• Sanal medya platformlarında “‘Bayan’ ev arkadaşı aranıyor” başlıklı ilanlara sıkça rastlanıyor. Bazı ilanlarda yer alan “Her türlü anlaşırız” ifadeleri ise kadınların barınma arayışında karşılaşabileceği riskleri gözler önüne seriyor.

 

Avrupa’dan ABD’ye kadar pek çok ülkede derinleşen konut sorunu, kadınlar açısından yoksulluk, güvencesizlik ve şiddetle iç içe geçiyor. Türkiye’de şiddetten uzaklaşmaya çalışan kadınlardan üniversiteli gençlere, bekar annelerden emekli kadınlara kadar pek çok kişi sağlıksız evlere, yüksek kiralara ve güvencesiz yaşam koşullarına mahkum ediliyor.

Ekmek ve Gül’den Laçin Barış’ın kaleme aldığı makale, barınma krizinin kadınlar açısından yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını; yoksulluk, güvencesiz çalışma, şiddet ve sosyal destek mekanizmalarındaki eksikliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Türkiye’de derinleşen yoksulluk ve yaygınlaşan esnek, güvencesiz çalışma biçimleri, kadınların düşük ücretlerle yaşamlarını sürdürmeye çalışmasına neden oluyor. Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kurmalarını zorlaştıran koşullar, barınma sorununu da ağırlaştırıyor. Yoksulluğun aile içindeki şiddetle birleşmesi, kadınların şiddet gördükleri evlerden ayrılmasını güçleştiriyor.

Koruyan mekanizma yok
Süreli nafakanın kaldırılmasına yönelik tartışmalar da kadınların ekonomik güvencesi ve bağımsız yaşam kurma imkanları açısından önem taşıyor. Kadınları şiddetten koruyacak ve güvenli bir yaşama geçişlerini destekleyecek mekanizmaların yetersizliği, bu sorunları daha da derinleştiriyor.
Türkiye’de kadınlar nüfusun yaklaşık yarısını oluşturuyor. TÜİK verilerine göre kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734 kişi; toplam nüfus içindeki payları ise yüzde 49,98. Kadınların şiddetten uzaklaşabilmesi ve güvenli bir yerde kalabilmesi için hizmet veren kadın ‘konukevlerinin’ sayısı ise sınırlı.

Bekar anneler daha çok zorlanıyor
Ağustos ayında “Derin yoksulluğa karşı: Yalnız değilsin projesi” kapsamında yayımlanan rapor, bekar annelerin barınma koşullarını gözler önüne seriyor.
Görüşülen 20 kadının 18’i kiracı. Bu 20 hanenin 18’i, en ağır giderlerinin kira olduğunu belirtiyor. Hanelerin 13’ünde tadilat ihtiyacı bulunurken 10 hanede rutubet ve küf, altı hanede ise böcek, haşere ya da fare sorunu yaşanıyor.
Kadınlar, yüksek kira bedellerini karşılamakta zorlanırken aynı zamanda sağlıksız ve güvensiz evlerde yaşamak zorunda kalıyor.

‘Her türlü anlaşırız’
Barınma krizi, ailesinden ayrı yaşamak isteyen üniversiteli genç kadınları, yeni mezunları ve tek başına yaşam kurmaya çalışan kadınları da etkiliyor.

İnternet ve sanal medya platformlarında “‘Bayan’ ev arkadaşı aranıyor” başlıklı ilanlara sıkça rastlanıyor. İstanbul’da mahalleye göre değişen kiralık oda fiyatları 11 bin, 17 bin ve 24 bin liraya kadar çıkabiliyor. Bazı ilanlarda yer alan “Her türlü anlaşırız” ifadeleri ise kadınların barınma arayışında karşılaşabileceği riskleri gündeme getiriyor. HABER MERKEZİ