bahsederken böyle bir şey duymadıklarını söylüyorlardı. Ya da kimse açıkça ve ayrıntılarıyla hatırlamıyordu. Bu belgeselle hem katliamı hatırlattı hem de katliamın detaylarını, ayrıntılarını daha fazla ortaya çıkarttı.

En önemlisi de birçok kişi ‘Bu olay Kürt hareketleri arasında olmuş olabilir’ diyordu. Yani Kürtler kendi kendilerini öldürmüşler. Bu katliamı araştırırken bile birçok sohbette bu duyumlara, söylentilere rastladım. Fakat bu belgesel de açık bir şekilde ortaya koyuyor ve Cem Ersever’in kendisi de bu katliamı kendilerinin yaptığını itiraf ediyor."

 

"Belgeseli dünya festivallerine göre hazırladık"

Keremo, Şeva Reş belgeselinde görüntü yönetmenleri Seyda Goyan ve Mamo ile çalıştı. Belgeselde söyleşiler Kürtçenin Kurmanci ve Zazaki lehçelerinde yapılmıştır. Ama Kürtçe bilmeyen bazı kişilerle Türkçe olarak yapılmıştır. Belgeselin altyazıları da Kürtçe, İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanmıştır. Söyleşiler Almanya, İsveç, Kürdistan ve Türkiye'de de gerçekleşmiştir.

Keremo, “Belgeseli Duhok Film Festivali'ne gönderdik. Duhok'ta bu yıl 8. Uluslararası Film Festivali düzenlenecek. Şimdi sonucu bekliyoruz. Bu belgeselin prömiyerini Güney Kürdistan'ın Duhok kentinde yapacağımıza umutluyum. Festivalden sonra salgından dolayı bir problem olmazsa Aralık ayında Avrupa'da film gösterimlerine başlayacağız. Belgeseli dünya festivallerine göre hazırladık ve Avrupa'dan sonra dünya festivallerini gezeceğiz. Ama Türkiye'de izin verirse, belgeseli Avrupa'dan sonra Türkiye'de de gösteririz" dedi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.