• Danner temsilcisi Ditte Specht, şiddetin biçimleri ve dinamikleri ülkeden ülkeye değişse de kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerinin benzer olduğunu belirtti. Uluslararası dayanışmanın ve bütünlüklü destek mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

 

Mor Çatı Sığınma Vakfı’nın İstanbul’da düzenlediği uluslararası konferansa katılan Danner Kadın Örgütü temsilcisi Ditte Specht, şiddetin biçimleri ülkeden ülkeye değişse de kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerinin benzer olduğunu vurguladı.

Mor Çatı Sığınma Vakfı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Dayanışma Merkezleri - Uluslararası Deneyimler” konferansında, altı ülkeden kadın örgütleri bir araya gelerek şiddetle mücadelede karşılaştıkları sorunları ve geliştirdikleri destek mekanizmalarını tartıştı. Konferansta, şiddete maruz bırakılan kadınların güvenli bir yaşam kurabilmesi için barınma, istihdam, hukuki danışmanlık ve psikolojik desteğin bir bütün olarak sunulması gerektiğine dikkat çekildi.

Danimarka’da kadına yönelik ev içi şiddetle mücadelede tanınmış kuruluşlardan biri olan Danner Kadın Örgütü temsilcisi Ditte Specht, kadına yönelik şiddetin ardından devreye girmesi gereken mekanizmalara dair  MA’dan Necla Demir Arvas ve Helin Özgün’e konuştu.

Desteğe erişim önemli

Toplumsal cinsiyeti dikkate almayan politikalarKonferansta, kadınlara yönelik uzmanlaşmış destek hizmetlerinin genel sosyal hizmetlerle bir tutulmasının yol açtığı sorunlara dikkat çekildi. Kadın örgütlerinin siyasi saldırılar, bütçe kesintileri ve toplumsal cinsiyeti dikkate almayan politikalar karşısında mücadele ettiği belirtilirken, şiddetten uzaklaşmak isteyen kadınların güvenli barınma, istihdam, hukuki danışmanlık ve psikolojik desteğe birlikte erişebilmesinin önemi vurgulandı.

Güvenli barınma alanları oluşmalı

Avrupa Şiddete Karşı Kadınlar Ağı (WAVE) temsilcisi Elena Floriani ise, kadınlara yönelik uzman destek merkezlerinin yalnızca danışmanlık ve barınma hizmeti vermediğini, aynı zamanda toplumsal değişime katkı sağladığını söyledi.

Kadın haklarına yönelik tepkilerin arttığı, sivil toplumun hareket alanının daraldığı ve finansman kesintilerinin yaşandığı bir döneme işaret eden Elena Floriani, uzman destek hizmetlerinin korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kadınların şiddetten uzaklaşabilmesi için uzun vadeli ve güvenli barınma seçeneklerinin önemini vurgulayan Elena Floriani, İsveç'te kadın sığınakları ağının özel sektörle iş birliği yaparak kadınların uzun süreli kira sözleşmelerine erişimini desteklemesini örnek gösterdi.

Ekonomik fayda ile ölçülemez

Elena Floriani, şiddet gerçekleştikten sonra sağlanan desteğin yanı sıra şiddeti ortaya çıkmadan önlemeye yönelik çalışmaların da güçlendirilmesi gerektiğini belirterek feminist örgütlerin değerinin yalnızca ekonomik fayda üzerinden ölçülemeyeceğini ifade etti.

Şiddetin ‘görünmez’ kafesi
Danner Kadın Örgütü temsilcisi Ditte Specht, erkek şiddetinin yalnızca fiziksel saldırılardan ibaret olmadığını belirtti. Şiddetin kadınların sosyal ilişkilerini, ekonomik kaynaklarını, hareket özgürlüğünü ve günlük kararlarını kısıtlayan sistematik bir kontrol biçimine dönüşebildiğini söyleyen Ditte Specht, bu durumu “görünmez kafes” kavramıyla açıkladı.
Kadınlar ve çocuklar için şiddetten uzak bir yaşam kurmayı amaçlayan Danner’ın yaklaşık 40 yıldır hizmet sunduğunu belirten Ditte Specht, kuruluşun uluslararası ortaklıklar aracılığıyla kadın hakları örgütleri ve sığınma evleriyle dayanışma içinde çalıştığını ifade etti. Şiddetin önlenmesi ve şiddete maruz bırakılan kadınlarla çocukların desteklenmesi için uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımının önemini vurguladı.

Bilinçli yaklaşıma ihtiyaç var
Şiddetin yol açtığı travmanın ağır ve uzun süreli olabileceğini belirten Specht, kadınların ve çocukların yaşadıklarının hayatlarının her alanını etkilediğini söyledi. Bu nedenle şiddetle mücadelede travma konusunda bilinçli yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Specht, kadın örgütleri, dayanışma merkezleri ve sığınma evlerinin bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.

Şiddetten uzak yaşam lütuf değil hak
Kadınlar ve azınlık olarak nitelendirilen kesimlerin dünyanın farklı yerlerinde saldırılarla karşı karşıya kaldığını, sivil toplumun çalışma alanının da giderek daraldığını belirten Ditte Specht, bu koşullarda dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Danner’ın odağında her gün şiddet içinde yaşayan kadınlar ve çocukların bulunduğunu söyleyen Ditte Specht, “Onların yalnızca desteğe ihtiyaçları yok; destek alma hakları da var. Biz de Danner olarak şiddete maruz kalan her yerdeki kadınlar ve çocuklarla dayanışma içinde olmak istiyoruz” dedi.

Uygulama farklı sonuç benzer
Danimarka’da kadına yönelik şiddetle mücadelede geliştirilen dayanışma merkezleri ve destek mekanizmalarının başka ülkelerde de uygulanabileceğini belirten Ditte Specht, ülkelerin koşulları ve şiddetin ortaya çıkış biçimleri farklılaşsa da sonuçların benzerliğine işaret etti.

Ditte Specht, “Bu alanda 10 yıllık çalışma deneyimime dayanarak şunu görebiliyorum. Şiddetin biçimleri, kendini gösterme şekilleri ve dinamikleri ülkeler ile koşullar arasında farklılık gösterebilir ancak kadınlar ve çocuklar üzerindeki sonuçları oldukça benzerdir” ifadelerini kullandı. İSTANBUL